"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eskortlu “sivil” liderler ve resmî cemaatleri

Ahmet BATTAL
16 Mart 2019, Cumartesi
Dinî duyguların, millî değerlerin ve devlet aygıtının bütün imkânlarının siyasette tepe tepe kullanıldığı kötü günlerden geçiyoruz.

Eminiz ki bu alet etme işine alet olanların utanacağı günler de gelecek. 

Bu kötü örneklerden biri şöyle: 

İstanbul’un otoyollarında sivil plâkalı çakarlı eskort aracın yol açtığı sivil plâkalı siyah Mercedes emniyet şeridinden tam gaz gidiyor. Yanımızdan geçerken bakıyoruz ki içinde sakallı sarıklı nuranî simalı bir iki zat oturmuş. Anlayamıyoruz. Sadece şaşırıyoruz.  

Sorup öğreniyoruz ki devletimiz “bazı”cemaat liderlerine suikast ihbarları alıyormuş ve onların güvenliğini sağlamak için polis ve eskort tahsis ediyormuş. 

Onlar da bu eskort zırhıyla elde ettikleri imtiyazı kamusal alanlarda haklı olarak kullanıyorlarmış. 

“Emniyet şeridi boş zaten, bir de onlar geçsinler, ne olacak canım” diyenleriniz olacaktır. 

Ama işin başka tarafı var. 

Öncelikle -elbette meraklılarsa- bu imtiyazla hem diğer şeyhlere ve hem de müritlerine hava da atıyorlardır. Kendileri atmasa da müritlerinin atacağı hava kesiftir. 

Hele sahip oldukları bu devlet kuşunun avamın gözündeki değerini düşündüğünüzde… Hava atılmayacak gibi değil ki!

Ama daha da önemlisi bu “sivil liderler” her halde hızla devletleşiyorlardır. Ve üstelik bunu umursamıyorlardır. 

Bu vesileyle iki hatıra zihnimizde canlanıyor: 

1. Terörün yoğun olduğu dönemlerde, güneydoğudaki bazı hâkim ve savcılar, kendilerini  “ayarlanmış saldırılar”a maruz bırakıyorlar ve bu “şişirilmiş tehdit balonu” sayesinde ya özel koruma ekibi ya da süresinden önce tayin olma fırsatı elde ediyorlardı. 

2. Bundan on onbeş sene önce, çoğunuzun tanıdığı bir liberal profesör dostumuz, 5816’ya muhalefetten (Mustafa Kemal’e hakaretten) yargılanırken, belki yalan belki gerçek bazı tehditler almıştı ve devlet de kendisine bir koruma polisi tahsis etmişti. Ancak kendisi, pek haklı olarak, bir liberal için asla kabul edilemeyecek olan biçimde devletle içli dışlı olma sonucunu doğuran bu rahatsız edici uygulamayı hiç istememişti ve bu işe karşı samimî olarak direnmişti. 

Ama bu hatıraların konumuzla hiiiiiç ilgisi yok! 

Elbette devletimizce korunan bu önemli şahsiyetlerin de beka sorunu vardır ve onların bekasını temin etmek adına devletimizin üç beş polisi, birkaç aracı feda olsun. 

Hem itibardan tasarruf da olmaz. 

Cümbür cemaat mi dediniz, cumhur millet mi?

Sivillik mi dediniz, sefillik mi?

“Netice mühimse ve kutsalsa neticeye ulaşmak için her yol mübahtır” diyen “mahya veli” kimdi? 

Tanıyamadınız mı? Tam duyamadık da…

Okunma Sayısı: 2484
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp

    16.3.2019 18:43:36

    Sayın Battal, inanın, uyandırmak ve ikaz etmek adına yazdığınız onca mizahlı izahlarınızı okuyup da hâlâ horul horul uyuyan varsa, pes doğrusu! "mahya veli" nam-ı diğer Makyavel efendinin düsturu, İslamda "imtiyazlı sınıf" olmasa da pek çok "efendiye" "itibar yolunu ve kapılarını" ardına kadar açmaktadır. Devlet kuşu her devletlûnun başına konmaz. Kuşu ürkütüp kaçırmamak lazım. Cemaat,cemiyet ya da stk'ların sivil, özgür ve bağımsız olanı makbuldür. Şimdi ise makbuliyetin kriteri değişti: "Muhafazakâr ve itaatkâr" olmak. Ki her daim "kâr" edesin! İtibarlarını muhafaza etmek için kanaat önderlerine -demek- "kanaatkâr" olmak da kifayet etmiyor. Belki onların da "beka" sorunu vardır. Ne diyelim! Allah çok versin! Hey gidi Türkmen ulusu koca Yunus! Tevekkeli boşuna dememişsin: "Dervişlik olaydı tâc ile hırka / Bizde alırdık otuza kırka." Lütfen vicdanlara seslenmeye devam ediniz. Muhabbetle.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı