"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cumhurbelediye başkanlığı hükümet sistemi

Ahmet BATTAL
02 Mart 2024, Cumartesi
Planlayıcılarının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adını verdikleri garabete ve sistemsizliğe memleketi sokmaya çalıştıkları sıralarda İbrahim Özdabak’ın bir karikatürü çok meşhur olmuştu.

Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım’ı makamından kaldırmış ve ayağını Başbakanlık makamına uzatmış halde tasvir edilmişti. 

O tasvirin doğruluğunda şüphe yok. Bu sebeple makam ve koltuk sahibi herkes “acaba beni ne zaman kaldırır” diye düşünüyor. 

O kadar ki yargı ve yüksek yargı mensupları için bile bir risk var. 

Zaten bir hiyerarşi gerektiren yürütme organının içindeki makamların Erdoğan’a bağlı olmasında bir problem görülmeyebilir. 

Ama mahalli idareler kendi içinde ayrı bir yürütmedir. Belediye başkanının amiri yoktur. Valiye, kaymakama bağlı değildir. Belde halkı seçer, yönlendirir, siyasi hesabı da o halk sorar. 

Belediye başkanı merkezî idarenin bir parçası değildir. Bakanlıkların taşra teşkilatı değildir. 

Projeler mahallîdir. Kaynaklar mahallîdir.

Ama Erdoğan karizmasına bağlanmış tek adam sevdasında durum böyle olmuyor. 

Beş sene önce mahalli seçimler yaklaştığında Erdoğan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’i istifaya zorlamıştı. Bu duruma herkes şaşırmıştı. Ama alıştı. 

Sonrasında ne İstanbul’da ve ne de Ankara’da AKP zihniyeti kurumsal olarak dikiş tutturamadı. Her şey ve herkes Erdoğan’ın gölgesinde kaldı. 

Bu sebeple bir ay sonra yapılacak seçime doğru İstanbul’da Murat Kurum’un en zor işi seçmene kendisini tanıtmak.   

Zira belediye başkan adayı olarak neredeyse her gittiği açılışa Erdoğan’la birlikte gidiyor ve her yerde eski siyasi refikleri durumundaki bakanlarla bir arada kalıyor, “araya kaynamış yabancı” gibi kaynayıp gidiyor. 

Erdoğan “gel Murat” demedikçe öne çıkamıyor. Halka kendisini ve “kendi projelerini” ifade edemiyor. Hep gölgede, hep ikinci, beşinci planda.

Çok tarafsız(!) olduğu için İmamoğlu’na hiç yer vermeyen TRT bile haberlerinde önce Erdoğan ve sonra Murat Kurum’u gösteriyor. 

Oysa rakibi Ekrem İmamoğlu beş senedir vitrinde. Partisinin genel başkanı Özgür Özel bile en azından şimdilik kendisini gölgeleyecek durumda değil. 

Yani Kurum hem rakibiyle hem de adeta amiriyle yarışıyor. 

Üstelik yarışı kazansa bile oturacağı koltukta kalacağının garantisi yok. “Git Murat” denince “seçildim, gitmem” diyecek bir kapasitenin zerresi yok.

Yarış işte bu şartlarda sürüyor. 

İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı seçiminde AKP’ye rey verecek seçmen, aday kim olursa olsun verecek. Zira onlar için Erdoğan karizması yetiyor. Tercihtir. Her tercih gibi buna da saygı duyulur.

Tereddütlü seçmen ise adayı görmek ve tanımak istiyor ve fakat başaramıyor. 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni planlayanlar bu riski düşünmemişlerdi. 

Herhalde bugünlerde onların da aklına gelen en iyi çözüm “Cumhurbelediye başkanlığı hükümet sistemi” olsa gerektir. 

Diğer yerlerde değilse de İstanbul ve Ankara’da belediye başkanlığı makamını kaldırıp yürütmenin de devletin de başı olan Cumhurbaşkanına bağlamak tek çare! 

Böylece başkan değiştirme kararları daha hızlı alınır… 

Böylece Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda olduğu gibi gerekirse beş senede beş başkan görürüz. Ama hepsi bir Erdoğan olur. Olur ve biter. 

Haydi sandığa…

Okunma Sayısı: 1467
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    2.3.2024 11:02:37

    Bunca masrafa ve zaman kaybına ne gerek var. Hocamın ismini koyduğu "Cumhur Belediye Başkanlığı Hükumet Sistemi"'ne geçilsin, hem kayyum atama zahmetinden de kurtulmuş olurlar, hem iki başlılığı ortadan kaldırıp, itiş kakışı bırakıp bir buyrukla memleket gül gibi idare edilir. 1 nisanda eğer Ankara İstanbul hükumete geçmezse, meclis çoğunluğuna dayanarak bir torba yasayla bu işi halletsinler olsun bitsin bu iş. Nasıl olsa bu işlere teşne küçük menfaatlerini kollayan köylü kurnazlığında "hökümetten yana olalımki hizmet gelsin" diyen bir halk kesimi olduğunu biliyor reis onu dillendiriyor. Takke, baş meselesi...

  • S.topuz

    2.3.2024 08:35:10

    ..."Dördüncü günü ve devresi âdileşir, bir şey yapmaz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır." diye, gayet yüksek bir belâgatla ümmetine haber vermiş. Şualar - 587 ..."Rivayetler, Deccal'ın dehşetli fitnesi İslâmlarda olacağını gösterir ki, bütün ümmet istiaze etmiş. لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ Bunun bir tevili şudur ki: İslâmların Deccal'ı ayrıdır. Hattâ bir kısım ehl-i tahkik İmam-ı Ali'nin (R.A.) dediği gibi demişler ki: Onların Deccal'ı Süfyan'dır. İslâmlar içinde çıkacak, aldatmakla iş görecek. Kâfirlerin Büyük Deccal'ı ayrıdır. Yoksa Büyük Deccal'ın cebr ve ceberut-u mutlakına karşı itaat etmeyen şehid olur ve istemeyerek itaat eden kâfir olmaz, belki günahkâr da olmaz."... Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı Şualar - 585 Allahümme ecirna min fitneti AHIRIZZAMAN...! Amiiin!

  • Arda Yıldız

    2.3.2024 07:50:40

    Murat Kurum yarışmıyor ki. O vitrin kısmı. Asıl seçim İmamoğlu ile Erdoğan arasında geçiyor. Karadenizli siyasetçilere mecbur kaldık 80 milyon insan.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı