"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Muasır medeniyetler ve 10 Kasımları

Ahmet BATTAL
10 Kasım 2020, Salı
Bugün Kasımın onu.

Ve…

“Bugün 10 Kasım”. 

İki ifade arasındaki fark, biraz uyanık olan herkesin her şeyi fark etmesini sağlayabilecek kadar büyük.

Doğru anlamda Batılılaşma ve muasır medeniyetlerin seviyesine ulaşma hedefi açısından bakıldığında bugün Kasımın onu. Herhangi bir Kasım günü yani. 

Zira “muasır medeniyetler” dediğimiz ülkelerin hiçbirinde bir “bugün 10 Kasım” yok. 

Ayrıca bir zamanlar kendi “kurucu ata”sının gününü kutlayan birçok ülkede de artık 10 Kasım benzeri bir gün ve bir tören biçimi yok. 

Zira onlar kişi karizmasının Almanya’da, İtalya’da, Rusya’da vs. dünyanın başına açtığı belâları yaşamışlar ve derslerini almışlar. 

Zira onlar meselâ EURO’ya hiçbir liderin veya şahsiyetin fotoğrafını koymamayı bir prensip olarak benimsemeyi başarmışlar. 

Ama bizde “bugün 10 Kasım”lar hâlâ var ve son yıllarda artarak sürüyor. 

M. Kemal’i herhangi bir sebeple ve hakikaten sevenler için, bu gün, özel, anlamlı ve üzücü bir gün. Tamam. 

Ama antidemokratik bir darbe Anayasası zoruyla Kemalizm’i dayatmayı kendi ideolojik anlayışının başarısı için maharet bilen M. Kemal hayranları için bugün başka bir anlama daha geliyor: “…mış gibi” yapma günü…

Bugün hür dünyanın bizi muasır medeniyetlerden ziyade muasır(!) Kuzey Kore’ye benzetmelerine sebep olacak bir gün.  

Hiç kimse “herkes gönüllü olarak saygı duruşunda bulunuyor, ne var bunda” filan diyemez. 

Dinî şeaire ve ritüellere saygı gösterme oranının bile görünür ölçüde düşük olduğu bir toplumda her 10 Kasımda saat dokuzu beş geçe saygı duruşunda bulunan kişilerin bunu gönüllü olarak yaptıklarını iddia etmek akılla bağdaşmaz. 

Devlet emrinin de önüne geçen bir tür mahalle baskısı ile yapılan ve “saygı duyuşu” ile bütünleşmediği açık olan bir “saygı duruşu”nun, ideolojik devlet anlayışını pekiştirmekten ve bizi “muasır medeniyetler”in bugünkü seviyesinden uzaklaştırmaktan başka ne işe yarayacağı çok tartışılır. 

Yaşadığı dönemde M. Kemal’e fikren muhalif olmanın vatan hainliği ile eş tutulduğunu çok iyi biliyoruz. (Merak edenler çok sayıda başka kaynak yanında Taha Akyol’un Doğan Kitap’tan çıkan “Onlar da Kahramandı – Güce Boyun Eğmediler” adlı kitabına bakabilirler). 

Ama onun ölümünden sonra ve üstelik bunca yıl geçip demokrasi adına hayli mesafeler alındıktan sonra, öldüğü gün yas tutmamayı ve öldüğü söylenen saatte saygı duruşunda bulunmamayı vatana ihanetle eş bir suç gibi görmek ve göstermek ne demek? 

Bunun cevabını 18 yıllık AKP iktidarının –eğer hâlâ varlarsa- ihlâslı ortakları ve samimî Kemalistler birlikte vermeli.

Okunma Sayısı: 2164
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    10.11.2020 21:14:26

    Hocam sizi tebrik ediyorum.M.Biter kardeşimde çok doğru ve isabetli yorumlarıyla acı gerçekleri ifade etmiş.AKPMHP aziz üstadımızın belirttiği halkçı-ırkçı ittifakının günümüzdeki temsilcisi diyebiliriz herhalde.

  • Necati

    10.11.2020 14:31:00

    İşte gerçek cihad-ı manevî bu, herkesin güce teslim olduğu zamanlarda hakikatı söylemek, her babayiğitin harcı değil. Tebrikler hocam, tebrikler Yeni Asya.

  • Hilal

    10.11.2020 11:41:52

    Ahmet abi, teşekkürler. Bugünkü gazetelerin başlıklarına bir baktım, bir tek Yeni Asyamın farkını gördüm. Bir de sizin ve Osman abinin yazılarınızı okuyunca, işte Yeni Asya bu, yazarlarımız bu dedim.

  • Mustafa BİTER

    10.11.2020 10:59:39

    Ayasofya ne olarak açıldı, cami mi? Ayasofya yine cami-kilise- müze olarak işletiliyor ve ihaleyi alan firma işletiyor. İkonlar yerinde, resimler yerinde. Özür dilerim. Kimden ne bekliyoruz?

  • Mustafa BİTER

    10.11.2020 10:57:26

    Ömer olmak kolay değil. Ömer'i istismar edersin ama Ömer olamazsın. Anayasa değiştirilirken AB kriterleri yerine Ankara kriterleri (bence cahiliye dönemi bedevi aşiret kriterleri) esas alınarak değişiklikler yapıldı Dostlarımız, kardeşlerimiz diyoruz ama ben bunları artık ne dost ne de kardeş (bırak kardeş arkadaş) gözüyle göremiyorum. İslam bu ülkede en büyük darbeyi bu on sekiz yılda aldı.Ayaklar altına serildi.

  • Mustafa BİTER

    10.11.2020 10:53:54

    Hocam, ben Kemalistleri bir kenara bırakıyorum. Ama AKP'liler eğer bir teklif verilse ve Kemalizm anayasadan çıkarılsın, 10 kasımlar normal kutlamalar gibi olsun diye kıyameti koparırlar, Çünkü neyi istismar edecekler, neyi kullanacaklar. Hangi argümanları ortaya koyacaklar, hangi fikirleri, hangi düşünceleri, hangi projeleri... Yok ki... Hocam akkavaktan mobilya yapamazsınız. On sekiz senedir çözüm üretilmiyor, ne olursa anında CHP suçlanıyor, İnönü suçlanıyor. Her kes kendi zamanından sorumludur demiyorlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı