"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kirâmen Kâtibîn’in yazdıkları

Süleyman KÖSMENE
26 Nisan 2022, Salı
Recayi Bey: “Amel defterinin sağından verilmesi ne demektir? Kimlerin amel defteri sağından, kimlerin solundan verilir?”

Kavram Olarak Amel Defteri  

Amel defteri, yazımı aşamasında defter; öldükten sonra, yazım bitince, defter kapanınca artık kitap olmuş bir mahşer belgesidir. Bunlar, insanın ömrü boyunca işlediği iyi-kötü amellerinin yazıldığı uhrevî sayfalardır. Yazıcılarına Kiramen Katibin denir.  

Bu şerefli melekler insanın her yaptığını bilip1 kayda geçirmektedirler. Bu melekler insanla birlikte, insanın sağında ve solunda bulunmakta, insanın söylediği her sözü ve yaptığı her fiili yazmaktadırlar.2 

İnsanın ömür boyu yaptıklarıyla yazılıp doldurulan amel defteri Mahşer gününde insana sağından, solundan veya arkasından verilecektir. Amel defteri sağından verilenlerin hesabı çok çabuk görülüyor; bunlar ailelerinin ve yakınlarının yanına sevinçle dönüyorlar.3 Bu kimseler hesap gününe iman eden ve buna hazırlıklı olanlardır.

“Alın!” derler, “Okuyun kitabımı! Ben, gerçekten hesaba çekileceğime inanmıştım.” Bu kimseler pek hoş bir hayata adım atıyorlar. Yüksek bir Cennetin içindedirler. Yanı başlarında Cennetin meyveleri salkım salkımdır. Kendilerine, “Geçmiş günlerde yaptıklarınıza mükâfat olarak yiyin ve için!” deniliyor.4  

Solundan veya Arkasından Verilenler

Kur’ân haber veriyor ki, bir kısım insanların da amel defterleri solundan veya arkasından verilecektir. Bu kimseler, dünyada âhireti unutup zevk ve eğlence içinde bulunanlar, dirilip Allah’a döneceklerine inanmayanlardır. Bunlar amel defterleri kendilerine arkalarından verilince,  “Eyvah; mahvoldum!” diye bağırırlar ve çılgın alevli bir Cehenneme girerler.5 

Amel defteri solundan verilen kimseler de, “Keşke, kitabım bana verilmeseydi! Hesabımı öğrenmeseydim. Keşke ölüm her şeyi bitirmiş olsaydı! Malım bana fayda vermedi. Gücüm kuvvetim kaybolup gitti.” derler. Bunlar Şanı büyük olan Allah’a inanmayan ve yoksulları doyurmayan kimselerdir.”6

Her Anın Kaydı Var

Tohumların ve çekirdeklerin, baharın amel defterinin sayfaları hükmünde olduğunu ve içindeki programların ikinci baharda yeniden, daha parlak ve daha güzel bir biçimde neşredildiğini vurgulayan Bediüzzaman, insan hayatının neticesi olan amel defterinin de insanın ibadetine sevap verilmek ve günahlarının hesabı sorulmak üzere muhafaza edildiğini ve mahşer gününde neşredileceğini kaydeder.7

Bediüzzaman’ın ifade ettiğine göre, Cenab-ı Hakkın Âdil, Hakîm8, Hafîz ve Rakîb9 isimleri insan için amel defteri tutulmasını ve yaptıklarının harfiyen yazılmasını gerekli ve hattâ zorunlu kılmaktadır. Nitekim koca baharın çiçekli meyveli bütün bitkilerinin amel defterleri eksiksizce tohumlarında yazılmakta ve ikinci bir baharda onlara göre eşsiz bir muhasebe içinde sayfa sayfa neşredilmektedir. Böylece kocaman diğer bir baharın, önceki baharı aratmayacak derecede yeryüzünü kaplaması Cenab-ı Hakkın Hafîz isminin tecelli halinde bulunduğunu göstermektedir.

Anlaşılıyor ki, Cenab-ı Hak, mülkünde cereyan eden her şeyin yazılmasına ve zabt edilmesine çok büyük önem veriyor. Öyle ki, en küçük bir olayı, en ufak bir hizmeti küçük görmüyor; yazıyor, yazdırıyor. Hafîz isminin bu yüksek tecellisi gösteriyor ki, insan için ehemmiyetli bir amel ve muhasebe defteri açılacak, mahiyetçe en büyük, en şanlı ve en şerefli olan insanın büyük olan amelleri, mühim olan fiilleri, mühim bir hesap ve mizana girecek. İnsan hesaba çekilecek. 

Yaşadığı her anın kaydı eksiksizce tutulan insanın kabre girip rahatla yatmasının, uyandırılmamasının, yokluğa gidip kaçmasının ve toprağa girip saklanmasının imkân dışı olduğunu bildiren Bediüzzaman, insanın mahşere gideceğini, mahkeme-i kübrâyı göreceğini ve küçük-büyük her amelinden sual edileceğini, Kur’ân’ın bunu net biçimde haber verdiğini kaydediyor.10

Dipnotlar:

1- İnfitar Sûresi, 82/11-12., 2- Kaf Sûresi, 50/17, 18., 3- İnşikak Sûresi, 84/7,8, 9., 4- Hâkka Sûresi, 69/19-24; İsrâ Sûresi, 17/71., 5- İnşikak Sûresi, 84/ 10-15., 6- Hâkka Sûresi, 69/25-37., 7- Mektûbât, S. 222., 8- Sözler, S. 67., 9- Sözler, S. 75., 10- Sözler, S.  76, 77.

Okunma Sayısı: 1880
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı