"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İman ve ibadet, Allah’ın atiyesidir

Süleyman KÖSMENE
02 Şubat 2024, Cuma
Sefa Bey: “‘Melik’in atiyelerini ancak matiyyeleri taşıyabilir.’ Sözünü, bu sözün geçtiği paragraf ve bölüm ile birlikte açıklar mısınız?”

Allah’ın Atiyyesi İman ve Şükür

Allah her insanın sırtına taşıyabileceği kadar yük yüklemiştir. Taşıyamayacağı bir yükü hiç kimsenin sırtına vurmamıştır.  

İman ve ibadet, nefsin taşıyamayacağı bir yükümlülük değildir. Eğer böyle olsaydı nefsin Hâlık’ı ona bu yükümlülüğü vermezdi.  

Allah’ın nefse vurduğu iman ve ibadet yükü, Allah’ın atiyesidir, hediyesidir, lütfudur. Nefis ise bu yükün matiyyesidir, yani taşıyıcısıdır. Nefis kendisine yapılan teklifi kaldırmak ve taşımakla yükümlüdür. Yani Allah’ın emirlerine muhatap olmak ve yerine getirmekle ve Allah’ın yasaklarından kaçmakla yükümlüdür. İşte bütün bu yükümlülükler nefsin sırtına vurulan yükler ve sorumluluklardır. Allah’ın verdiği sorumlulukları taşıyabilecek güç ve kudret nefiste vardır. Nefis bunları yüklenmediğinde, daha ağır yükler sırtına düşer ve nefis bunların altında ezilir.  

Emredilen İtikat: Allah inancı  

Mesela nefis, zıtlıklar ve çelişkiler arasında, kendisini küfre, inkâra ve isyana atabilecek yollar da bulur ve girer. Batıl yollara hak diye girer. Bâtıl yollara girdiğinde ise sanki hakkı görecek ve kabul edecek gücü kaybeder. Bedîüzzaman bunu şöyle misallendirir: Meselâ, güneşin eli sana yetişir, ışığıyla başını okşar; fakat senin elin güneşe yetişemez. O halde, güneşin sana karşı iki ciheti vardır: 

1-Yakınlık ciheti. Güneş sana yakındır, güneşin eli senin başındadır, omuzundadır. Güneş seni ısıtır, yakar, sana renk verir, eşyalarını şekillendirir, sana yön verir.  

2-Uzaklık ciheti. Sen güneşe uzaksın. Elin güneşin sırtına ulaşamaz. Güneşin sırtını sıvazlayamazsın. Güneşe emir veremezsin, güneşi keyfince hareket ettiremezsin, güneşe tesir edemezsin.  

Eğer sen güneşten uzak olduğunu düşünüp, “Güneş bana tesir edemez” desen veya güneşin sana yakın olduğu cihetini düşünüp “Güneşe tesir edebilirim, onu yönlendirebilirim” desen, cahilliğini ilan etmiş olursun.  

Keza, Allah ile nefis arasında da biri yakınlık, diğeri uzaklık iki cihet vardır. Yakınlık Allah’ındır. Allah bize bizden daha yakındır. Uzaklık ise nefsindir. Eğer nefis, uzaklığı cihetiyle, enaniyet ile Allah’a bakıp, “Bana tesir edemez” derse dalâlete düşer. 

Ve keza nefis, mükâfâtı gördüğü zaman, “Keşke ben de öyle yapaydım, böyle olaydım!” der. Cezânın şiddetini de gördüğü zaman, bunu genelleştirir, başkalarının da aynı cezayı paylaştığını düşünür ve inkâr ile kendisini tesellî eder.1 

Nefsin Hüsran Noktası

Göklerin, dağların ve yerlerin çekindiği halde insan nefsinin yüklendiği emanetin bir kısmının “Ene”den ibaret olduğunu kaydeden Bedîüzzaman, enenin, Hz. Âdem (as) zamanından beri insanlığın etrafına dal budak salmış nûrânî bir Tûbâ ağacı ile, müthiş bir Zakkum ağacının çekirdeği hükmünde geliştiğini, Peygamberlerin ene’ye “kulluk” ziyneti takarlarken, şirk dünyasının ona “ilah” manası yüklediğini; yani Peygamberlerin elinde ene’nin Allah’ın kulu, peygamberleri dinlemeyen kör felsefenin elinde ise –hâşâ- Allah’ın ortağı unvanı kazandığını kaydeder.2 

Yani yaratılış hikmetini unutup fıtrî vazifesini terk ederek kendine mânâ-i ismiyle bakan ve kendini Mâlik itikat eden ene emanete hıyanet eder. “Nefsini hüsrana daldıran, hüsrana uğramıştır.”3 Âyeti ile işaret edildiği gibi hüsrana uğrar.4 

Yani nefis ancak kulluk yapabilir, ilahlık yapamaz.

Dipnotlar:

1- Mesnevî-i Nûriye, s. 67

2- Sözler, s. 494-498

3- Şems Sûresi: 10

4- Sözler, s. 496

Okunma Sayısı: 1687
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mert Inamoglu

    2.2.2024 15:39:08

    Selamünaleyküm Hocam Allahin Rahmetinden ancak Kafirler ümit keser bitişi Allah artik beni affetmez derse yada beni kesin Cehennemligim dese tövbe kapisi kapanir mi çünkü çok günah. Lütfen mailden geri cevap gönderin

  • Ramazan çalışan

    2.2.2024 07:39:24

    "Melik’in atiyelerini ancak matiyyeleri taşıyabilir." Bu cümlenin öncesinde anlatılan konuyu göre, ibadetin atiye, nefsin ise bunları taşıyan bir matiye olmasından ziyade, Burada anlatılmak istenen asıl konu , kainattaki eşya ve hadiselerin sırrını anlama konusunda, insana verilen bütün cihazlar başta akıl olmak üzere matiye, eşyanın hikmeti ise matiye olduğu konusu işleniyor gibi görünüyor. Fakat insan; Allah'ın fiilerini, yani âlemde gerçekleşen olayları, bazen kendi nefsinin aldatıcı heveslerine, aklının dar ölçüsüne göre değerlendirir. Bu sebeple de hataya düşer. Bu kâinatta gerçekleşen her bir olayın arkasında bulunan büyük hayırları göremez.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı