"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Faydasız ilimden Allah’a sığınmalı

Süleyman KÖSMENE
10 Mayıs 2021, Pazartesi
Mehmet Kılınç: “Faydasız ilim nedir? Bir kaç örnek verebilir misiniz?”

Amerika Tavukları

Bediüzzaman (ra), bahtiyar bir doktora yazdığı mektubun bir yerinde der ki: “Acaba benim gibi sen dahi kafanı teftiş etsen, malûmatın içinde ne kadar lüzumsuz, faydasız, ehemmiyetsiz, odun yığınları gibi câmid şeyleri bulursun. Çünkü ben teftiş ettim, çok lüzumsuz şeyleri buldum. 

“İşte o fennî malûmatı, o felsefî maarifi faydalı, nurlu, ruhlu yapmak çaresini aramak lâzımdır. Sen dahi Cenab-ı Hak’tan bir intibah iste ki, senin fikrini Hakîm-i Zülcelâlin hesabına çevirsin, tâ o odunlara bir ateş verip nurlandırsın. Lüzumsuz maarif-i fenniyen, kıymettar maarif-i İlâhiye hükmüne geçsin.” 1

Keza Üstad Hazretleri (ra) Yirmi Birinci Sözün Beşinci İkaz’ında der ki: “Meşâgil-i dünyeviye dediğin, çoğu sana âit olmayan ve fuzûlî bir sûrette karıştığın ve karıştırdığın mâlâyânî meşgalelerdir…. En elzemini bırakıp, güya binler sene ömrün var gibi en lüzumsuz malûmat ile vakit geçiriyorsun. Meselâ, “Zühal’in etrafındaki halkaların keyfiyeti nasıldır?” ve “Amerika tavukları ne kadardır?” gibi kıymetsiz şeylerle kıymettar vaktini geçiriyorsun.” 2

Bilgi Çöplüğü

Üstad Hazretleri’nin (ra) tahribatlarından bahsettiği bu bilgiler, hadisin dilinde faydasız ilimdir. Ne dünyaya, ne ahirete faydası olmayan ve aslında adına ilim demeye de liyakati bulunmayan bilgi çöplüğüdür. Adına bu gün magazin de denilen, çoğu insanı peşinde sürükleyen, ama hiçbir kemal vermeyen, hatta çoğu kez günahımızı arttıran türden... Tahkik edilmemiş, doğruluğu te’yid edilmemiş... Yalan yanlış… Evhamlarımızı boş yere tahrik eden, gerçekliği olmayan... Zannî bilgiler bu türdendir.   

İnsanların mübalâğalı olarak birbirine yaydığı, basında âlây-ı valâ ile aktarılan, televizyonlarda büyük alkışlarla nakledilen, küçük bilgiler olmakla beraber büyük kafalardan döküldüğü için büyük zannedilen… İnsanları birbirine düşüren, huzur ve barış getirmeyen, kin ve nefreti arttıran... Kalbi ifsad eden, aklı geveze eden bilgiler bu türdendir. 3     

Elmasçı, zengin, ama divane bir adamın, çarşıya gidip beş altın vererek beş paralık aldığı cam parçaları, çocukların da bir altın vererek aldıkları buz parçaları faydasız bilgilere kinayedir. Ki, letaif ve istidadat-ı insaniye gibi elmas kıymetinde bir sermaye harcanarak alınan, fani şişeler, soğuk buzlar, ham cam ve camid cemed misalleriyle anlatılan… Fânî olan, kalbe maraz veren ve hiçbir kemal vermeyen bilgiler bu türdendir. 4   

Nefis Faydasız İlimden Hoşlanır

Faydasız ilim caziptir, ilgi çekicidir, merak uyandırıcıdır, nefsin hoşuna giden cinstendir. Nefis ona şüphe duymadan teslim olur. Ama aynı nefis faydalı ilim olunca delil ve burhan arar. Yığınla delil ve burhan gösterseniz, kolay teslim olmaz.   

İnsanlar arasında hızlı yayılan faydasız ilim, faydalı ilimden daha çoktur. Faydalı ilim ancak ihtisas sahiplerinden alınır. Ama faydasız ilmin hocası hemen herkestir. 

Bu sebeple insanlar daha çok boş işlerle, batıl inançlarla ve gereksiz bilgilerle meşgul olurlar. Bu sebeple insanlar dünyayı severler ve dünyaya ebedî bir hakikat gibi bağlanırlar.  

Bu sebeple insanlar ahireti ihmal ederler, gerçek ebedî haberlere önem vermezler. Ahiret için “ya tutarsa” mantığı ile hareket eden ve “eh bir iki sevap bari kazanayım” diyen insan, dünya için canhıraş bir biçimde bütün birikimini ortaya koyar. Hâlbuki faydalı ilim edinseydi tam tersi olacaktı. Dünyaya dünya gibi geçici, ahirete ahiret gibi ebedî şekilde değer verecekti.

Faydasız ilim insanın en büyük düşmanıdır. Çünkü ilim zanneder, güvenir, bel bağlar; ama yarı yolda kalır.  

Bu sebeple Peygamber Efendimiz (asm), dünyada ve ahirette faydalanacağımız ilim istememizi ve faydasız ilimden Allah’a sığınmamızı emretmiştir. 5  

Kur’ân, imanı arttırıcı ilme talip olmamızı öğütlemiştir. 6 Kur’ân’dan süzülüp gelen Risale-i Nur, iman arttırıcı ilmi dimağımıza ilka eder.   

Dipnotlar:

1- Barla Lâhikası, s. 97.

2- Sözler, s. 304.

3- Kastamonu Lâhikası, s. 128.

4- Barla Lâhikası, s. 312.

5- Tirmizî, Daavât, 68, 128.

6- Mücadele Sûresi: 11.

Okunma Sayısı: 1636
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı