"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rüşveti reddin bedeli

Ahmet Said Aydil
03 Temmuz 2026, Cuma
Sömürgecinin en zarif silahı yasak değil, hediyedir.

Immanuel Wallerstein’a göre, evrensellik (yani küllî hakikat iddiası) “kuvvetlinin zayıfa bir ‘hediyesi’dir” ve bu hediye, sunulduğu kişiyi bir açmaza sokar. Reddetmek kayıptır: Kişi, hakikatinin küllî değil cüz’î olduğunu, herkese değil yalnız kendine ait dar bir doğru olduğunu peşinen itiraf eder. Ama kabul etmek de kayıptır; çünkü hediyeyi alırken, değerin ölçüsünün kendi elinde değil, onu verenin elinde olduğunu da kabul etmiş olur. Evrensel hakikat diye sunulan şey, üzerinde bir menşe damgasıyla gelir; onu almak, verenin önceden sahipliğini onaylamaktır.

Said Nursî gibi düşünürlerin, hakikati “Batı’dan” yayılan bir şey sayan zümrelerce ne kendileriyle ne de baş tacı ettikleri Batılı düşünürlerle aynı terazide tartılacak bir “denk” olarak görülmemesi, bu çerçevede açıklanabilir. Bu tarz bir ilim geleneğinde Said Nursî okunmaz, ancak tasnif edilir. Bir düşünür olarak değil, bir vaka olarak görünür: Bir hareket lideri, sosyolojik bir numune, bir malzeme kaynağı. Onun eserleri ve zihin yapısıyla derinden bir etkileşim yerine, onu açıklanacak bir nesneye indirger. Bu, emeğe değil, sahiplik vehmine dayanan bir mülkiyettir: Muhatap, metni etiketleme hakkını kendinde görür, onunla yüzleşme yükümlülüğünü ise üzerine almaz.

Türkiye’deki birtakım seküler ve solcu aydının tavrı, sözünü ettiğimiz zihniyetteki bir Batılıdan daha keskindir; çünkü dışarıdan dayatılmış bir hiyerarşinin içe sindirilmiş, hatta şiddetlendirilmiş halidir. Önce seküler-modern olanı “evrensel” sayan, dinî-geleneksel olanı ise “geri” sayan o görünmez medeniyet cetveli ithal edilir; sonra asıl sahibinin elinde olduğundan daha katı bir biçimde işletilir. Oryantalistler hiç değilse egzotik bir merak besler; yerli aydınlar içinse Said Nursî merak konusu bile değildir, çünkü çoktan “irtica” hanesine yazılmıştır. Batı tahakkümünü eleştirip onun asıl dayanağını, yani “seküler-modern olan üstündür, evrenseldir” inancını hiç sorgulamadan, el değdirilmeden bırakmak, müstevlinin zihnini müstevliden daha derinden benimsemektir. Çünkü Said Nursî’yi “denk” saymak, “seküler olan evrenseldir” denkleminin zeminini sorgulamayı gerektirir; yani çoktan kabul edilmiş hediyeyi geri vermeyi.

Said Nursî’nin denk sayılmamasının asıl sebebi, o hediyeyle muhatap olmayı reddetmesidir. Örneğin bir müdafaacı, “İslâm evrensele uygundur” diye savunmaya geçer ve savunurken ölçütün Batı’da olduğunu kabul etmiş olur. Said Nursî bunu yapmaz. Avrupa’daki iyiyi överken onu Avrupa’ya mal etmez; “hakikî”, yani bozulmamış İsevîlik tabiriyle onu nübüvvet silsilesinin -sadece tahrif olmuş- bir kalıntısı olarak konumlandırır.

Said Nursî İslâm’ı başka bir şeyle açıklamaz, başka her şeyi İslâm’la açıklar. Bu, evrensel üzerinde bir egemenlik iddiasıdır: Evrensel tektir, ölçüsü İslâm’dadır, sizin elinizdeki ise onun bir parçasıdır.

Bu bir “kapı kapatmak” değildir. Said Nursî diyaloğu reddetmez; bilakis Avrupa’ya tavrı husumet değil, hayrını teslim eden bir iyi niyettir; onu düşman değil, içindeki nuru tahrife uğramış bir kardeş gibi görür. Reddettiği tek şey, konuşmanın ölçüsünü karşı tarafa bırakmaktır. Çünkü taviz verdiği an, hediyeyi kabul etmiş, hakikatin ölçüsünü Batı’ya devretmiş olurdu; o vakit söyleyeceği her söz, kendi diliyle değil, kendisine ödünç verilmiş bir dille söylenmiş sayılırdı. Onun bazılarınca “denk” sayılmaması bu tavizi vermeyişinin bedelidir.

Okunma Sayısı: 170
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı