"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rejimin isim babası

Ahmet BATTAL
25 Şubat 2024, Pazar
Eşyaya isim koymak zordur. Risklidir de. Evine tavşan alanlar bilir. Pamuk desen olmaz, Havuç desen olmaz. Zıpzıp desen hiç yakışmaz. Çünkü bunları senden önce başkaları da koymuştur.

Marka bulmak da zordur, marka olmak da. O da bir isimdir nihayetinde.

Siyasetçilerin yaptıkları eserlere isim vermeleri de böyledir. Zordur, risklidir.

TOGG bu riskin en iyi örneklerinden biridir. Duyana “ne bu yahu” dedirtmeyi başarmıştır. (Birileri “reklamın iyisi kötüsü olmaz” demiş olabilir. Ama olur.)

Riski bertaraf etmek isteyen, kamuoyunun ve piyasanın nabzını iyi tutar.

Nitekim yerli muharip savaş uçağına isim bulurken de benzeri yaşandı.

TUSAŞ tarafından geliştirilen milli muharip uçak hakkındaki bilgileri duymayan kalmamıştır.

(“Harp uçağı” yerine neden eskiden beri “muharip uçak” deniyor bu ayrı bir konu. Zira “muharip”, “harbeden, savaşan” demek. Böyle olunca “muharip uçak” da “savaşan uçak” anlamına gelmiş oluyor. Uçak savaşır mı? Her neyse.)

Konu savaş olunca ve uçak daha ziyade civardaki dağları bombalamak için tasarlanınca isim hakkı iktidarın aktif ortağına düşmüş.

Erdoğan’ın açıkladığına göre bu uçağın ismini Devlet Bahçeli koymuş. KAAN!

Bir savaş uçağına KAAN adını vermek ancak MHP’ye nasip olurdu ve o da olmuş. Ne diyelim, kankalara hayırlı olsun.

Peki AKP’lilerin de “bizim” dedikleri ama MHP’nin neredeyse muharibâne savunduğu “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” adlı ucubenin sahibi kim?

İsim babasının kim olduğunu bilmiyoruz. Merak da etmiyoruz.

Ama rejimin sahibinin kim olduğu önemli.

Aslında cevabı Ankara bürokrasisine bakınca tahmin ediliyor.

Avrupa Birliği Üyeliği Projesinin gözden düşürüldüğünü görünce de belli oluyor.

“Demokrasi de neymiş, önemli olan milli değerlerimizdir” diyenlerin arttığını gördükçe daha iyi anlaşılıyor.

Anayasa’nın ideolojisinin değişmez hale getirildiğini görünce de netleşiyor.

Bir zamanlar “İslâmî ve insanî değerlerin yanında milli değerlerin değeri nedir ki” demiş olanlar çoktan gözden düştü zira.

Zira takke de düştü, maske de…

AKP-MHP ittifakını “milletçilerin demokratlara iltihakı” zannedip müjde veren o Kırmızı Kitap muhibbanının hiçbiri ortalıkta yok.

Aklı başında bazı AKP’lilerin son zamanlarda 

abdestsiz imama uyup mecburen “Anayasanın değişmesi lazım” derken bunu ağız ucuyla demelerinin sebebi de bu gözden düşüş. Zira MHP’lilerin kast ettikleri şeyin kendilerininkinden farklı olduğunu onlar da görüyorlar. Ve MHP ile aşık atılmayacağını onlar da çoktan anladılar.

“MHP’ye hükümette paçayı kaptırdık ideolojide de kaptırırsak bunun geri dönüşü olmaz. Bari bırakalım da böyle kalsın diyorlar.”

Bu da onların kaderi. Ve bizim onlara isim arayışımız sürüyor.

***

Yeni Asya’da 15.02.2024 Perşembe günü yayınlanan “Yol halleri” başlıklı yazımızda otoyollardaki dinlenme tesisleri ile ilgili olarak Karayolları Genel Müdürlüğü’nü göreve davet ettik. Bazı iyi örneklerden ve kötü örneklerden bahsettik.

Sonraki gelişmelerden anlaşılıyor ki Karayolları yetkilileri düğmeye basmış ve inceleme mekanizması devreye girmiş. Bu güzel.

Gerisini de takip etmek bütün ilgililerin ve okuyucuların vazifesidir.

Ancak Karayolları yetkililerinin, o yazımızda işini ve pozisyonunu zikrettiğimiz ve adını bilmediğimiz çiğköftecinin sözleşmesinin akıbetini de takip etmesinde fayda var.

Hak haktır. Büyüğü küçüğü olmaz.

Okunma Sayısı: 1844
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    25.2.2024 11:57:09

    Evet, Dinî ve Millî değer ve mefhumları kullanarak, su-i istimal ederek, sihirli ve aldatıcı sözleri ve propogandalarıylaavamın "BASİRETLERİNİ" köreltip yanlış yönlere çekerek ve peşlerine takarak Hakimiyyetini ve Hükumetini ve İktidarını sürdürmenin tehlike ve zararları ve maddî manevi olumsuzluklarını, bizzat yaşayarak tecrube ve denemiş olduk. Siyasal İslâm ve Menfî Milliyetçiliğin ve de Derin Devletcilerin "İFLÂS" ettiğini ve gelecek VAAD ETMEKTEN mahrum olduğunu bütün DÜNYA bizzat yaşayarak, ekonomik çöküntüyü ve ENFLASYON CANAVARI ve israf, faiz, faizin faizi ve BORÇ batağıyla, bilhassa Vatandaşın dahada Fakirleşmesiyle gördü. Yalnız aşırı tarafgirler ve fanatikler halen daha göremediler veya GÖRMEK İSTEMİYORLAR! Allah c.c islah etsin ve basiret ihsan etsin. Zalim ve zorbalarıda islah etsin, islah olmak istemeyip, yanlışta inad edenleri de KAHHAR ism-i Şerifi hürmetine kahr-u perişan etsin inşaallah. Amiiin...

  • Oğuz Yiğiter

    25.2.2024 10:06:09

    Derinlerin tutsağı ama kendisini tek güc sahibi ve muktediri vehmettirilen iktidarın sembol ismi ve onun klasik siyasal islamcı çekirdek kadrosu, paçayı "derinler mekanizmasına" kaptırdıklarını ve bütün gövdenin hızla çarklar arasında sıkıştığı fena halde hissediyorlar ama, yapacakları fazla bir şey de kalmamış gibi. Eski ortaklarını öğüten bu mekanizma onları da bu mukadder akibetlerine doğru paketleme ünitesine doğru sürüklüyor... Eeee etme bulma dünyası. Ayıyla yatağa girenin halleri...

  • Zeynep Taştekin

    25.2.2024 01:27:19

    Ahmet abi yıllardır demokratların şahlanacağı günü bekliyorum. Her seçim öncesi umutlanıyoruz. Ama olmuyor. Menderes'li Demokrat partiyi sonrasında ise Demirel'in Adalet ve Doğru Yol Partilerini destekleyen halk nereye gitti? Köylerde Demirel'e ful oy çıkardı. Şimdi o köylerden Ak Parti oy alıyor. Bu nasıl oluyor? Menderes'i ve Demirel'i iktidara getiren bu insanlar şimdi oylarını Demokrat Partiye vermek dururken neden siyasal islam bir partiye veriyorlar? Gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum. Demirel'in seçmenleri demokrat insanlar değil miydi de bugün tek adam rejimine omuz veriyorlar. Bunun bir izahı var mı?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı