"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsan, gizli olduğunu sandığı yerde kimdir? - Vicdanın sessiz imtihanları-2

M. Said BAYRAKLILAR
19 Ağustos 2026, Çarşamba
İnsan karakteri çoğu zaman kalabalıkların içinde değil, görünmediğini düşündüğü anlarda ortaya çıkar. Kalabalık içinde herkes dikkatli davranabilir. İnsan, yüzüne bakılan yerde kelimelerini tartar.

Fakat perde kapandığında, telefon elde kaldığında, özel mesaj ekranı açıldığında veya küçük bir grubun içinde konuşurken içte saklanan başka bir insan görünebilir.

Belki de bu yüzden bazı insanlar açıktan yapmayacağı şeyleri kapalı alanlarda rahatlıkla yapar. Yüzüne gülümseyip arkasından başka konuşmak, topluluk içinde savunduğu bir şeyi özel konuşmalarda alaya almak, açıkta nezaket gösterip gizlide itibarsızlaştırmak… Çünkü nefis, görünmezlik hissini sever.

Psikolojide de buna yakın bir durumdan söz edilir: Anonimlik ve görünmediğini sanma hâli, insanın ahlâkî frenlerini zayıflatabilir. Sosyal medyada insanların normal hayatta söylemeyeceği cümleleri rahatça yazabilmesi biraz bununla ilgilidir. Ekran, insana sahte bir gizlilik hissi verir. Fakat o anda unutulan temel bir hakikat vardır: Gizlenmek, görünmemek değildir.

Bu noktada Zübeyir Ağabey’den nakledilen1 şu ölçü sarsıcıdır: “Şu telefonda konuşurken, bunun ucunun emniyette olduğunu biliyorsun. E ona göre konuş.” İlk bakışta bu söz sadece tedbir gibi görünür. Hâlbuki meselenin özü teknik değil, ahlâkîdir. Çünkü hemen arkasından asıl ölçü gelir: “Biz Allah huzurunda hesap vereceğiz.” Yani mesele yalnızca başkalarının dinlemesi değildir. Asıl mesele, insanın görünmediğini sandığı yerde bile kendini murakabe altında hissetmesidir.

İhlâs Risalesi’nde geçen “Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı” ölçüsü de insanın gizli tarafını terbiye eden bir esastır. Çünkü insan yalnız insanların gördüğü yerde düzgün olmaya çalışırsa, ahlâkını topluma göre şekillendirmiş olur. Fakat görünmediği yerde de dikkat ediyorsa, orada başka bir şey başlar: Huzur.2

Gıybet meselesi de bu noktaya temas eder. İnsan çoğu zaman gıybeti büyük bir kötülük gibi değil, küçük bir rahatlama biçimi gibi görür. Birisini konuşurken nefis kendini üstün hisseder. Karşı taraf küçüldükçe insan kendi eksiklerini daha az duyar. Böylece bazı toplantılar hakikat paylaşımından çok, ortak gıybet üzerinden kurulan psikolojik rahatlama alanlarına dönüşür.

Zübeyir Ağabey’in “Yüzüne söyleyemeyeceğin şeyi arkasından konuşma” ölçüsü burada insanı sadece susturmaz; dürüstlüğe davet eder. Çünkü insan bazen doğru olduğunu düşündüğü bir şeyi bile muhatabının yüzüne söylemek yerine arkasından konuşmayı tercih eder. Yüzüne söylemek mesuliyet ister; nezaket, delil ve bedel ister. Arkadan konuşmak ise çoğu zaman daha kolaydır.

Bugün dijital dünyada bu imtihan daha da inceldi. Kapalı gruplar, özel mesajlar, anonim hesaplar, ekran görüntüleri… İnsanlar artık sözün kayıt altında kalabileceğini biliyor; fakat yine de nefsin kendini denetimsiz hissettiği yerlerde konuşmaya devam ediyor.

Hâlbuki mü’min için asıl ahlâk, kimsenin görmediği yerde başlar. Bir insanın gerçek karakteri bazen kürsüde konuşurken değil, küçük bir WhatsApp grubunda yazarken ortaya çıkar. Çünkü insan orada rol yapmayı bırakır.

İnsan bu hakikati gerçekten hayatına taşıdığında, sözlerinin ortaya çıkmasından çok, Allah huzurunda hesabını verememekten çekinir. O zaman dili, öfkesi, gizli konuşmaları ve susması gereken yerlerdeki susuşu yavaş yavaş değişmeye başlar.

Dipnotlar:

1. https://www.yeniasya.com.tr/dizi/mehmet-kutlular-zubeyir-gunduzalp-i-anlatiyor-zubeyir-agabeyin-olcusu-risale-i-nur-a-sadakatti_596006

2. Said Nursî, Lem’alar, s. 279.

Okunma Sayısı: 111
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı