Kutb-u Azim
İsmi Hayat bin Kays bin Kahhâl bin Sultan el-Ensârî el-Harrânî’dir. Urfa’nın Harran kazasında doğmuş, orada yetişmiştir. Harranî veya Şeyhü’l-Kıdve lakabı ile bilinir.
Kesin doğum tarihi bilinmemektedir. 12. Yüzyılda yaşamıştır. Ömrünün büyük çoğunluğunu Harran’da geçirmiştir. Cömert, helale ve harama azamî dikkat gösterir, ibadet etmeye düşkündür. İbadette Cennet’i kazanmaktan çok, Allah rızasını kazanmayı dilerdi.
Şeyh Harranî ilim sahibi bir velîdir. Çok talebesi vardır. Talebeleri bile keramet ehlidir.
Harran halkı ne zaman başı sıkışsa onun duası ile rahatlardı. Selahaddin Eyyûbî ve Sultan Nureddin Zengî gibi ünlü hükümdarlar kendisini ziyaret eder, hayır duasını alırlardı.
Hayat bin Kays’ın kerâmetleri sadece hayattayken değil, vefatından sonra da devam etmiştir. Bediüzzaman, kendisini “kutb-u azîm” olarak isimlendirir. Der ki: “Gavs-ı A’zam gibi, memattan sonra hayat-ı Hızıriyeye yakın bir nevi hayata mazhar olan evliyalar vardır. Gavs’ın hususî ism-i a’zamı “Ya Hayy” olduğu sırrıyla, sair ehl-i kuburdan fazla hayata mazhar olduğu gibi, gayet meşhur Maruf-u Kerhî denilen bir kutb-u a’zam ve Şeyh Hayatü’l-Harranî denilen bir kutb-u azîm, Hazret-i Gavs’tan sonra mematları hayatları gibidir. Beyn-el evliya meşhur olmuştur.” 1
Kuraklık günlerinde cemaatiyle birlikte yağmur duasına çıktığında asla boş dönmez, Allah’ın inayetiyle mutlaka yağmur yağardı. Şeyh Hayat el-Harranî vefat ettiğinde mescidinin yanına defnedilmiştir. Cami ve türbe, Harran şehir surlarının dışında yer almaktadır. Hayat el- Harranî türbesinin yanındaki tarihi kuyu, Hz. Yakub Kuyusu olarak bilinmektedir.
1185 Tarihinde Harran’da vefat eden Hayat’ın türbesi Harran surlarının kuzeybatı tarafında ve sur dışındaki mezarlıktadır.
Pek Çok Talebesi Vardı
Şeyh Hayat el-Harranî’nin 581’de (1185) seksen yaşlarında vefat etmiş olmasına bakılarak 6. yüzyılın başında doğduğu söylenebilir. Seyyah İbn Cübeyr, 580 yılı Rebîülevvel ayında Harran’daki zâviyesinde ziyaret ettiği şeyhin adını Ebü’l-Berekât Hayyân b. Abdülazîz şeklinde anar ve yaşının seksenin üzerinde olduğunu belirtir. Şeyhin künyesindeki Ensârî nisbesi onun Sahabe soyundan geldiğine inanıldığını gösterir. Dindar bir kişi olduğu kaydedilen babası Kays’ın nerede ikamet ettiği bilinmemektedir. Şeyh Hayat’ın Harran’da elli yıl Hüseyin el-Bevârî’nin sohbetlerinde bulunduğu, namazlarını sürekli olarak cemaatle kıldığı rivayet edilir.
İyi hali ve kerametleriyle tanınan Şeyh Hayat el-Harranî’nin Sultan Nûreddin Zengî ve Selâhaddîn-i Eyyûbî tarafından ziyaret edilmiş olması çağındaki şöhretini ve nüfuzunu göstermesi bakımından önemlidir. Sultan Nûreddin’i Haçlılar’la savaşa teşvik etmiş, ona duacı olmuştur.
Harran’da adını taşıyan mescidin kıble tarafında inşa edilen zâviyesinde irşad faaliyetinde bulunan Şeyh Hayat b. Kays bölgenin en çok saygı gösterilen şeyhi haline gelmiş ve çevresinde birçok mürid toplanmıştı. 581 Cemâziyelevvelinde (Ağustos 1185) vefat eden şeyhin türbesini ziyaret ve onunla teberrük etme geleneği günümüze kadar devam etmiştir.2
Yumuşak Huylu İdi
Şeyh Hayat’a göre temkinli bir sûfînin sahip olduğu mârifet onun dindarlığını gölgelemez. Samimî bir mürid gevşeklik ve bıkkınlık göstermeden zikre devam eder. Gönlünde Allah korkusunun yer etmesini ve keşf ehlinin hallerini temaşa etmeyi isteyenler helâl yemelidir. Yedikleri lokmaya dikkat etmeyenler vuslattan ve melekûtu temaşadan mahrum kalmışlardır. Şeyh Hayat, ibadete vesile olması gereken zühdün geçim yolu haline getirilmemesini ısrarla tavsiye ederdi.
Şeyh Hayat güler yüzlü, yumuşak huylu, cömert, gece ibadetine düşkün, inzivayı seven bir velî’dir. Ebü’l-Hasan el-Kureşî, Şeyh Hayat’ın Ma‘rûf-i Kerhî, Abdülkadir-i Geylânî ve Akīl el-Menbicî gibi ölümünden sonra da tasarruf sahibi olan dört velîden biri olduğunu söyler. Harran halkı bugün bile yağmur duasına çıktığı zaman onu vesile ederek Allah’tan rahmet istemektedir.
Rahmetullahi Aleyh...
Dipnotlar:
1- Barla Lâhikası; 2- Şa‘rânî, I, 132