"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

TÜFE

Adnan NACİR
26 Ocak 2020, Pazar 01:53
Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan bir yazım için TÜİK tarafından bir düzeltme metni geldi.

Mizahî bir yazıda enflasyon ve TÜİK üzerine yazılan cümlelere benzer bir metin gelince şaşırmadım değil. Suyu görünce teyemmüm bozulurmuş, aşağıda okuyacağınız bu düzeltme metni sebebiyle bu hafta komik şeyler yazmayacağım:

Gazetenizin 08.12.2019 tarihli nüshasının 11’inci sayfasında Adnan NACİR’e ait “Termodinamiğin İkinci Yasasını Veto Ediyorum!” başlıklı köşe yazısında; “TÜİK’lik ilkesi” başlığı altında “TÜİK’lik, devlet sayı işleri ile halkın yaşayışlarının birbirine karışmaması her birinin kafasına göre takılması demektir. Meselâ, TÜİK bir enflasyon rakamı açıklar, halkın sadece yüzde sekizi bunu inandırıcı bulur. Zaman zaman aynı rakam olabilirler, ama halkın markete pazara gittiğinde yaşadığı fiyat artışı miktarını, TÜİK enflasyon rakamına uygulamak istemesi yanlış olur. Nerede görülmüş ayakların baş olduğu? Herkesin kendine göre bir enflasyon rakamı var, onu ne yapacağız? Enflasyon dediğin tek olur, herkes ona uyar. Uymayanın da keyfi bilir. TÜİK’i dinlerseniz vatandaşa şöyle hitap ettiğini anlarsınız: “Ben buna mecburum, sen bilemezsin/ Büyüdükçe büyüyor ekonomin /Hedefleri mıh gibi tutturuyorum /Ben buna mecburum, sen bilemezsin” TÜİK’te enflasyonu hesaplayan birimin başındaki arkadaş eskiden Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı ‘nda çalışıyormuş, söyleyeyim artık enflasyonun yanında ülke olarak entropi rakamımızı da hesaplasın.“ ifadeleri yer almaktadır.

ÜRETİLEN İSTATİSTİKLER

2005 yılında yürürlüğe giren 5429 Sayılı Türkiye İstatistik Kanunu, Birleşmiş Milletler tarafından 1992 yılında kabul edilen resmî istatistik temel ilkeleri ve Avrupa Komisyonu tarafından 2005 yılında kabul edilen Avrupa İstatistikleri Uygulama Esaslarını ihtiva etmekte olup Türkiye İstatistik Kurumu’nun meslekî ve teknik bağımsızlığını teminat altına almaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ürettiği bütün istatistiklerde olduğu gibi tüketici fiyat endeksini (TÜFE) uluslar arası normlarda; meslekî bağımsızlık, şeffaflık, karşılaştırılabilirlik, tarafsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı olarak, Avrupa Birliği ve dünya genelinde geçerli olan, uluslar arası kurumlar tarafından tavsiye edilen yöntem, tanım ve kavramları kullanarak hesaplamaktadır. Söz konusu kavram ve yöntemler ile uygulama sonuçları yerli ve yabancı kurum ve kuruluşlardaki uzmanların değerlendirmelerine açık olduğu gibi, en ayrıntılı düzeyde de kamuoyu ile paylaşılmaktadır. TÜFE hesaplamalarında kullanılan ağırlıklar, madde sepeti ve fiyatlar şeffaflık politikası gereği Türkiye İstatistik Kurumu internet sayfasında da yayımlanmaktadır. Bu alanda TÜİK, dünyada en şeffaf kurumlar arasında yer almaktadır.

Tüketici fiyat endeksi, belirli bir gelir grubunu dikkate alarak değil, bütün Türkiye’yi kapsayacak şekilde hesaplanmaktadır. Ne enflasyon sepeti ne de açıklanan değişim oranları tek bir ferdi yansıtmamakta, ülke ortalamasını ifade etmektedir. Diğer ülke enflasyon rakamlarında olduğu gibi Türkiye rakamları da belirli bir gelir grubuna ait olmayıp ülkenin tamamına yönelik bir göstergedir. Bu durum sadece Türkiye için değil bütün ülkeler için geçerli bir durumdur. TÜİK, bu anlamda daha sağlıklı değerlendirmelerin yapılabilmesi açısından ana harcama grupları (12 ana harcama grubu-gıda ve alkolsüz içecekler, giyim ve ayakkabı, eğitim vb.) ve daha alt kırılımlarda TÜFE sonuçlarını yayınlamaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu tüketici fiyat endeksi hesaplamalarında uluslar arası alanda önerilmeyen hiçbir yöntem kullanılmamaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumu, TÜFE dahil bütün istatistiklerini uluslar arası normlar çerçevesinde üretmek için gerekli kurumsallaşmayı gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla TÜİK tarafından hesaplanan TÜFE kişilerden ve makamlardan bağımsız olarak hesaplanmaktadır ve hesaplanmaya devam edecektir.

Konu ile ilgili olarak, Millî Şairimiz Mehmet Âkif’ten ilhamen aklıma gelen birkaç mısra:

“Ayın on beşi oldu ki mu’tada inkıyad ile ben

Sabahleyin maaşı çekmiştim erkenden

Asgarî ücret yoksulluğun kenarı demek

Pazarda dolaşılmaz ki öyle sepeti “full”eyerek

-Ayakta durmaya elbirliğiyle gayret eden 

Lisân-ı hâl ile amma rükûa niyyet eden-

O sâl-hûrde, harap maaşın alacaklarına

Sığınmış öyle giderken, hemen ayaklarına

Delilimin koca bir şey takıldı... Baktım ki:

Genişçe bir tüfe yatmakta, hem epey eski.

Bu bir enflasyon tüfesiymiş... Aceb kimin?

Derken; yüzde on üç civarında bir tüvik gelip öteden,

Gerildi, tekmeyi indirdi öyle bir tüfeye 

Tekermeker tüfe bitâb düştü ta öteye...”

Okunma Sayısı: 1137
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı