"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

CHP’den ders al Madame Lö Pen!

Ahmet BATTAL
26 Nisan 2022, Salı
Fransa’da önceki günkü cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “aşırı sağcı” denilen rakibi Le Pen’i açık farkla (bizdeki tabiriyle sandıkları patlata patlata) yenen Macron yeniden cumhurbaşkanı olmuş.

Biz iki liderin canlı yayında başörtüsü tartışması yapmasından çok memnun olmuştuk. 

Bir İslam ülkesi olan Türkiye’ye asla yakışmayan bu tartışma artık İslam’a kucak açmaya hazırlanan Avrupa’nın meselesidir ve kazananın kim olacağı da bellidir. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu hem kendisini ve hem de partisini bu konuda dönüştürmeyi önemli ölçüde başarmıştır.

Bediüzzaman’a ait kavramsallaştırmayla, şeair de denilen “toplumsal dinî motifler” jakoben ve militan laiklik bahaneleriyle yasaklanamaz. Bunları yasaklamak din ve vicdan özgürlüğüne ve özgürlüklere saygılı laikliğe açıkça aykırıdır. 

Tek parti döneminde “halka rağmen ve halk için” denilerek yapılan devrimleri “benim dönemimde yapıldı, demek ki doğruydu” diyerek ölümüne savunan eski CHP artık yok. 

Bu, Türkiye’de dindar demokratların başarısıdır. 

Dini siyasetine alet edenlerin, bilhassa 1994 sonrasında kendileri sayesinde artan ve iki taraf da çektiği ipi gevşetmeye yanaşmadığı için kördüğüme dönüşen ve sonra ancak karşı tarafın ipi gevşetmesi ile çözülebilir hale gelen ve fiilen çözülen başörtüsü meselesi için “bizim sayemizde halledildi” demeleri tam bir açmazdır. 

Aynı kitlenin “CHP bizim sayemizde dönüştü” demelerini bekleriz ama onu da -yarım ağızla bile olsa- diyemiyorlar, zira CHP’nin dönüşümünü, kendileri için istismar alanı daralması ve oy kaybı olarak gördükleri için hazmedemiyorlar. 

İşte biz CHP’nin bu başarıyı Avrupa’ya da taşımasını bu sebeple de canugönülden istiyoruz. 

Zira başörtüsü, minare, ezan, “elbaki hüvelbaki”li mezar taşı ve hatta oruca ve oruçluya ibadeti sebebiyle hürmet gibi İslamî şeair, artık Türkiye’nin ve İslamîleştirilebilir bir demokrasiyi benimseyen İslam ülkelerinin değil, demokrasisine ruh giydirmeye çalışan Batı’nın konusudur. 

“Başörtüsü İslamcıların dayattığı bir üniformadır, seçilirsem kamusal alanda baş örtmeyi yasaklayacağım” diyen yasakçı rakibi Lö Pen’e, “Eğer yasaklarsan iç savaş çıkar” diyen Makron da bu tartışmada şeairden yanadır. Esasen yine Bediüzzaman’a ait olan “iki Avrupa telakkisi” ayrımında Makron birinci Avrupa’yı temsil eder görünüyor. 

Bir zamanlar bize de uğrayan militan laikliğin de kaynağı olan ve laikliğin merkezi denilen Fransa’dan yankılanan şu sözler kendisine ait: 

“Laiklik bir dinle savaşmıyor. Eğer başörtüsünü yasaklarsanız, iç savaş çıkarırsınız. Fransa, kamusal alanda dinî sembolleri yasaklayan dünyadaki ilk ülke olur. Bu Fransız ruhuna ihanet olur.”

Bu sefer bu Fransız ruhu kazandı. Hep kazansın ve nurlansın İnşallah. 

Okunma Sayısı: 1818
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Şevket PAksoy

    26.4.2022 17:03:33

    güzel bir yazı kaleminize yüreğinize sağlık..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı