"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İşçinin işveren üzerindeki hakları

Süleyman KÖSMENE
02 Nisan 2024, Salı
Mehmet Bey: “İslâm’da işçinin işveren üzerindeki hakları nelerdir?”

Teri Kurumadan Ücreti Ödenmeli

Kur’ân nazarında insan, çalışması, verimliliği, başarısı, işi sahiplenmesi ve özverisi derecesinde hak sahibidir.1 Mahşere dönük bir hakkın kalmaması için işçi haklarının zamanında ve eksiksiz ödenmesi gerekir. 

Resulullah (asm), Allah’ın, işçiye hakkını ödemeyen kimsenin mahşer gününde düşmanı olduğunu söylemiştir.2 Ve şöyle buyurmuştur: “İşçiye ücretini, teri kurumadan veriniz.” 3

Esas olan işçinin hakkının eksiksiz ödenmesidir. Devlet, toplum, örf ve gelenekler, işçi ile işverenin ortak mutabakatı… vs gibi değişik kurumlar hak ödenme şeklini belirleyebilirler. Haksızlık, hîle ve aldatma olmamak şartıyla, her şekil meşrudur. Hangi şeyin hak olduğu, hangi şeyin hak olmadığı meselesi işveren ile işçi arasında önceden belirlenip bir anlaşma ile imza altına alınırsa, sonradan doğacak tartışmaların önü alınmış olacaktır.      

İşçiyi Zarara Uğratmamalı

Günümüzde sosyal devlet anlayışı ile işçi ve işveren arasında birtakım düzenlemeler yapılmıştır. İşçinin sigortası, sağlık giderleri, ikramiyesi, emekli maaşı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı... vs. olarak işçi lehine doğan haklar kanunların ön gördüğü ve işçinin de hak ve hukukunu koruyan ödemelerdir. Bu ödemeler eğer işçi hakkını gereği gibi gözetiyorsa, meşru olmadığı iddia olunamaz. Bu ödemeleri kısmak işçiyi zarara uğratıyorsa, işveren kul hakkı yemiş olur.   

Bazen devletin ön gördüğü rakamların da işçinin tam hakkını karşılamadığı bir gerçektir. Bu durumda iş verenin, devletin kısır sınırlarını aşarak elinden geldiğince işçisine takviye yapması bir gereklilik halini alır. Bunu işveren, işçisinin özverisine, verimliliğine, çalışkanlığına ve verdiği güvene bağlı olarak kendi takdiriyle yapar.       

İşçi de Kul Hakkında Kaçınmalıdır

Bu durumda hak olan; ya işçisinin maaşını gereği gibi ödemiş olan işverenin vicdanında beliren şeydir; ya da işveren ile işçinin anlaşması sonucu ortaya çıkan rakamdır. 

Şu sorular sorulmalıdır: İşveren işçisinin maaşında -asgarî ücrete göre- bir fazlalık ödemişse bunu bir hak olarak mı ödemiştir, bir lütuf olarak mı ödemiştir? İşçisi ile bu konuda mutabık mıdır? Eğer hak olarak ödemişse, bu ödeme ile daha sonra doğacak kıdem tazminatının en azından bir kısmını da ödemiş oluyor mu? Veya kıdem tazminatını ayrıca mı hesap edecektir? Kıdem tazminatını hangi barem üzerinden hesaplayacağı konusunda işçisi ile bir anlaşma yapmış mıdır? Veya kendisi bu konuda bir takdirde bulunacak mıdır?   

Bu konularda işçisi ile daha önce bir anlaşma yapmamışsa; işçisine çalıştığı dönemde ödediği rakamın, işçinin verimliliği ve öz verisi nispetinde gerçekten hak ettiği para olup olmadığına bakar. Eğer işveren işçiye gerçekten hak ettiği parayı ödediğine kanaat ediyorsa, kıdem tazminatını da ona göre hesaplar.  

Bu konuda ortak bir rakamda buluşup helâlleşmek daha doğru olur. İşçi de, çalıştığı dönemde kendi hakkını gözeten ve hak ettiği parayı ödeyen iş vereni hakkında işi yokuşa sürmekten kaçınmalıdır. Çünkü hak ettiği paradan fazlasını istiyor ise, bu işçi için de kul hakkını mucip olacaktır.   

Dipnotlar:    

1- Necm Sûresi: 39

2- Buharî, Büyû 106

3- Kütüb-ü Sitte, 17/296

Okunma Sayısı: 987
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ERDOĞAN KAPLAN

    3.4.2024 00:08:27

    Selamün Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatühü Süleyman hocam benim bir dairem var ve içerisinde oturmaktayım bir hoca kardeşim evinin zekatını veriyormusun dedi bende ona evim bana bir gelir getirmiyor içerisinde kendim oturuyorum dedim bana evininde zekatı var dedi. benim içinde oturduğum eve zekat düşer mi Selamün Aleyküm ALLAH yardımcınız olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı