"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yaşamak notları - 5

Ali HAKKOYMAZ
25 Temmuz 2020, Cumartesi 00:03
(Yaşamak neydi öğretmenim?!...)

Gerçek ve değişmeyen gündem: İnsanca yaşamak... 

Bu bize hep lâzım... Bunu unutturmak için önümüze, “yaşamayı unutturan” haberleri savuruyorlar. İnsanca yaşamanın ilk şartı da hürriyet... Hürriyet bütün bir insanlığın müşterek bayrağı... Onun dalgalandığı her yerde huzur, sükûn, zenginlik, saadet, adalet başköşededir. 

*

Kadir kıymet bilenlerden olalım. Hırslarını gemleyenlerden... Kurtları kuşları yemleyenlerden... Yaprak hışırtılarını âyet âyet dinleyenlerden.. Ve huzur istiyorum. Bütün kanlı karışık dönemleri yaşadım. Yetsin bitsin diyorum bu can oyunları!

Allah’ım! Yalvarıyorum!

Zordayız, dardayız, kordayız! Kulluğumuz yaralı belki de ölü! Sağalt bizi, dirilt bizi; lütfunla! Zalimi-mazlumu karıştırır olduk. Aklımız durdu, kalbimiz köreldi. Niyetimiz olsa; açacak Sen’sin. Bize art niyetsiz niyetler ver. Bizi içi dışı bir olanlardan eyle! 

Yani bizi yalansız.. yani bizi insan eyle!

Ya Lâtif... İncelik ver bize.

Ya Selâm... Saadet ver bize.

Ya Basîr... Hakikati göster bize.

*

Okullar... “oku”manın mânâsını bilip bildiriyor mu?

*

Apartman katları kadar; kitap rafları yükselmiyorsa; irtifa kaybediyoruz, demektir!

*

Unuttuğumuz var ya unuttuğumuz...

Yaşamak diye bir şey; en çok...

Koklamadığımız mevsimler var ya...

İçimizde, bin bir mevsim; en çok...

Bunları söylemek istemiştim!

Zaten farkındayız, diyorsanız;

Ne diyeyim!

Selâm olsun hayatla iç içeliğinize...

*

Boş durmayayım; bir çöple kuma şekiller çizeyim.

Gökyüzüne bakayım arada.

Şeytanın zoruna giden şeyler yapayım:

Tefekküre dalayım, meselâ...

Çatlasın; ben ne yapayım?!...

*

Haberler can sıkıcı...

Haberler sanal...

Bir demli çay kadar kokusu yok.

Haberler paslanmış bir zaman gibi...

*

Sokaklar çıkılası değil...

Kornaların, haykırışların, sert bakışların...

Silâhların yırttığı bir çağ...

Kapanır belki!

*

Bir saadet gibi sokulur gece...

Aydınlanır karanlık y/anlarımız.

Ve rüyalarımız...

Uyanırız birden...

Ki...

Yïldızlar dökülür gözlerimizden.

*

Anlat bakalım; yaşıyor musun?

Meselâ farkında mısın aldığın nefeslerin,

Uyuyup uyandığının?

Adımların yüklenirken seni...

Bilsen ki her ânın yeni; farkında mısın?

Yaşadığın gibi; öleceksin de...

Ve...

Hayat bu; ağlayıp gülüyorsun.

Hele dalında bir meyveye dokun!

Hele bak bir ağaca!

Çamur; meyveleniyor,

Güllerin gülmesi... Sanatkâr’a teşekkür...

Sen de hiç yoktan dünyalandın.

Seni seven Bir’i var;

Farkında mısın?

*

Boş gidip dolu dönüyorsan; karanlık gidip nurlanıyorsan... git oralara! Yoksa oyalanma orda burda! Dur da bir şey diyeyim: Fani boyalarla, gelgeç aşklarla boyalanma! Foyan meydana çıkmadan dost aynalarda ara, bul kendini!

*

Yaşamak bir te/lâşe olduğunda...

Kalsın!

*

Bak şu yılların uçarılığına!

Nereye, ne çabuk gidiyorlar!

Beter savruluyor takvim yaprakları.

Anladım; kanatları var zamanın:

Biri akrep biri yelkovan...

Uçup gidiyor durmadan.

*

Değişen bir şey yok;

Olaylar aynı!

Gazeteler, yollar, okullar...

Aynı, aynı, aynı...

Değişen şeyler de var elbet:

Meselâ alnıma değen rüzgâr...

Sabahların diriliş tesellîsi...

Her bahar azalışı ölüm korkularımın...

Okunma Sayısı: 987
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı