"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İstikamet kahramanı Hasan Ağabeyim

Süleyman KÖSMENE
29 Nisan 2026, Çarşamba
İzmir’in Kahramanı

Nurun kahramanı… Hadimi… Muhafızı… Azizi… Şakirdi… Şahidi… Koşucusu… Yılmaz savunucusu… Gözüpek dava adamı… Serzakiri… Serhaddi… Sadakat timsali…  

Rabb-i Zülcemaline kavuştun! Peygamber-i Âlişanına kavuştun. Üstad-ı Muhteremine kavuştun. Halis-muhlis Nur talebelerine kavuştun. Gözün aydın olsun. Uğurlar olsun! 

Yolun açık olsun! Yükünü alıp gittin aramızdan. Yetmiş yılı aşkın bir hizmet destanıyla sırtın ne güzel, ne nuranî emanetlerle dolu! 

Yolun Cennete kadar açık olsun!

Geride kalan bizleri de unutma! İzmir’in Nur Talebelerine şefaat eder misin? Tanıdığın tanımadığın Nur Yolcularına şahitlik eder misin?

Nice zorluklar yaşadın! Nice külhanbeyleri gördün! Aynı zorluklara göğüs geren ve vazife ve sorumluluk şimdi omuzlarına yüklenen geride kalan Nurculara da “bunlar benim dava arkadaşlarımdı!” der misin? 

Bizim içim iyilik ve hayır temennisinde bulunur musun abim? 

Asla Şikâyet Etmezdi

Hasan Ağabey yaklaşık iki yıldan beridir aynı şikâyetten muztarip idi. Hareket kabiliyeti kısıtlıydı. Giderek de bu sınırlar arttı. Önceleri asa ile, sonraları araba ile, sonraları hem asa-hem araba ile yürüdü. Ona Risale-i Nur’un emaneti olarak çok iyi bakıldı. Bakanlardan Allah razı olsun.

Onu hiç yatakta yatar bulmadık. Evinde bir çekyatı vardı. O çekyatı üzerinde oturur vaziyette hastalığını yaşadı. Her gün yanında kardeşleri olsun isterdi. Olmadığında telefonla çağırırdı. Yanında çok kalmazdık aslında. Ama bu bile ona yeterdi. Bir görümlük ona yeterdi. Bir görse yeterdi, ayrılmak isteyenleri hoş görürdü.   

Cömertti. Hizmet için bir şey istendiğinde parasını değil, canını verirdi. O işin olmasına özen gösterirdi. Hizmeti onun her şeyi idi.

Derdi neydi diyeceksiniz. Aslında o tek dertli değildi. Yirmi sene kadar önce safra kesesini aldırtmıştı. O zaman da hastanede yatmıştı. Yirmi senedir safrasızdı. Doktorlar ağır yeme demişlerdi. Ama o hiçbir şeyi umursamazdı.

Geçen sene bu vakitler on beş gün kadar tekrar hastanede kaldı.

En son kalbinden anjiyo oldu. 

Ama o asla derdinden şikâyet etmezdi. 'Şuyum var' demezdi. Olduğu kadar, yapabildiği kadar hizmete bakardı. Başka hiçbir şey, ama hiçbir şey, ama hiç bir şey onu ilgilendirmezdi. Hiçbir şeyi düşünmezdi.

Halinden asla şikâyet etmezdi. Cemaaati çok düşünürdü. Hatta cemaatle yatar, cemaatle kalkardı. Cemaatin her meselesini, önce kendi meselesi sayardı. Kendi işlerine sonradan, ikinci, üçüncü sıradan bakardı. Bakmadığı da olurdu. 

Yüzünden tebessüm hiç eksik olmazdı. Ama cemaatin istikametinde bir zarar ve tehlike görsün; aslanlar gibi kükrerdi. İlk meselesi öncelikle bu cemaatî mesele olurdu. Konuşur, çareler arardı. Bu esnada bütün tecrübelerini ortaya koyardı. Zübeyir Ağabeyden Kutlular Ağabeye bütün ağabeylerden, canlı hatıralar nakleder ve meseleyi çözmek isterdi.

Emanetin emanetimiz

Hasan Ağabey! İki yıldan beri bu güzel neticeye ulaşacağın anı mı bekliyordun? Yok, sen, yetmiş küsur yıldan beridir bu anı bekliyordun. Üstadına kavuşacağını biliyordun. Nice cezaevlerine girdiklerinde bile asla Üstadından vazgeçmedin. Girdin, içeride devam ettin. Çıktın, kaldığın yerden nurculuğuna devam ettin. Her anını sen bir ahiret pazarı saydın. Üstadına vereceğin cevap için hazırlandın. Üstadını izledin. Üstadına çok manalı şiirler yazdın.

Şimdi emaneti bizlere mi bıraktın? 

Yok; o emanet ağırdır. Bizim sırtımız onu taşıyamaz. Sen bize dua et Hasan abi!

Seni yıkan şey, cemaatin sıkıntıları idi. Uhuvvet, muhabbet, tesanüt, kardeşlik, sevgi, merhamet, istikamet yara aldı mı, sen yara alırdın! Seni başka bir şey yaralamazdı. Yaralayamazdı. Senin en çok üstünde durduğun altın değerler bunlardı çünkü. Yarın Üstadın bunlardan soracaktı çünkü. O ahirzaman hizmetini yaptığın sırada bu iç sıkıntılar nedir sorunun cevabını düşünürdün hep.

Şimdi emaneti kime bıraktın HasanAğabey? Milyonlarca Nur Talebesine mi?

Ruhun şad olsun. Mekânın Cennet olsun abim.

Okunma Sayısı: 1702
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ali

    30.04.2026 15:35:25

    hasan ağabeyiniz Rabb-i Zülcemaline kavuştumuş.. ismini şahsım adına ilk defa duydum, manevi yapısını bu yazınız ile kısa da okudum , büyük bir kayıp belki sizin camia için onun vuslatına kavuşması... emaneti bütün camiaya yaymış ve güzel hatıralar ile kalplere yaymışsınız.. ne güzel ... Allah gani gani rahmet eylesin manevi ağabeyinize... peki mehmet abinizin leş gibi kokan ruhunu kul hakkı ile yolcu ettiğinizde aynı hissiyatı yaşayacakmısınız, emanetine sahip çıkacakmısınız, cenazesine katılıp helalik vercekmisiniz. ben abinizi 20 yıl öncesinden hırsız dolandırıcı arsız namussuz olarak tanıyor ve bu hırsızlığını size aktardım ... onun emanetini de üstlenmenizi beklemiyorum ama cenazesine katılırsanız o iğrenç adama hakkımı helal etmediğimi hatırlatın .

  • Alihan Kahraman

    29.04.2026 17:48:21

    Allah rahmetiyle, merhameti ile muamele etsin. Kabri cennet bahçelerinden bir bahçe olsun inşallah.

  • Zübeyir

    29.04.2026 14:46:29

    Allah rahmet eylesin.

  • HÇeşitcioğlu

    29.04.2026 10:55:14

    Rabbim taksiratını affetsin mekanı Cenneti aala olsun.

  • İSMET

    29.04.2026 10:27:23

    Allah gani gani rahmet eylesin. kabri nur mekanı cennet olsun. AMİN

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı