"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Diyet isteyen AKP

Ahmet BATTAL
30 Mart 2023, Perşembe
Ömer Seyfettin’in Diyet başlıklı hikâyesini bilmeyen yoktur.

Hikayenin kahramanı bir kasap, bir gencin kolunun diyetini ödeyerek o kolu kesilmekten kurtarır ama her fırsatta “kolunu ben kurtardım, bana minnettar kalmalısın” diyerek o genci hayatı boyunca kendisine mahkûm etmeye çalışır. 

Hikâyenin sonunda onurlu genç bu mihnete daha fazla dayanamaz, kolunu kesip diyetçisinin önüne fırlatır ve kolsuz kalmak pahasına eziyetten kurtulur. 

AKP işte o diyetçi gibi davranıyor. Dindarlara verdiği(!); başörtüsü, Kur’an kursu gibi kollara karşılık, onlardan, haklarını, hürriyetlerini ve hatta şeref ve haysiyetlerini istiyor. 

İtiraz edecek olana diyeti hatırlatıyor. Muhalefeti desteklemeye kalkanın gözüne diyeti sokuyor. 

Ama bu bir olur iki olur. Üçüncüde millet o delikanlı gibi davranır. 

Nitekim 14 Mayıs yaklaştıkça millette bir “al diyetini, ne halin varsa gör” tavrı belirginleşmeye başladı.

Seçmen, kolunu kesmek için balta arayan delikanlıya dönüşüyor. 

Bu da AKP’yi panikletiyor. 

Aslında bizi de korkutuyor. Zira mihnetten kurtulmak için elden koldan olmaya gerek yok. 

Millet dikkatli davranırsa, dini siyasetine alet edenlerden, kolunu paçasını, diyet ödemek zorunda kalmadan da kurtarabilir. 

Dün de yazdık: Mesele “CHP’li m’oldun Kezban Yenge” meselesi değil.

Yeter ki millet bilsin ki dinî alandaki hürriyetler ve hizmetler sadece AKP’ye münhasır değil ve olamaz. 

Bilsin ki demokratlar da dine hürmetkârdır ve bazen hizmetkârdır. 

Bilmeye de başladı.

Nereden belli? 

Çarşı’dan ve çarşılardan sonra mahalleler de karıştı da oradan. 

Yakın zamana kadar bazı sosyal olayları izah etmek için kullanılan ve kamplaştırıcı ve kutuplaştırıcı etkisi sebebiyle bizim pek de sıcak bakmadığımız “bizim mahalle/karşı mahalle” kavramı artık işe yaramıyor. 

Laiklik hakkında ve başörtüsü ve benzeri dinî hürriyetler konusunda, “karşı mahalle” acayip karışık. 

Bunun da sonucu olarak CHP’nin dine ve dindarların da CHP’ye bakışı konusundaki kanaatler açısından “bizim mahalle” de epeyce karışık. 

En azından kısa vadede, yani önümüzdeki seçimlerde, asıl eksen, din ve dinî hürriyetler ekseni değil. 

Akıllı seçmenin asıl tercih sebebi şimdi artık adalete taraftar olmak ya da olmamak. 

İkinci asıl tercih sebebi ise liyakate değer verip vermemek. 

Üçüncüsü de insan haklarını ve demokrasiyi ve dolayısıyla Avrupa Birliği’ni ulaşılması gereken bir hedef olarak görüp görmemek.

Bu sebeple, bu seçim; adaletle zulmün, liyakatle kayırmacılığın, demokrasi ve insan hakları ile keyfî yönetim modelinin yarışacağı bir seçim olacak. 

Bu seçim işte bu sebeple çok önemli. 

Diyetisyen demokrat seçmene gönüllülük bağlamında düşen ise şu:

-Diyet isteyen AKP’ye oy vermeyi düşüneceğini varsaydığı herkese ve özellikle fikirde alıcı olanlara ulaşmak ve yukarıdaki meseleleri nazikçe anlatarak onların tercihinin demokrasiden yana netleşmesini sağlamak. 

-Lüzumsuz adamlarla karşılaştığında ise uzun uzun laf anlatmaya çalışmakla uğraşmamak, vaktini zayi etmemek.

Gerisi siyasetin işi. 

Okunma Sayısı: 3100
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı