"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cemaatlere operasyon -1

Osman ZENGİN
19 Eylül 2026, Cumartesi
Türkiye’nin son günlerde gündemine giren mevzulardan biri, yine cemaatler meselesi.

Cemaatlerin tarihî ve maziden gelen hâlini, dinî hizmetlerdeki yerini ve ehemmiyetini bilmeden, Türkiye’de din üzerinde oynanan oyunları görmeden, son günlerdeki operasyonları anlayabilmek ve değerlendirmek oldukça zor olur. Zira mesele yalnızca  bugünün meselesi değil.   

Cumhuriyetin ilk dönemlerinde dine yapılan muhalefetin, hangi boyutta olduğu, Üstad Bediüzzaman’ın hayatıyla da sabit. Süfyan ve Süfyanizm’in en birinci maksadı ve gayesi; “din öldürülecektir, dinsiz nesil yetiştirilecektir!” projesinin tahakkuku idi. Bunun için de, ellerinden geleni arkalarına koymadılar ve bu sebepten dolayı da, bin senedir “İslâm’ın bayraktarlığını” yapan bu aziz milletin başına gelmeyen şey kalmadı. “Allah” demenin, Kur’ân okumanın cebren yasaklandığı devirler bu milletin hafızasındadır. Onların bu şeytânî plânlarını, oyunlarını, tuzaklarını bozan Allah, bu millete, Üstad  Bediüzzaman Said Nursî gibi bir kahraman-ı İslâm’ı göndermişti.

Üstad, her türlü; zulüm, hapis, işkence, zehirleme vs. gibi menfî şeylere aldırmadan, Kur’ân’ın bu asra bakan tefsiri olan Risale-i Nurları telif ediyordu. Daha doğrusu, ilhâm-ı İlâhî tarafından yazdırılıyordu. Küfrün o şedit zamanlarında, Üstaddan başka, yekten çıkıp haykıran pek yoktu. Risale-i Nur küfrün belini kırdı, Üstad imanlı Anadolu insanına yeniden bir ümid oldu. Üstadla birlikte bu dönemde  bir çok İslam âlimi, sessizce, gizlice İslâmî faaliyetlerini yapıyordu.

Bunlardan biri de, Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleriydi. O mübarek zat, Kur’ân’ın unutturulmaması için, bu milletin evlâtlarına, gizli olarak Kur’ân öğretiyordu. Her iki mübarek zatın da ortak gayesi, usûlleri farklı olsa da, Kur’ân ve iman hizmetinde bulunuyorlardı. Ve işin garibi, ikisi de birbirini görmemesine rağmen, her zaman birbirine hürmetli ve dua eder olmuşlardır.

Nitekim bazı hatıra ve nakillere göre; Bediüzzaman Hazretleri, Süleyman Efendi ve talebelerinin Kur’ân hizmetini takdirle yâdetmiş ve “Onlar Kur’ân’ın lâfzına, biz de mânâsına hizmet ediyoruz” demiştir.

Şimdi, acâib günler geçiriyor, acâib hâller yaşıyoruz. Şimdiye kadar, yüz senelik Cumhuriyet tarihinin (ilk seneleri müstesna) görülmedik şeylere şâhit oluyoruz. Fikir hürriyetinin, demokrasinin geliştiği, din ve vicdan hürriyetinin daha çok seslendirildiği ve koruma altına alındığı bir zamanda bunlara hiç de uymayan hadiselere şahit oluyoruz. Şimdilerde, işin çok garip, farklı bir boyutu var. Şimdiye kadar, hep dinsizler dindarlara hücûm ederdi. Şimdilerde, öyle veya böyle, dindar görünenler birbirine vurduruluyor. Dindar, muhafazakâr olduğunu her fırsatta tekrarlayan bir iktidar döneminde, cemaatlere baskı uygulanıyor. Bilesiniz ki, bundan, en çok kârlı çıkan da, o din düşmanları oluyor.

Okunma Sayısı: 2601
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Enes

    20.09.2026 15:33:58

    Necati bey 15 Temmuz dan sonra hangi cemaat terörist ilan edildi? Gülencilere cemaat demek cemaatlere yapılan bir zulümdür.

  • Necati

    20.09.2026 02:19:18

    Şimdi de dindarlar, dini cemaatler üzerinde oynanan bu dehşetli oyunları ve planları bozacak olan Risale-i Nur'un şahs-ı manevisi temsil has şakirtleri, Yeni Asya'dır. Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de Yeni Asya'mız, dinsiz komitelerin dehşetli tuzakları bozma misyonunu mutlaka yerine getirecektir.

  • Necati

    20.09.2026 01:58:02

    Gizli dinsiz komiteler bu dehşetli asırda öyle dehşetli tuzaklar koruyor ki, Müslüman'ı, müslümana kırdırıyor. Neredeyse yüz yıllık geçmişi olan, Süleymancıları suç örgütü kurmakla ve suç örgütüne üye olmak safsatası ile suçlayarak bütün cemaati suçlu gibi gösteriyor. Bunu da dindar siyasetçiler eliyle yaptırılıyor 15 Temmuz'da da başka bir cemaati terörist ilan ettiler. Şimdi gerçek teröristleri affetmek için kanun çıkaranlar, terörist başına villa yaptıranlar, müslümanlara terörist, suç örgütü muamelesi yapmaya devam ediyorlar. Yazıklar olsun. Hala bir çok safdil mi desem ahmak mı desem müslümanlar da bu durumu alkışlıyor.

  • HASAN DOĞAN

    19.09.2026 10:04:22

    Ben de naçizane hadiseye şöyle balkıyorum;hani 1890 yılında Üstad İngiliz Müstemlekat Nazırı Gladiston'un:''Bu Kur'an Müslümanların ellerinde oldukça biz onlara hakiki hakim olamayız,ya kur'anı onlardan uzaklaştırmalıyız yada Müslümanları kur'ana soğutmalıyız'' demişti ya İngiliz Parlamentosunda.İşte üstad da bir vakıa i sadıkada görmüştü ki kur'an etrafındaki surlar yıkılmış kur'ana doğrudan hücum edilmek isteniyor ve onun üzerine de Risale-i Nur ile adeta kur'ana bir zırh giydirdi Allahın inayeti ve Hz. Peyganberin himmeti ile ve küfrün beli kırılmıştır dedi Üstad,Isparta'dan Urfa'ya yoculuğu sırasında.

  • Mehmet

    19.09.2026 09:27:30

    Güzel bir tahlil tebrik ederiz

  • Osman Yıldırım

    19.09.2026 06:28:45

    Bu zaman öyle dehşetli bir zaman ki, eskiden dinsizlik ve zındıka adına dindarlara baskı ve zulüm yapılıyordu şimdi dindar görünümlüler tarafından iktidarlarını kaybetme endişesiyle yapılmaktadır, tak amacı iktidarda kalmak olan zihniyet elindeki devlet gücünü kullanarak kendisi gibi düşünmeyen herkese baskı yapıp sindirmeye çalışmaktadır. Bu dindarlara yapılan baskı ve zulüm öncekinden daha sinsi ve dahada yaralayıcı, zira vncekiler dinsizliği ihya için, şimdikiler dünya saltanatı izin yapmaktalar ve dindarların bir kısmı tarafından dindarlara yapılan bu baskı ve zulüm alkışlanmaktadır. Yani dindarlar birbirlerine düşürülmekte.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı