"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adalet ve demokrasi isteyen Kemalistlere...

Ahmet BATTAL
07 Haziran 2026, Pazar
Öncelikle Kemalizm ile Atatürkçülük tamamen aynı şeyler değil. “Kemalist misiniz?” sorusuna “hayır” diyenler “Atatürkçü müsünüz?” sorusuna “evet” diyebiliyorlar. Böylece anlaşılıyor ki her Atatürkçü Kemalist değildir ama her Kemalist Atatürkçüdür.

Ayrıca “Atatürk’ü seviyorum” diyenlerin bu sevgisinin sebepleri ve “onu her şeyiyle yani her fikriyle ve her icraatıyla seviyorum” deyip demedikleri de ayrı bir bahistir ve bilhassa son dönemde manipülasyonlarla artmış gibi görünen bu sevginin kapsamı belirsizdir.

Bu farklılaşmanın ve belirsizliklerin sebebi ve anlamlı olup olmadığı tartışılabilir ama neticeyi değiştirmez. 

İkincisi, biz Kemalistlerin ya da Atatürkçülerin de demokratik toplumun bir parçası olarak yaşayabileceklerine inanıyoruz. Yeter ki demokrasiye karşı bir fiilî tavırları olmasın. (Darbeci subaylar ve siviller bu sebeple ciddi bir risktir.)

Gelelim mevzuya…

Türk toplumu muhafazakârdır. Muhafazakar bir toplumda Kemalizm’in devrimci fikirlerini gerçekten savunmak marjinal kalmayı benimsemek ve kabullenmek demektir. 

Resmî bayramlarda ve 10 Kasım gibi diğer bazı resmî yapılanmalarda toplumun çoğunluğunun Kemalist ya da Atatürkçü eğilimler sergiliyor olması ya da bilhassa son yıllarda Anıtkabir’in yarı turistik bir ziyaretgâh haline gelmesi bu gerçeği değiştirmez. 

Kemalizm’in ya da Atatürkçülüğün bu milletin kalbinde gerçekte yer bulamayacak olmasının sebebi nedir? 

Kanaatimizce en önemli sebebi, savaş dönemi ideolojisi olan Kemalizm’in demokrasi ve adalet teorisi içermemesi ve adalet pratiğine atıf yapamamasıdır. 

Her ideoloji, devleti devlet eliyle dönüştürmeyi hedefler. (Demokrasi ise bu yönüyle bir ideoloji değildir. Devleti devrimci anlayışla dönüştürmeyi değil, devleti hizmetkâr devlet haline getirmeyi ve bu pozisyonda tutmayı hedefler.) 

Kemalizm’in ideolojisi elbette M. Kemal eliyle kurulmuş ve devrimleriyle tatbik edilmiştir. 

Bu sebeple M. Kemal’in demokrasi lehinde tek bir fikrini ya da vecizesini bulamazsınız. (Bu tercihte elbette o dönemin Faşizm, Nazizm, Leninizm Maoizm gibi demokrasi düşmanı ideolojilerinin de büyük etkisi ve katkısı olmuştur). 

Kemalizm bu sebeple demokrasiye karşıdır. Bu sebeple, demokrasi CHP’nin altı okundan biri değildir. Zira demokratlık o oklardan biri ve birincisi olan laikleştirici inkılâpçılığa zıttır. Çok partili hayattaki CHP’nin en büyük açmazı budur.

Demokratlık o oklardan bir diğerini, laiklik ilkesini de daraltıp dönüştürmüştür. Tek parti dönemindeki cebrî laiklik uygulamaları devleti laikleştirme bahanesiyle yapılıyordu ama aslında toplumu dinsizleştirmeye yönelikti. Tutmadı. Tutmayacağı belliydi.  

Demokrasiye geçildi, Demokratların iktidarında bu kötü gidiş durduruldu. Elbette onların içinde de gizli zındıklar vardı ve insanları dinden soğutmak için dini siyasete alet etmek yolunu tercih ettiler. 

Kemalizm’in devletçilik ilkesi de sanıldığının aksine sosyal devletçilik değildi. Zira demokrasiyi reddeden bir ideolojinin devletçiliği, sosyal devletçilik değil, olsa olsa kutsal devletçilik olabilir. Devleti kutsallaştıran her yöneticinin aslında kendisini kutsallaştırdığı ve dogmatik dokunulmazlığını arttırmaya çalıştığı açıktır. 

Kemalizm’in adalet ve sosyal adalet konusunda da istekli olmadığı açık. Altı oktan biri adalet değil. Olması mümkün de değil. Zira inkılapçılık adalete zıttır. İnkılapları yapabilmek ya da yerleştirebilmek gerekçesiyle tek parti döneminde işlenmiş olan zulümlerin haddi hesabı yok. 

Taha Akyol’un şaheseri “Atatürk’ün İhtilal Hukuku”, ayrıntılarını görmek isteyenlere yeterlidir. 

Zira şimdikiler dahil her ihtilalin kendi hukuku vardır ve bu hukuk(!) insan haklarından ve hürriyetlerinden önce gelir. 

Okunma Sayısı: 860
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Fahri Özkan

    7.06.2026 16:29:13

    Öğrenmek isteyene çok güzel bir yazı olmuş, eline sağlık

  • Enes

    7.06.2026 12:29:27

    Allah kemalistlere fırsat vermesin. Ellerine devlet gücü geçince neler yapabildiklerini gördük. Ezanı dahi kaldırdılar. Ellerine fırsat geçsin daha da fazlasını yaparlar. Kemalistlerden demokrat olmaz.

  • S.topuz

    7.06.2026 11:37:06

    "(Peygamberî)Rivayetlerde var ki: "Deccal'ın birinci günü bir senedir, ikinci günü bir ay, üçüncü günü bir hafta, dördüncü günü bir gündür." لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ Bunun iki tevili vardır:... İkinci tevili ise: Hem büyük Deccal'ın, hem İslâm Deccalı'nın üç devre-i istibdadları manasında üç eyyam var. "Bir günü, yani bir devre-i hükûmetinde öyle büyük icraat yapar ki, üçyüz senede yapılmaz. İkinci günü, yani ikinci devresi, bir senede otuz senede yapılmayan işleri yaptırır. Üçüncü günü ve devresi, bir senede yaptığı tebdiller on senede yapılmaz. Dördüncü günü ve devresi âdileşir,birşey(halt)yap(a)maz, yalnız vaziyeti(ne bahasına olursa olsun) muhafazaya çalışır." diye, gayet yüksek bir belâgatla ümmetine haber vermiş." Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Şualar - 587 - 😢🇹🇷😪😭🕊🕊🕊⚖🌍🇪🇺🕋🇩🇪🇹🇷🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S. Pelin Kurukahveci

    7.06.2026 10:47:19

    Kemalist, CHP'nin iktidarını savunan entelektüel aydın olarak görülen akademisyenleri dinlediğiniz zaman ne demek istediğimi anlayabilirsiniz. Cemaat ve tarikatları tehdit olarak lanse ediyorlar. Cemaat ve tarikatların çocukların, gençlerin, kadınların beynini yıkadığı ve özgürlüklerini ellerinden aldığını ifade ediyorlar. Yeni kurulacak ilk CHP hükumetinin bu gençleri, çocukları ve kadınları cemaatlerin ellerinden kurtarması gerektiğini ifade ediyorlar. Bu söylemleri öyle marjinal kanallarda ifade etmiyorlar. Medyascope gibi liberal amerikancı yayın organlarında bu tür zırvalar ciddi ciddi hem de akademisyen titri olan solcular tarafından agresif bir şekilde dillendiriliyor.

  • S. Pelin Kurukahveci

    7.06.2026 10:42:01

    Ahmet hocam benim de gözlemlediğim kadarıyla Kemalist-Atatürkçü ayırımında haklısınız. Atatürkçülük toplumun her kesiminde örneklendirilebiliyor. Kemalistlik ise genel de CHP de toplanan bir ideoloji. Devleti Kemalistlerin kurduğu ve bu ülkeye sahip olduklarını düşünüyorlar. Materyalist, despot bir dünya görüşünü zorla topluma dikte etmeye çalışıyorlar. İnkilapların savunucuları olduklarını düşünüyorlar. İslam dinini kültürel alana hapsedip inanç alanında tamamen dinsiz bir toplum inşa etmeye çalılıyorlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı