"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dindarların cumhuriyeti

Ahmet BATTAL
10 Eylül 2020, Perşembe
Dün Kemalistlerin cumhuriyetten ne anladıklarını yazdık. Bugün de çeşitli türlü dindarların cumhuriyet hakkındaki fikir, bilgi ve algılarını yazalım:

1- Kemalist denilebilecek ölçüde M. Kemal hayranı olan ya da öyle görünen dindarların cumhuriyetten anladığı şu: 

“Kurtuluş Savaşı ve sonrasındaki rejim olmasaydı bugün dinimizi yaşayamayacaktık.” 

Bu takım, cumhuriyetin içeriğinden ziyade dönemsel olarak sonuçları üzerinde duruyor. Ama bu konuda da yanılgı içinde. Zira 1925-50 arası tek parti dönemi gerçek cumhuriyet değil. Cumhuriyet görünümü altında bir istibdat rejimi. 

Üstelik imanın ruhunu bozan şekilci inkılâplarla kendisini gösteren ve toplumsal dinî motifleri (şeairi) tahrip etmeye yönelik olan istibdat dine de zarar vermiş. Ama onlar bunu ya bilmiyorlar ya da görmezden geliyorlar.  

2- Bir kısım dindarların cumhuriyetten anladığı da yine sadece dönemsel olarak 25-50 arası tek parti/tek lider dönemi. (Bunların bir kısmı tipik AKP destekçisi.)

Zira onlar da Türkiye’yi kalkındıracak, geliştirecek ve hatta İslâm Dünyası’nın lideri yapacak tek yolun “öl deyince ölünecek” bir “tek adam”ın liderliği altında yürümek olduğuna inanıyorlar. (Necip Fazıl’ın “İdeolocya Örgüsü”nde yücelttiği “Başyücelik” tam olarak bu.) 

Bu sebeple de bunlar için cumhuriyet, adına ve anlamına zıt biçimde bir “tek adam rejimi”nin adı. 

3- Padişahçı/Osmanlıcı dindarların kafasında cumhuriyet, tarihi öldüren ve maziyle bağımızı koparan ve dolayısıyla düşman olunması gereken bir rejim.

Bu gruba göre “padişahlık gelsin ve liderlik yeniden imtiyazlı bir ailenin eline geçsin ki dinimizi hakkıyla yaşayabilelim”. 

Dini yaşama ve dinî hayatı ve hürriyetleri koruma işinde devlete gereğinden fazla değer veren ve aslında tarihi de bilmeyen bu anlayışın demok- ratlıkla ilgisinin olmadığı açık. 

4- Demokrasiyi Batı kaynaklı ve dolayısıyla “kâfir rejim/küfür rejimi” olarak gören dinde hassas, ama akıl ve muhakemeden yana noksan bir kısım dindarların cumhuriyeti “düşman olunacak” bir şey. 

Zira onlar demokrasiyi her nedense “günah işleme özgürlüğü” rejimi olarak anlıyorlar. Devleti de sadece suçu değil günahı da cezalandırması gereken bir aygıt olarak görüyorlar. 

Yani onlar demokrasiyi cumhuriyetin bir gereği ya da sonucu olarak görüyorlar ve dolayısıyla kafalarındaki cebrî dindarlığa uygun bulmadıkları demokrasiyi reddettikleri gibi ona bağlı cumhuriyeti de reddediyorlar. 

5- Demokrasiyi benimseyen dindarların gözünde ise demokrasi cumhuriyetin tahtı, cumhuriyet demokrasinin tacı.

Halkın millet olma şuuru ile hareket ederek doğrudan ya da temsilî sistemle kendi kaderine sahip çıkması demokrasi. Aslolan demokrasidir. 

İmtiyazlı bir sülâleden gelen bir kral/padişahın değil demokratik usûlle ve halktan gelen bir cumhurbaşkanının devleti “temsil eden” birinci adam olması ise demokratik cumhuriyet. 

Bu gruptaki dindarlar için dinsizliğin münafıkâne yöntemlerinin kılıfı olan tek parti cumhuriyeti aslında bir cumhuriyet değil. Zira demokrasisiz cumhuriyet cumhuriyet değil. 

Dindar Demokratlar da denilen bu grup için, herkese ve her mü’mine yakışan hakikî cumhuriyet, demokratik cumhuriyet. 

Yaşasın, gelişsin ve örnek olsun İnşallah…

Okunma Sayısı: 1953
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Musa

    10.9.2020 17:58:09

    Muhteşem ve Nezih bir makale. Kemalist Demokratlara ithaf olunur

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı