"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ay’da hayat ve ışık var mıdır?

Süleyman KÖSMENE
30 Eylül 2019, Pazartesi
Engin Hatipoğlu: “Ayda deniz yok, toprak da ışığı yansıtıcı olmadığına göre gece nasıl lamba gibi yanıyor ve dünyayı aydınlatıyor? Ay ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Bu mevzuda Risale-i Nur’da bilgi var mıdır?

AY’DA IŞIK YOKTUR  

Eski Kozmoğrafya bilgisinde ayın ışık kaynağı olduğu sanılırdı. Oysa yeni bilgilerle anlaşılmıştır ki ay ışık kaynağı değil, güneş ışığını yansıtan bir dünya uydusudur. Dünyamızın en yakın dostudur, komşusudur, tamamlayıcı unsurudur.

Kur’ân’ın bilimsel mu’cizelerinden birisidir ki, Kozmoğrafya’nın ayı ışık kaynağı sandığı bin dört yüz sene önce, Kur’ân ayda ışık olmadığını, ayın sadece ışığı yansıtan bir gök cismi olduğunu söylemiştir. İşte o âyet: “Semaya burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok Yücedir.” 1

Kur’ân bu âyetinde güneş ile ay’ı ışığa göre tarif etmiştir. Güneş için “sirac” diyen Kur’ân, ay için “münîr” sıfatını kullanmıştır. Sirac ışık kaynağı demektir. Münîr ise ışık kaynağı değil, ışık yansıtıcı ve kendine yansıyan ışık ile aydınlatıcı demektir.

Bin dört yüz sene öncesinden bilimi şaşırtan bilgiler veren Kur’ân, bu özelliği ile kendisinin Allah kelâmı olduğunu haykırıyor.

AY’DA HAYAT YOKTUR 

Ayın kendi zatında ışık olmadığı gibi, ayda hayat da yoktur. Ayda hayatın olmadığını insanoğlu aya ilk ayak bastığı 1969 yılında bilfiil öğrendi. Önceden teorik olarak biliyordu. Bediüzzaman Hazretleri 1930’lu yıllarda yazdığı 24. Söz’de ayda ışığın ve hayatın olmadığından haber veriyordu. 

Diyordu ki: “Bak, Kamer kendi zatında kesafetli, zulümatlıdır. Ne ziyası var, ne hayatı.” 2

Ayın atmosferi yoktur. Bu sebeple güneş yavaş yavaş batmaz. Güneş kaybolunca birden karanlık çöker, güneş belirince birden ortalık aydınlanır. Atmosferi olmayan ay, güneşin zararlı ve ölümcül ışınlarına karşı korumasızdır. Ayda sıcaklık da hayata elverişli değildir. Güneşi gören tarafın ısısı 180 derece, görmeyen tarafın ısısı sıfırın altında 260 derecedir.

Ayın kendi ekseni etrafında döndüğü süre ile dünyanın etrafında döndüğü süre aynıdır.

AY NEDEN PARLAR?  

Ayda ışık olmadığı halde parlak gözükmesi, güneşten gelen ve yüzeyine çarpan ışığı yansıttığı içindir. Üzerinde kalın bir toz tabakası ve gri renkli kayaçlar vardır. Bu toz tabakası ve kayaçlar aya çarpan ışığı bir projektör gibi aynen yansıtır. Işığının gümüşümsü renkli olması da gri renkli kayaçlar sebebiyledir.

Ay yüzeyinde bulunan koyu ve açık renkli bölgeler, bu bölgelerdeki kayaçların farklı kimyevî bileşimlerde olduğunu gösteriyor. Koyu gri bölgelerdeki kayaçların bileşiminde demir ve mangandan oluşan mineraller (olivin, ilmenit, piroksen); açık gri bölgelerdeki kayaçların bileşiminde ise alüminyum ihtiva eden mineral (plajiyoklaz) oranının yükse olduğu tesbit edilmiştir.

Dünyaya aydan gelen ışık, yıldızlardan gelen ışığa göre yüz bin kat daha fazladır. Bu sebeple her zaman olmasa da ay belirli konumlarda gündüz de gözükebiliyor. Güneş ve ay dışında gündüz gözüken tek gök cismi ise, belirli konumlarda Venüs’tür.

Kur’ân göklerin ve yerin yaratılış sırlarını tefekkür etmemizi emrediyor:

“Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.” 3

“O, yedi semavatı tabaka tabaka yaratandır. Rahman’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere bak! Hiçbir çatlak ve düzensizlik görüyor musun? Sonra tekrar tekrar bak; bakışların aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp aciz ve bitkin hâlde sana dönecektir.” 4

Dipnotlar:

1- Furkan Sûresi: 61. 2- Sözler, s. 378. 

3- Âl-i İmran Sûresi: 191. 4 -Mülk Sûresi: 3-4.

Okunma Sayısı: 1777
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali Tam

    30.9.2019 13:48:59

    Kamer bir kainatta insana en faydali ve en uzn süre hizmeteden bir takvimdir ve takvimlik görevinde Günesin isinlarina muhtactir. Günesi ve Ay'i insanlara hizmet icin musahhar eden kainatin Rabbi bunu bizim menfaatimiz icin takdir etmistir. Kamerin kockoca deryalari ve cogunlugu su olan insani gel-git (medd ü cezir) ile etkilemesi de mahiyetini tam bilemedigimiz bir SIRRDIR. Ashab-i Kehfin magarada uyumalari veya öldükten sonra dirilmeleri 300 + 9 sene ifadesiyle hem Günes hem de Kamerî takvimin hakk olduguna en büyük delildir. Keza Kiyamet Vakti/ümmetin müddeti Esrat-i Saat de 1500 sene Günes takvimiyle Kameri takvimle 1545 sene ile alimlerce ima edilmis. Aya BÜFE acip leblebi cekirdek satmak isteyen ABD gibi hayalperestlere kimse kanmasin, hayat baska bir mertebede vardir insana uygun olmamasi baska varliklar icin olmadigina delil degildir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı