4 Ekim 2026 tarihinde bizim hanımın anî bir beyin kanaması geçirmesi neticesinde, bir aydır hastahanedeyiz. Bu müddet içerisinde, kadîm dost-ağabeyimiz, Mehmed Elçi'nin vefat haberini aldım. Allah rahmet eylesin.
Mehmed Elçi ağabeyimizle, 70'li senelerden beri hukukumuz vardı. Aslen Mardinli olup, uzun senelerdir Ankara Ulus İş Hanı arkasında "Altay Elektrik" isminde bir dükkânı vardı. Orada, hem elektrik malzemesi satar, hem de elektrikle alakalı işlere bakardı.
Bizim kadîm kardeşimiz elektrik mühendisi olan Lütfi Taşçı ile beraber, sık sık ziyaretine giderdik, bizi çok severdi. Yanına gittiğimizde, o tatlı şivesi ve ses tonuyla konuşmalarından zevk alırdık. O seneler, cemaatimizin muhabbetinin zirve yaptığı senelerdi. O zamanlar, Ankara Gülhane Askerî Hastahanesi’nde kalb doktoru Sabahaddin Elçi ağabeyimiz vardı. Kendisi aslen Ağrılı idi ama soy isimleri aynı olduğundan, Mehmed abiye takılırdık "Senin amca oğlu mu?" derdik. Lâtif insandı, lâtifeden anlar, gülerdi.
Elektrik ile alâkalı başımız sıkışınca, ihtiyacımız oldukça, müracaat adresimiz: "Altay Elektrik-Mehmed Elçi" idi. Ayrıca dershanelerimizin de, her türlü elektrik malzemesi ve işinde yardımcı olurdu.
1981 senesinde Ankara'dan ayrılınca, fazla görüşemiyorduk. Bazen geldiğim zaman Lütfi ile buluşur, "Haydi bir Mehmed Elçi'yi ziyarete gidelim" derdik. Gider, ziyaret eder, güzel sohbetler ederdik.
Bizim hastahane günlerimizde, vefat haberini alınca üzüldüm. O zamanlar, "Fatiha ve rahmetlere vesile olması için" yazmadıysam da, şimdi yazmış olalım. Allah, Mehmed ağabeyimize rahmet eylesin. Makamı-mekânı cennet olsun inşâallah!