"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Herkes haddini bilecek!

Zeynep ÇAKIR
17 Ocak 2024, Çarşamba
Bu zamanın en dehşetli hastalığı nedir derseniz, bence hadsizlik.

Hadsizlikte sınır tanımayan davranışlara ya tanık oluyoruz ya da maruz kalıyoruz maalesef. Geçen marketteyim. Kasiyer kız “poşet istiyor musun” dedi. Sonra yine ‘Sen’ diyerek bir cümle daha kurdu.

“Sen” değil “Siz” dedim kızgın bir şekilde. İlave hiç bir cümle kurmadan, açıklamaya girişmeden...

Arkadaşlarıma, çevreme bu tepkimi söylediğimde, “Aman boş ver seviye işte takılma... Herkes aynı görgüye sahip olamaz, üstünde bile durma” diyorlar.

Yakın çevremizde bu örnek ne ki, daha nelerine, ne özellere burun sokulup akıl vermelere hepimiz maruz kalıyoruz zaman zaman. Cahilliğine, büyük olduğuna, ‘o da öyle görmüş öyle davranıyor’lara, art niyetli olmadığına... Dahası her hoşumuza gitmeyen tavra müdahale etmemeyi, ses çıkarmamayı edep ve saygı gereği kabul ediyoruz.

Ama muhatabımızı tanıyoruz, ona göre bir iletişim şeklimiz var. Toplumda bu şekildeki hitap şeklinin öyle kişisel olmadığını, kasiyer kızın örneğinde olduğu gibi, çok yaygınlaştığını hayretle müşahade ediyorum. Selam hal hatır âdâbından bu derekeye ne ara indiğimize maatteessüf şaşırıp kalıyorum.

Sen hitabının bir saldırı şekline ve kastî bir hâl olduğuna tanık olmak isteyen sosyal medya ortamlarındaki yorumlara bir baksın. ‘Nene, teyze sen öyle yap(!), oldu sen dedin diye seyretmeyelim, yapmayalım... Sen mağarana dön!’

Bu ifadeler aslında mensup olunan fikrin sahiplerine düşmanlığın ifadesi. Bilerek, kastî ve saygısızlık yapmaktan zevk alarak hem de... Eskiden kötü söz sahibine aittir denirdi, buna tamam. Ama şimdiki kötü söz sahipleri resmen mensup olduğu ideolojinin yobazı ve dilini bu şekilde kullanması da bir nevi silah. Güya hadsizlikle, saygısızlıkla, tezyif eden hitap ve cümlelerle nefret ettiği gruptan intikamını alacak.

Gemide araba parkında bir problem oldu. Kapılar açılmayacak kadar yakın. Dışarı çıkamıyoruz, rica ediyoruz araç sahibi biraz yana çeksin de çıkalım. Arabadan bir adam iniyor, bağırıyor, çağırıyor, tuhaf tuhaf konuşuyor. Yarım saniye içinde sağa yanaşacak halbuki. Ruh hastası mıdır nedir dedik.

Yok tamamen bilinçli yapıyor. Zira iki başörtülü gördü ya, işini kolaylaştırmayacak. Kırmızı gören boğaya dönüşüyor bir anda.

Demem o ki hadsizlik ve saygısızlık o kızdaki gibi terbiye ve görgü eksikliğinden olsa keşke... Daha girift, linç edici bir hazımsızlıktan kaynaklı bir terbiyesizliğe maruz kalıyoruz. Siyasî görüşünü beğenmeyen, görünüşünü beğenmeyen, fikrini asla kabul etmeyen, bu toplumda varlığını bile istemeyen, karşısındakine terbiyesizce konuşma hakkını kendinde buluyor ki bu çok tehlikeli bir durum. Biri, herkese açık bir şekilde görüşünü paylaştıysan, her türlü eleştiriye de açık olacaksın diyor zavallı. Tenkit ve hakaret arasındaki farkı bile bilmeyecek bir densizlikle üstelik.

Eski saygı kültürünün yerle yeksan olduğunu nicedir konuşuyoruz. Lakin bu bilinçli hadsizlik ve saygısızlığın haddi hududu olmadığını ve nerede duracağını da kestiremediğimiz zamanları yaşıyoruz.

“Edep Ya Hu.” Her evde serlevha olsa da asılsa keşke..!

Okunma Sayısı: 2086
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Zeynep Çakır

    17.1.2024 23:54:23

    Değerli yorumlarınız ve konuya getirilen bakış açılarıyla katkılarınız için teşekkür ederim

  • Mustafa Gürbıyık

    17.1.2024 23:39:05

    Zeynep Hanım,bu tür incelikler terbiye meselesidir..En büyük düşmanımız CEHALET malum..Japonlar gibi aile ve okuldan başlamalı..Yıllarca bu konulara her ders 5dk.ayırdım..Topyekun olmalı bu iş..Ben derhal şikayet edip,terbiye ettiriyorum bu tür kasiyerleri..Maalesef ki eğitmeden görev veriyorlar..Yumuşak bir üslup ile kısaca izah da edilebilir..Kalp kırmadan..stress yapmadan..Acizane olarak anlamayanı şikayet ediyorum..Anlayanı kazanmış oluyorum..Teşekkür ediyorum..Şehrimdeki kasiyerlerin çoğu ile kardeş gibiyiz..Sonuçta onlar da insan..Hoşgörülü olmak..Müsbet hareket kazandırıyor her zaman..

  • hasan

    17.1.2024 19:38:34

    Değerli Hocam Açık ve net bir şekilde ,duygu ve düşüncelerimize tercüman olarak hal ve gidişi resmetmişsiniz ,tebrik ve teşekkür ederim Müsadenizle ve çözüm için ufak bir katkı; kasiyer vb hizmet sektöründeki tüm elemanların daima üst kontrol ve kaliteyi ve verimliliği denetleme birimleri var ve mutlaka bu tur tezyif kokan söz ve davranışları iletmeli... Herkes daha çok verimlilik satış ve gelir ve müşteri bekliyor .Bireysel kem söz ve kem davranışlar bizi yıpratmamalı. Sosyal dokuda da yapacak katkılarımız olabilir . Merhaba Hoşgeldiniz Nasıl yardımcı olabilirim ...yine beklerim iyi günler efendim vb. Dün markette hiç tanımadığım kasiyer zevk ve istekle poşeti kendisi açıp ürünleri yerleştirince çok duygulandım. Güzel olacak inşaallah. İşini ve konumunu sevmiyen ve isteksiz ve mutsuz personel her yerde mevcut. Bu da geçer ya Hu cc demeli.. Selam ve hürmet ediyoruz...

  • Kağan Y

    17.1.2024 18:02:43

    Başlığa üzülerek muhalefet ettiğim bir nokta var ki şimdilik ufukta herkes haddini bilecekmiş gibi görünmüyor. Haddini bilenler azalıyor gibi. İsterseniz bilboardlara Edep Ya Hu reklamları verelim. İnsanlar tevbe etmezse, pişmanlıkla özür dileme yoluna girmezse işimiz zor. O bakımdan Allah'a tevbe etmek ve insanlardan özür dilemek konusunda daha fazla tahşidat gerektiği kanaatindeyim.

  • Kağan Y

    17.1.2024 17:47:49

    Bu sınır aşıldı galiba. Kendimizi Avrupa'da hissedip öyle yaşalım. Yeni durumu anlamaya çalışalım. Buna engel olamadık. Başka değişkenler de var. Haksız gördüklerimizin de belki haklılık payları vardır. Neticede yeni dönemi anlayarak hareket tarzımızı güncellememiz gerekecek gibi görünüyor.

  • Said Yüksekdağ

    17.1.2024 16:48:50

    Toplumun kanayan ve hâlâ taze olan belki de kabuk bağlaması yıllar alacak bir yarasını kaleme almışsınız. Ne yazık ki ahlak, edep ve hoşgörü konusunda gençlerimiz çok sıkıntılı. Bu sorun nasıl hallolacak?

  • H.osman

    17.1.2024 12:50:32

    Hadsizlik her yerde, her değerin her şeyin altını boşalttılar.Buna başörtüsü dahil, giyim kuşam için bir aksesuar sanki...Dine karşı zihniyetin mantalitesi zaten belli hiç değişmiyor ki...

  • Müjdat Bayar

    17.1.2024 12:28:35

    Geçenlerde, ilk ve son defa gittiğim, yaşını almış bir berber küfürlü konuşuyordu . Fena bir hâldeyiz maalesef.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı