"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

DD hakkında SSS

Ahmet BATTAL
21 Ocak 2021, Perşembe
Dijital Devletler pasaport dağıtan modern çağ devletlerine karşı mücadelesini çoktan kazandı.

Sosyal medyanın iktidarları sarıcı ve sarsıcı kudretini de yeni muktedirleri seçici ve yönlendirici gücünü de hepimiz yakından biliyoruz.

Aslında çok eskiden beri yapılan birçok bilim kurgu filminden de bildiğimiz üzere, geleceğin devletlerini ya da –belki- tek devletini, klâsik siyasetçiler değil digit uzmanları yönetecek.

Sosyal medya fenomenlerinin bir tür siyasî karizması da sarsıcı ve uyarıcı.

Yine sosyal medya uygulamalarının ve onların ardındaki dijital ordunun bir devlet ve ordusu gibi güç ve yetke/iktidar sahibi olduğunu biliyoruz.

Bu alanda da hangisi daha güçlü ise o en büyük Dijital Devlet oluyor. Hangisi diğer hangisini satın alıp bünyesine katarsa o DD diğerini ilhak etmiş oluyor.

Ülkeli devletler arasında kurulmuş uluslarüstü örgütler şaşkın. Zira onların kuruluşu için akdedilmiş olan mukavele, muahede, akit, anlaşma, andlaşma vs.nin hiçbiri bugünün ve geleceğin mekânsız Dijital Devletlerine uymuyor ve uygulanamıyor.

Merkezini dünyanın her yerine ve hatta uzaya nakledebilecek kadar esnek ve kaygan/kaypak olan bu sanal yapıların, bugünün sınırtaşlı devletlerinden birinin eline avucuna sığması da mümkün değil.

DD’lerin arkalarında elbette zenginler var. Ama belki de onlar da kimliği belirsizleri gizleyen paravanlar.

Şifreliliğe ve -aslında “kişiliksizlik” anlamındaki- kimliksizliğe yumrukların sallandığı bu hengâmede bir de devletsiz dijital para/blockchaine kavramı önümüze geliyor.

Paranın gücünü devletsiz hissetmek isteyenler, aralarında çıkacak ihtilâflarda kimi hakem yapacak? Devletsiz dünya hayali hiç bu kadar korkutucu olmamıştı. Yecüc mecüc buradan mı doğar?

Bu sebeple bu alanın sıkça sorulan sorularını cevaplayacak kadar bilgiye sahip olabilmemiz lâzım. Ama galiba mümkün de değil.

İlk elektronik beynin saydığı ve tarttığı bilgi kimseyi korkutmamıştı.

Şimdiki server’ların dünyanın sinir ağlarında dolaşan hangi bilgileri kim ve ne için tadıp tartıp ölçtüğünü bilmek kime ne fayda sağlayacak?

“Bilgi güçtür” deniyordu. Buna karşı da sadece dervişler, “hadi oradan, maddi güç bile pelteden ibaret beyindeki akılda değil, en güçlü kasla temsil edilen kalpte iken hele manevî gücün akılla ne alâkası var!” diyordu.

Güç nedir? Kuvvet midir yoksa güçlük ve zorluk mu? Bilgi güç müdür? Yoksa doğrusu “bilgiyi taşımanın kalp için çok güç” olduğu mudur? Hangisi size daha doğru geliyor?

“İnsan ise çok zalim ve çok cahildir”. Ona bunu hissettirecek bilgisayarlara ve ağlara sahip olması acaba insanı biraz olsun insan yapar mı?

Ölümsüz Elon Musk’lar doğmayacaksa, yeni bir dünya için, batsın bu dijital dünyanın DD’leri!

NOT: Söz, bu yazıyı da sosyal medyada paylaşacağız. Ta ki dilemma tamam olsun.

Okunma Sayısı: 1800
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı