"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zehra Üniversitesi’nin dil çeşitliliği

Ahmet BATTAL
21 Temmuz 2016, Perşembe
Bediüzzaman’ın Medresetüzzehra projesinin en öne çıkarılan yönü -aslında öyle olmaması gerektiği halde, maalesef- üniversitenin eğitim dili ile ilgili söyledikleridir (:Arapça ve Türkçe şart, Kürtçe caiz/seçmeli).

Bu durum neredeyse bu konunun projeyi tümüyle gölgelemesine sebep olmaktadır.

Esasen çok dillilik, bir üniversite için olmazsa olmazdır. Zira üniversite üniversaldir, üniversal ise evrenseldir ve evrende çok dil var.

Kurulması için hazırlık yapılan Zehra Üniversitesinin de çok dilli olması, üniversite kavramının bunu gerektirmesinden başka, hem bu projenin özgün yapısı sebebiyle ve hem de zamanın gerekleri sebebiyle şarttır.

Kâinatı Kur’ân’ın dilinden okuyacak bir üniversitenin dilinin Kur’ân’ın dilini kullanmaması düşünülemez. Arapça, bu sebeple şarttır.

Kur’ân’dan aldığı dersle kâinatı okumayı öğreten bir üniversitenin ana ders kitabı (main-book) olan Risale-i Nurların dili Türkçe olduğuna göre “bu kitabın üniversitesi”nin ikinci ana dilinin Türkçe olması şarttır.

Bu ikisi tamam.

Bir de bu gün artık İngilizce “İngilizlerin dili” değildir. Bilgisayar ve iletişim teknolojisinin de tesiriyle İngilizce dünyanın haberleşme ve iletişim dilidir. O halde, -elbette Bediüzzaman açıkça söylemiyor ama- bu üniversitenin bir zorunlu dili de İngilizce olmalıdır.

Bu üniversitenin merkezi Kürtçenin ana dil olarak konuşulduğu bölgede kurulacağına göre, bu üniversite öncelikle ana dili Kürtçe olanlara hitap edecektir. O halde Kürtçe “caiz dil”dir.

Caiz dil ne demektir? Bu konu tartışılabilir. Ama tartışma asla ideolojik ve milliyetçilik temelli olmamalıdır. Maksat “anlamak ve anlaşmak” olmalıdır.

Böyle bakınca çeşitli alternatifler ortaya konulabilir.

Meselâ bazı seçmeli derslerde bazı hocalar eğitimi Kürtçe verir. Bu dersleri Kürtçe bilenler alır. Ya da mesela Zehra Üniversitesi’nin bazı kampüslerinde bütün derslerin eğitim dili Kürtçe olur.

Aynı şekilde bu üniversitenin başka şehirlerdeki şubelerinde ve kampüslerinde de oranın yerel dili üçüncü dil olarak kullanılmalıdır. Meselâ Karadeniz’e komşu Tiflis şubesi Kürtçe yerine Gürcüce’yi, Afrika’ya komşu Komor şubesi Kürtçe yerine Savahilî dilini üçüncü dil olarak okutmalı ve kullanmalı.

Bir de şu var:

Bizim mevcut üniversite sistemimizde hoca olmak için Türkçe’den başka, bir Batı dilini de “bilmek” gerekiyor.

Kanaatimizce Zehra Üniversitesi’nde ev sahibi hoca ya da kalıcı hoca olmak için Türkçeyi ve Arapçayı bilmek gerekir. İngilizce bilmek faydalı olur, ama yetmez.

Ama daha önemlisi Zehra Üniversitesi’nde akademik ve hatta idarî personel olmak için Risale-i Nur’un dilini bilmek gerekir.

Risalelerin dili derken kast ettiğimiz ise Risalelerin öğrettiği tefekkür dilidir. Tefekkür dili de bir dildir. Ana dille ilişkilidir, ama ondan ibaret değildir. Tefekkür dili mana-yı harfi ile bakabilmektir.

Okunma Sayısı: 1702
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • A.demir

    21.7.2016 09:57:49

    Medresetzzehra üniversitesiyle ilgili Akademik tavsiyeleriniz inşaallah yetkililerce dikkate alınır ve sağlıklı bir yapıyla orta doğunun geleceğinin huzur kaynağı olmasına vesiyle teşkil eder.Zira dünyanın rahat ve huzuru orta doğunun huzur bulmasından geçer desek abartılı olmaz diye düşünüyorum. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı