"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Iskat, devir ve ibadet borçları

Süleyman KÖSMENE
07 Ekim 2021, Perşembe
Ramazan Kaya: “İslâm’da devir var mıdır? Ölünün arkasından devir yapmak gerekli midir?”

İki Türlü Hak Vardır

Kur’ân’da böyle bir şey yoktur. Hadislerde de yoktur. Kur’ân ve hadisin rahmet çerçevesi de böyle bir devir törenine indirgenemeyecek kadar geniştir. Var olan şey, fidyedir. Onun da esası ve şartları vardır: Şöyle ki:  

Ölen kişinin zimmetinde muhtemel iki türlü hak vardır: 1- Kul hakkı, 2- Allah hakkı. Ölenin zimmetindeki kul hakkı, yani insanlara olan borçları, bıraktığı maldan, öncelikle ve gerçek şekilde ödenir. Devirle falan değil. 

Ardından ödeme sırası, vasiyet etmişse Allah hakkına gelir. Allah hakkı, kişinin üzerine farz olduğu halde zamanında yapmadığı için zimmetinde kalan namaz, oruç, zekât, hac, yemin, kurban ve kefaretlerden ibarettir. 

Bu da iki guruptur: 

1- Âyetin ve hadisin, malî bedel ile ödenmesine imkân verdiği Allah hakkı. Bunlar: Zekât borcu, hac borcu, yemin borcu ve hastalık sebebiyle tutulamayan oruç borcudur.  

2- Para ile ödeme imkânı olmayan Allah hakkı. Namaz borçları ile ihmal sonucu tutulamayan oruç borçları bunlardandır. 

Ölenin Borçları

Kişi vasiyet etmişse, bu haklardan birinci gurupta olanlar, yani kişinin zekât borcu, hac borcu, yemin borcu ve hastalık sebebiyle tutamadığı oruç borcu terekesinin üçte biriyle ödenir. 

İkinci gurupta olan namaz borcu için ve ihmale dayanan oruç borcu için ise fidye ödenmez. Bunlar için, Allah’ın affını ummaktan başka çare de yoktur. 

Vasiyet etmesi halinde, parası da olması şartıyla; ölen kimsenin zekât borcu varsa eksiksiz ödenir, hac borcu varsa vekâleten gidilir veya gönderilir, yemin borcu varsa, her bozduğu yemin için on fakire fidye verilir, hastalık sebebiyle tutamadığı oruç borcu varsa her günü için hesaplanarak fidye verilir. 

Ölünün; herhangi bir biçimde Allah adına yemin etmiş ve yeminini bozmuş olması ihtimali varsa, her bozduğu yemin için on fakire fidye vermesi önemli bir Allah hakkıdır. Fakat yeminli konuşan birisi değilse, büyük ihtimal böyle bir haktan da söz edilmez. Bununla beraber bütün hayatı nazara alındığında, ihtimal ki bilinmeyen günlerde yemin etmiş ve yeminini bozmuş olabilir düşüncesiyle, eğer mümkünse, bunun için verilebildiği kadar fakirlere fidye verilebilir. Fakat bu da devirle olmaz. 

Fakat namaz borcu ve ihmale dayalı oruç borçları için dinde fidye yoktur. Bu borçlar kul ile Rabb’i arasında bir sırdır. Rabb-i Rahîm dilerse affeder, dilerse hesap sorar; onu biz bilemeyiz. Bizim duâmız hiç şüphesiz affetmesi yönündedir. Bunun için ölen kişi hakkında ancak mağfiret isteriz. Mağfiret talebinin Kur’ân’da da, hadislerde de yeri vardır. 

Yalancı Ödemeler Makbul Değildir

Ölünün parası varsa ıskat ve devir hiçbir fidyenin yerini tutmaz; fidyeler gerçek parayla ödenir. Ölünün parasının olmaması durumunda ise, ıskat ve devire gerek kalmadan bütün ödeme yükümlülükleri otomatikman düşer.  

Yani her iki halde de ıskat ve devire ihtiyaç yoktur. Ödemeler için, ölünün bıraktığı malın üçte biri kullanılır. Malın üçte biri yeterli olmadığında vârislerin rızaları çerçevesinde terekenin geri kalanından eksiği tamamlanabilir. Fakat vârisleri razı olmazlarsa, bu ödemeler için üçte birden fazla mal kullanılmaz. Geri kalanı Allah’ın affına havale edilir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur ki: Bütün bu ödemeler gerçek ödemelerdir. Gerçek ödeme yapılmayacaksa, varislerin malî durumu buna elverişli değilse, “aldım hibe ettim” yollu yalancı ödemeleri dine sokmak doğru değildir. Bunun yerine, doğrudan Allah’tan af beklenilmesi daha hayırlı, daha asil ve daha sahih bir davranıştır. 

Netice olarak: Ölünün bıraktığı malın üçte birinin, -az da olsa- böyle bilinen-bilinmeyen fidyelerden doğan manevî borçları için fakirlere sadâka verilmesi inşallah kifayet eder. Ölünün malı yoksa Allah’tan karşılıksız mağfiret umulur. Bunun için ıskat ve devir gibi tezgâhlara gerek yoktur.

Okunma Sayısı: 1246
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    7.10.2021 12:02:26

    Harika bir izah şükran hocam

  • Ramazan Kaya

    7.10.2021 10:31:25

    Önemli bir meseleyi vuzuğa kavuşturduğunuz için çok teşekkür ederim.Elinize ve yüreğinize sağlık...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı