"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Araftakiler ne olacak?

Süleyman KÖSMENE
17 Kasım 2021, Çarşamba
Yasemin Yıldız: “1- Müslüman sonradan delirse aklını kaybetmişken vefat etse ahirette Arafta mı kalır yoksa delirdiği anda ölmüş gibi önceki amellerine göre mi muamele görür, Aynı soruyu kâfir veya fasık sonradan delirse ne olur diye de soruyorum? 2- Araf sonsuz mu? Araftakiler ne olacak?”

Kalemin Kaldırıldığı Zümre

Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Şu üç sınıftan kalem (sorumluluk) kaldırılmıştır: 1-Uyanıncaya kadar uyuyandan, 2- Delikanlı oluncaya kadar çocuktan, 3- Akıllanıncaya kadar ma’tuhtan (deliden veya herhangi bir sebeple aklî melekesini kaybedenden).”1 Kur’ân da, “Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz.”2 buyurdu.

Anlaşılan şu ki:

1- Uyuyan kimse uykusunda günah işlese günah kendisine yazılmaz. Affedilir. 

2- Akıl ve baliğ oluncaya kadar çocuk günah işlese kendisine yazılmaz. Affedilir.

3- Akıl dengesini kaybetmiş olan kimse, yani sonradan deliren kimse, delirdikten sonra günah işlese yazılmaz, affedilir. Bu kimsenin akıllı iken yaptığı günah ve sevap ise geçerlidir. Akıllı iken yaptıkları sebebiyle hesaba çekilir. Ancak sonradan aklî dengesini kaybetmiş olmak gibi bir musîbet sebebiyle tamamen affedilmiş olması da umulur. 

Sonradan deliren kâfir veya fasık da eğer affedilmemiş ise, önceki yaptıkları sebebiyle hesap görür. Affedilen kimse Arafta kalmaz; inşallah Cennet’e gider.

Araf Ehline Gelince…

A’râf, Cennet ile Cehennem ortasında bulunan yüksek kısımların, burçların, tepelerin ve surların yüksek yerleridir. Kur’ân’da A’râf Sûresinde geçen bir mahşer tabiridir. Bu sûrede “a’râf” hakkında bilgi verildiğinden sûreye de ad olmuştur. 

Cenab-ı Hak ilgili âyette şöyle buyurur: “İki taraf (Cennet ile Cehennem) arasında bir perde vardır; (burada) a’râf üzerinde her iki tarafı da simalarından tanıyan adamlar vardır. Cennetliklere: “Size selâm olsun!” derler. Bunlar henüz Cennete girmeyen ve fakat orayı uman kimselerdir. Gözleri Cehennemlikler üzerine çevrilince: “Rabbimiz! Bizi zalimlerle beraber bulundurma!” derler. A’râf ehli, simalarından tanıdıkları (Cehennemdeki) bir takım adamlara derler ki: “Ne çokluğunuz ve ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir fayda sağlamadı. Allah’ın kendilerine hiçbir fayda erdirmeyeceğine dâir yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?” (Sonra Cennet ehline dönerek): “Girin Cennete! Artık size ne korku, ne de hüzün yoktur!” (derler.)” 3

Hiçbir peygamberin tebliğini duymamış olarak ölenler Araf ehlinden olabileceği gibi; küçük iken ölen müşrik ve kâfir çocuklarının da bu gurupta oldukları söylenmiştir. İyi ve kötü amelleri eşit olan mü’minler de A’râf ehlindendir. Dünyada hiç teklifle muhatap olmamış sırf mecnun ve delilerin de A’râf ehlinden olduğu görüşleri mevcuttur.

Araf ehli kimseler yargılanmaktan muaftırlar. Cehennem’den de muaftırlar. Bunlar mahşer ve yargılanma bitinceye kadar Arafta kalırlar. Mahşerden sonra Cennet’e giderler.

A’râf Ehli, Ehl-i Necattır

Bediüzzaman diyor ki: “Başta Resul-i Ekrem (asm) ve umum peygamberler ve ehl-i hakikatin her vakit duâlarında en ziyade “Ecirna minennar! Neccina minennar! Hallısna minennar!” ve vahiy ve şuhuda binaen onlarca kat’iyet kesb eden “Cehennem’den bizi hıfz eyle!” demeleri gösteriyor ki, nev’-i beşerin en büyük meselesi Cehennem’den kurtulmaktır.”4

İmam-ı Gazâlî’ye göre A’râf ehli, ehl-i necattır; Cehennem azabından kurtulmuşlardır; bu kimseler bir müddet burada tutulacaklar, nihayet Cenab-ı Hak inşallah onları da Cennet’ine alacaktır. Çünkü kıyamet gününde Cennet ile Cehennem’den başka makam yoktur.5

Dolayısıyla Araf ehli orada sonsuz kalmazlar, toprak olmazlar, Cehennem’e gitmezler. Onlar da ehl-i necat olarak inşallah Cennet’e giderler.

Cehennem’den kurtulmuş olan herkes ehl-i necat sayılır. 

Rabbim! Bizleri de Cehennem’inden kurtar! Ve ehl-i necat saydığın kulların arasına al! Âmin. 

Dipnotlar:      

1- Tirmizî, Hudud, 1.

2- Bakara Sûresi, 2/286.

3- A’râf Sûresi, 46,47,48, 49.

4- Asa-yı Musa, s. 61.

5- İhyâ, 4/57.

Okunma Sayısı: 1919
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı