"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Namaz kılıyor mu”dan “namaz mı kılıyor”a...

Ahmet BATTAL
09 Kasım 2026, Pazartesi
Eskiden insanlar kendileri namaz kılmasalar da namaz kılana itimat ederlerdi.

“Namazlı niyazlı adamdan zarar gelmez” diye inanılırdı. 

Namaz kılan azdı ama namaz kılan değerliydi. Zira namaz değerliydi. (Allah katında samimî namaz elbette halen de değerli. Her zaman değerli olacak).

Hele bilhassa temsil konumundaki devlet memurları, mesela kaymakamlar, namaz kılıyorsa, hele hele düzenli olarak camiye gidiyorsa bu fevkâlade kıymetli bir şey sayılırdı. Memura ve dolayısıyla devlete itimat sebebiydi.

Bu tür görüntüler bir tür şeair idi. Yani toplumsal dinî motiflerin başta gelenlerinden biri idi. İnsanların kalbine ferahlık ve ders veriyordu. 

Bu durum bilhassa Osmanlı dönemindeki devlet görevlileri için geçerli idi. 

1925’ten sonra CHP tek partileşti, laiklik geldi, sekülerizm olarak tatbik edildi.

Devlet dinin dışına çıkarıldığı gibi temsil makamındaki memurlar da seküler görüntü vermek zorunda bırakıldılar. Müftüler bile ve camiye bile fötr şapka takıp girmek zorunda bırakıldılar. Tren yolunun güneyindeki “başkent Ankara” mabedsiz laik kent olarak planlandı. (Tek istisnası bir tür mabed gibi görünen anıtkabir idi.)

Millet bundan elbette memnun olmadı. Dindarlığını gösterebilen dindarların iktidarını özledi, istedi. 

Ellilerden itibaren Demokratlar sayesinde olmaya başladı da.

Ankara’da tren yolunun güneyindeki laik başkentte anıtkabir dışında bir mabed inşa edildiğini görmek ya da herhangi bir şehirde kaymakamı ya da subayı camide görmek, dindarlar için muhteşem bir şeydi. 

Olanla yetinmediler, daha fazlasını istediler. Bu da iyiydi. 

Sonuçta 2002’de iktidara AKP geldi. 

24 senelik AKP iktidarında “görünen camiler”in sayısı da kalitesi de katlanarak arttı. Güzel. 

Peki namaz kılanların oranı arttı mı? 

Araştırmalar artış olmadığını gösteriyor. 

Ama haydi “onlar yalan yanlış araştırmışlar, aslında o da arttı” diyelim. 

Peki namaz kılana itimat oranı da arttı mı ya da hiç değilse aynı seviyede kaldı mı?

İşte bu soru can alıcı.

AKP’nin, iktidarda kalabilmek için her şeyi ve dini de siyasetine alet etmeye mecbur kalan siyaset anlayışına sapmasından sonra ne oldu?

Namaz kılmak ve bilhassa imam hatipli olmak, devlet katlarında bir itibar ve terfi kaynağı olarak göründü ve şimdilik böyle devam ediyor. 

Bunun da etkisiyle, namaz kılmak, halk nezdinde itimat kaynağı olmaktan hızla çıktı. Bilhassa muhalifler açısından...

Geldiğimiz noktada “namaz mı kılıyor, hele bunu göstere göstere mi yapıyor, aman uzak duralım” diyenler çoğaldı. 

Hatta serbest meslek erbabı, esnaf ve işadamı için de algı artık böyle. 

Herkes, dindarın, bu iktidara gerektiği kadar muhalif olup olmadığına da bakarak bir karar veriyor. 

Muhalif duruşlu -en azından haktan yana ve cesur- dindar görünüşlü aktif bürokrat bulmak çok zor.

Muhalif duruşlu dindar akademisyen bulmak da zor. Olana “bu ne cesaret beyim” deniyor. 

Muhalif duruşlu ve dindar esnaf ve işadamı bulan ise öpüp başına koyuyor. 

Yani insanlar dindarları devletten ve toplumdan zihnen hızla uzaklaştırıyor. 

Herkes kendi çevresinden tecrübe edebilir. 

Bu vahim neticeden hepimiz sorumluyuz. 

Herkes kendi kalbine sorsa kusurunu bulur. 

Önce bu yazıya itiraza niyetlenenler başlasın.

Okunma Sayısı: 103
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı