"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kızılcıklar oldu mu, selelere doldu mu?

Ahmet BATTAL
03 Mart 2024, Pazar
Büyükşehirlerdeki iyi okulların ve hatta kasabalardaki okulların yöneticilerine ve mesela matematik öğretmenlerine şu soruyu sorun:

-Meslektaşlarınızın kurslarda çalışması ve evlerde özel ders vermesi kanunen yasak mı? Disiplin mevzuatında bunun cezası var mı? 

Cevap hemen hemen şöyle olacaktır:

-Yasak mı bilemem ama herhalde değil ki imkânını ve piyasasını bulan herkes özel ders veriyor ve para kazanıyor. Zaten devlet de buna göz yumuyor ve hatta çanak tutuyor.

Bu çanak aslında seledir, sepettir. İçindekiler de kızılcık!

Konuyu başından alalım.

Çok partili dönemde en uzun süre Milli Eğitim Bakanlığı yapmış siyasetçi olan AKP Kurucusu Hüseyin Çelik “Milli Eğitimde Üç-Beş Nöbeti” adıyla bir kitap yazmış ve 2022’de Hece Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı yayını olarak yayınlatmış.

Kitabın dershanelerin kapanması süreci ve sonucu ile ilgili bölümünde (s. 281) ilginç bilgiler var Bir kısmını alalım: 

“İşin özeti şudur: Nasıl ki 28 Şubatçılar, İmam Hatip Okullarına zarar vermek için tüm meslek liselerini perişan ettilerse, bu dönüşümde de Fethullahçıların dershanelerini yok etmek için tüm dershanelere ve özel öğretim sistemine ve tabii ki buralarda okuyan öğrencilere, çalışanlara ve velilere çok büyük maddi ve manevi zararlar verildi.

“Bakanlığımız Türkiye’nin belli başlı şöhretli liselerinde, normalde kaç son sınıfın bulunduğunu, kaçında öğrencilerin derslere devam ettiğini lütfen araştırsın. Son sınıf öğrencileri, çoğunlukla bu kerli ferli liseleri bırakarak dershane eğitimi veren liselere geçiyorlar. Hiç olmazsa bunu görsünler.

“Güya dershaneleri kapattık. Biz isim değiştirince bazı şeyleri değiştirdiğimizi zannediyoruz. Gitti dershaneler, yaşasın Özel Öğretim Kursları... Dershanenin adı ‘kurs’ olunca biz de devrim yapmış olduk.” 

Gerisini ve daha fazlasını, kitabı bulup okuyabilirsiniz. Özeti şu: 

Özel ders ihtiyacının önemli bir kısmını şimdi öğretmenlerin veya öğrencilerin evleri karşılıyor. Kurslardaki hocaların da çoğu aslında memur. Ve memur demek ikinci bir işte çalışması yasak olan devlet personeli demek. 

Bu denetimsiz ortamın ne getirip götürdüğünü ise zaman gösterecek. 

Biz işin başka tarafındayız: 

Bugün “dershane” kelimesi birkaç sebeple yasak kelime.

Adı “kurs” ama kendi dershane olan dershaneler(!) aynen devam ediyor. 

Bir farkla…

Cemaatlere ait dershaneler ve özel okullar serbest ve hatta teşvik de alıyor ama ancak az sayıda cesur(!) ana baba çocuğunu cemaatlerin dershanelerine ve özel okullarına göndermeye cesaret edebiliyor. 

Sebebi malum.

Dershane kavramını zehirli gören zihniyet cemaat kavramını zehirlemekten de adeta zevk aldı. 

Karşılaştığımız cemaat-tarikat mensuplarının hiçbirinden son on yıllık dönemle ilgili olarak “bizim sohbet grubumuzun sayısı arttı” şeklinde bir beyan duyamadık. 

“Aynı seviyede devam ediyoruz” diyen bile yok. 

Herkes biliyor ki bu zehirli havada samimi ve hakiki din ve ahlak eğitimi güme gitmiş oldu. 

“Ama devlet bizim elimizde” diye avunan AKP meftunu “cemaat mensupları” şaşkın. Zira resmi okullarda (imam hatiplerde) ve resmi kurumlarda (camilerde) verilen din ve ahlak eğitiminin kalitesini arttırmaya yönelik resmi gayretlerin resmini objektiften çekecek fotoğraf makinesine ihtiyaç var. 

Hâlbuki Bediüzzaman –mealen- demişti: “Devleti Demokratlar yönetsin. Devlet tarafsız olsun. Din hizmeti yapabilecek olanlar devletten uzak kalıp ihlasla ve sivil alanda dine hizmet etsin.”

Dinlemeyenler utansın! 

Okunma Sayısı: 2276
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Murat Cansız

    3.3.2024 23:51:16

    Kalemine yüreğine sağlık Ahmet hocam

  • Hüseyin İlhan

    3.3.2024 13:49:53

    Ulucami de cuma namazı için siyasetçiyi beklenen süre sehven 3 dakika olarak yazmışız amma aslı 35-40 dakika civarında olduğunu bizzaat camide bulunan cemaatten aldığım bildiyi yazıyorum.

  • Mustafa Said Kara

    3.3.2024 11:35:30

    Taşıma suyla değirmen dönmediği gibi muhalefetin her biri kendine has oyları ile demokratların iktidara gelmesi imkansız. Bu bir süreç gerektiriyor. Sabırlı ve kararlı adımlar ile hareket edilmesi gerekiyor. Bugünden başlayıp 10-20 yıl sonrası için bir temel oluşturmak lazım. Bugün demokratları iktidara getirelim desek en az 10 yılımız var. Hemen hazırlanmaya başlamak lazım.

  • Mustafa Said Kara

    3.3.2024 11:35:26

    Bu demokrat partinin ülke yönetebilmesi şu an mümkün değil. Önce sağlam bir kadro kurması gerekiyor. Dine ve dindarlara dost bir söylem yakalaması gerekiyor. Demokrat ideolojiye ters kemalist, milliyetçi, ulusalcı söylemlerden arınması gerekiyor. Demokrat ideolojiyi tekrar tanımlaması ve ortaya bir program koyması gerekiyor. Sonra bütün birimlerde teşkilatlanması gerekiyor. Her seçime bağımsız ve müstakil girmesi ve oylarını tekrar geri kazanması gerekiyor. Özellikle kırsal kesimlerde umut olacak bir program vaat etmesi gerekiyor. Gençlerin ve entelektüellerin savunabileceği tarzda evrensel değerlere, vicdana, akla, ve islamın değerlerine dayanan ilmi değeri olan tutarlı argümanlar geliştirmesi gerekiyor.

  • Arda Yıldız

    3.3.2024 11:21:22

    Ahmet abi dindarlar demokrat olmamaz mı? Demokrat olmak için dinden uzak mı olmak lazım?

  • Hüseyin İlhan

    3.3.2024 08:48:58

    Geçenlerde bir kardeşimizin yakınının cenazesine gittim.Camiye ezan okunmadan girince neler neler yumurtluyor bu siyasal islamcı sözde imam özünde din tahripçisi kişiler. Bu ülkede cemaatler yüzünden ümmeti muhammed birliği tahrip olmuş muş.Bre utanmazlar muta nikahı savunan,dini siyasete alet ederek Cuma namazını Bursa ULUCAMİ gibi camide 3 dakika siyasetçi yüzünden geciktiran,din kardeşi şehidi satan,din kardeşi uygur müslümanına soykırımı TBMM de savunan,müslüman kızlarımızın,kadınalrımızın başını açtırıp eğitim ve çalışma haklarını gasp eden zalim,ırkçı,fşiat ve hatta kendi akademisyanini torbacı katile katlettirecek kadar vahşi bir emperyalist uşağını ihya eden sözde dindaaar,özünde müslümana kindar sapık ve sapkın hariciler mi ümmeti Muhammed temsilcisi hadi ordan şarlatan.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı