"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur’da berzah âlemi

Süleyman KÖSMENE
28 Şubat 2024, Çarşamba
Körfez’den Hasan Körpe: “Risale-i Nur’da berzah alemi geçer mi? Nasıl geçer?”

Kabir Hayatı

Öldükten sonraki gerçek âleme kabir hayatı ya da berzah hayatı demekteyiz.  Kabir hayatı veya berzah hayatı, âhiret hayatının ilk durağıdır. Bediüzzaman Hazretlerinin ifâdesiyle, kabir, dünyadan başlayıp kabre, haşre ve ebede kadar uzanıp giden beşer yolculuğunun ilk istasyonudur.1

“Âhiretimizi ne suretle kurtaracağız?” diyen gençlere, Bediüzzaman diyor ki: “Kabir var; hiç kimse inkâr edemez. Herkes, ister istemez oraya girecek. Ve oraya girmek için de, üç tarzda, üç yoldan başka yol yok.” 

Bediüzzaman, bu üç yolu şöyle açıklıyor ki, her üçü de berzah hayatıdır. 

1- Kabir bu dünyadan daha güzel bir âlemin kapısıdır. İman eden kimseler için kabirde hayat böyledir.  

2- Yapayalnız bir hapis kapısıdır. Âhirete imanı olmakla beraber, günahta aşırı gidenler için kabirde hayat böyledir. Bu kimseler kabri zaten böyle görüyorlardı. İnançlarını da yaşamamışlardı. Dolayısıyla gördükleri gibi muamele görecekler. 

3- Hem kendisini hem bütün sevdiklerini idam edecek bir darağacıdır. Ahirete inanmayanlar için kabirde hayat böyledir. Bu kimseler de zaten böyle biliyorlardı. Ceza olarak da aynını görecekler.2  

Kabirde Kimler Yalnız Kalır?

Bediüzzaman, son iki şık için diyor ki: 

“Bu iki şık bedihîdir, delil istemiyor, göz ile görünür.” Yani bu şıklardan herkesin gözü ile gördüğü, son ikisidir. Yani ölüm zahir nazarda, ya tek başına bir hapis kapısı, ya da bir idam kapısıdır. 

Ölümü ve kabri bu iki tehlikeli görünüşten kurtarmak imanla mümkündür. 

İman varsa, salih amel de varsa insan Allah’ın rahmetiyle bu son iki tehlikeden kurtulabiliyor.  

Risale-i Nur işte bu noktada elimizden tutuyor. İmanla kabre girmemizi inşallah temin ediyor. 

Günahta aşırı gidenler ahirete inanıyorlar; fakat inandıklarını yaşamıyorlar. Ahireti düşünmeden günahlara ve sefahete dalmışlar. Bu nedenle de kabri yalnız başına bir hapis kapısı görmeye başlamışlar. Bunlar gördükleri gibi kabirde cezaya uğrayacaklar, yani ceza olarak kabirde yalnız başına kalacaklar.  

Amel Cinsinden Gelen Cezalar

Âhirete inanmayanlara gelince, bunlar kabri sırf yokluk kapısı görüyorlar. 

Bunlara göre kabirde hayat ve ahret diye bir şey yok! Artık sırf yokluk söz konusu. Zaten önceden de sırf yokluk vardı. 

Böyle inanan birisine ceza olarak kabirde sırf yokluk cezası gelmesi, ‘ceza amel cinsinden gelir’ kuralına uygundur. Öyle ki, mademki sen ahrete inanmadın, kabri sırf yokluk gördün, öyleyse ölünce sırf yokmuşsun gibi olacaksın!

Aslında sırf yokluk esasen yoktur. Fakat burada sırf yokluk cezası bir kabir azabıdır. Yoksa diriliş gününde dirilmek ve mahşer mahkemesine çıkmak herkes için vardır. Bu ayrı mesele!

Fakat sen mutlak yokluğa inandın! Mutlak yokluk cezasını kabirde görmeyi hak ettin. Başka bir ifadeyle, “sen unuttuğun için, unutulmaya mahkûm oldun!” 

Şu ayette ifade edildiği gibi: “Onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve ayetlerimizi nasıl inkâr edip durdularsa, biz de onları bugün öyle unuturuz.”3 

Kabir duvarlarının ve taşlarının nasıl olacağının hiçbir kıymeti yoktur. Dinen de bir değeri yoktur. Çiçek dikilmesi için taşların ortalarında toprak kısmı olabilir. Böylece dikilen çiçeğin zikrinden ölen kimse inşallah istifade eder.

Ölenlerimize rahmet diliyorum.

Dipnotlar:

1- Sözler, s. 27., 2- Sözler, s. 131., 3- Araf Suresi: 51

Okunma Sayısı: 5131
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Enver şahin

    28.2.2024 11:11:08

    Muhterem hocam, 1938 yılında babamın anası mezarlığın bir bölümüne aile mezarlığı gibi yan yana anası bacıları yeğenleri olarak sıralanmışlar. Mezarlık 41 yıldır baraj gölü altında, sonbahar ve kışta açılmaktadır. Babamda halen vicdani rahatsızlık duymaktadır, kabri nakil yapmadım diye. Su çekildiği zaman kabri açsak cesed bulabilirmiyiz ve ailenin içinden sadece anasını alırsak diğerlerine hürmetsizlik etmiş olurmuyuz? Cenaze namazı gerekirmi? Selamlar efendim

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı