"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Aylık enflasyon artmamış!”

Cevher İLHAN
12 Haziran 2021, Cumartesi

TESBİT

Bilindiği gibi TÜİK’in açıklamasıyla Tüketici Fiyat Endeksi yüzde 16,59, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi yüzde 38,33 olarak açıklandı; ve Buna göre aylık -Mayıs’ta- bazda TÜFE  yüzde 0.89, Yİ-ÜFE 3.92 artış gösterdiği duyuruldu.  

Oysa bağımsız ekonomistlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu’na göre (ENAG), Mayıs enflasyonu patlama yapmış. Mayıs ayı enflasyonu aylık bazda 0.89 değil, üç katı olan yüzde 3,94 oranında gerçekleşmiş. Buna göre yıllık enflasyon da en az duyurulanın üç katını buluyor. Asgarî ücret son altı ayda her ay 10 dolardan 60 dolar eriyip vatandaşların alım gücünün azalırken, döviz kurlarındaki sürekli yükselişle körüklenen enflasyonun kontrolden çıkabileceği belirtiliyor. 

Ekonomistler, bu kırılganlıkta Merkez Bankası rezervlerinin tükenmesiyle kurlardaki rutin artışın devam edeceğine, buna paralel olarak enflasyonun yükselişini sürdüreceğine ve kamuoyu önündeki bütün söylemlerin aksine MB’nin faizleri arttırmak zorunda kalacağına dikkat çekiyorlar. 

Aslında yıllık tüketici enflasyonunu önce yüzde 17.22 olarak açıklanıp, ardından bu verinin “sehven” verildiği söylenerek yüzde 16.59’a düşürülmesi, perde arkasında yine rakamlara takla attırılan bir “enflasyon oyunu”nun oynandığını ele veriyor. 

Ve Cumhurbaşkanı’nın referandumda “Bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra faizle, şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz” vaadine rağmen, faiz kat kat artıyor, döviz kuru iki katına çıkıyor. Bu açıdan, son iki yılda elektrikten doğal gaza ve akaryakıta yüzde 70’leri bulan zamlara ve kat kat artan pahalılıkta; son bir ayda ve aydan aya enflasyonun yüzde 1’i bulmadığı girdapta, açıklanan rakamlar havada kalıp kimseyi ikna etmiyor.

Bundandır ki araştırmalarda halkın yüzde 94’ünün TÜİK’in rakamlarına inanmadığı ortaya çıkarken, gerçek enflasyonun en az yüzde 40’ın üzerinde yüzde 50’lere tırmandığı tesbitleri yapılıyor.

Garabet içinde garabet…

VAZİYET

“Bir şeyler döndü…”

“Yolsuzluk”, “rüşvet”, “tehdit”, “şantaj”, “hırsızlık”, “zimmet”, “çökme” ifşaatları furyasında birçok çarpıcı husus kamuoyunun nazarından kaçıyor, kaçırılıyor.  

Bunlardan biri de Cumhurbaşkanı’nın canlı yayında “Merkez Bankası (MB) başkanımla görüştüm. Faizleri düşürmemiz şart” açıklamasının ardından dolar “çok sert ani tırmanış”la 8,82 liraya yükselmekle tarihi rekorunu kırıp akabinde 8,63’e geri çekilmesi olmuştu. 

Ve 20 kuruşluk çıkış ve inişle birilerinin ortada dönen milyarları vurduğu nazara verilirken, Cumhurbaşkanının aniden aklına gelip söylediği bu sözlerinin “bir nabız yoklayalım faizi indirsek ne olur” diye “bir deneme atışı olduğu”nu ileri sürülmüştü. 

Konunun uzmanları, yapılan her “faiz çıkışı”ndan sonra faizlerin yükseldiğini, daha önce defalarca yapılan demelerle doların yükseleceğini bilindiği halde, bile bile bütün dünyanın gözü önünde “MB Başkanı’na tâlimat verildiği” anlamına gelen çıkışın hiçbir izâhının olmadığını nazara veriyorlar. Bu durum, “hiçbir şey olmadıysa da kesinlikle bir şeyler oldu!”, “bir şeyler döndü!” yorumlarına yol açmıştı.   

Sözkonusu “müdahale” ve “operasyonlar”ın en üst düzeyde duyurulmasıyla birilerinin dolar üzerinden spekülasyonlarla vurgun vurması, haksız kazanç sağlamasına ortam oluşturulduğu istifhamları artarken, sadece iki milyar dolar dönse zulada doları olan birilerinin bu “operasyon”la 200 milyon doları kazanmasına fırsat verildiği endişeleri dile getirilmişti.   

Keza dolar başına bir lira oynasa 80 milyon vatandaşın her birinin bin lira daha borçlandığı ve Türkiye’nin dış borcunun 400 milyar daha arttığı kaydedilmişti. Gerçekten, durup dururken dolar neden önce 8,82’ye yüksel(il)di ve peşinden 8,63’e indi(ril)di? 

Muamma içinde muamma…

İLGİNÇ

 “342 milyonluk kule” ne işe yarar?

Ayyuka çıkan “mafya-siyaset-medya” ilişkileri karambolunda gürültüye gelen garabetlerden biri de “iktidara ilişik medya”da “İstanbul’un ve Avrupa’nın en yüksek yapısı ünvanını taşıyan, denizden 587 metre yüksekliği bulunan” övgüsüyle propaganda edilen Çamlıca Kulesi’nin açılışı oldu.  

Ancak daha açılır açılmaz, “kulenin ne işe yaradığı” tartışmaları başladı; ve asıl işlevinin televizyonların ve özellikle radyoların kuleden yayın yapmaları olarak duyuruldu. 

Oysa konunun uzmanları, kulenin “geri teknoloji” olduğunu, teknolojinin geldiği seviyede artık televizyonlar gibi radyoların da antenlerden-kulelerden değil, uydudan yayın yaptığını belirtiyorlar. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın uhdesindeki PTT iştiraki olan Kule AŞ tarafından işletilecek kulenin giriş tam ücretinin 60, indirimli ücretinin 30, turistlere 120 lira olması; bir poğaçanın 10, çayın 10, kola/ayran 18, kahve 20, peynirli sandviçin 30, sütlaç 32, bonfile 128 lira olması; kişi başına kahvaltının 180’yi bulması kulenin üst gelir gruplarına açıldığını ortaya koyarken, İstanbul’un sembolü olduğu söylenen kulede 39. ve 40. katlarında birer restoranın bulunması ve 33. ve 34. katlarında iki ayrı seyir terasının yer alması kulenin maksadını su yüzüne çıkarıyor.  

Özetle, “İstanbullulara, mega kenti, panoramik olarak izleme imkânı sunacak” diye lanse edilen ve ihalesi yine özel dâvet usulüyle 170 milyon liraya yapılıp beş yıl süren yapımında maliyeti iki katını aşarak 342 milyon liradan fazla harcama yapılan kulenin asıl rant amacını ele veriyor. 

İlginç…

HAFTANIN SÖZÜ

“İktidar bütün iddialarının altında kalmıştır!”

“Türkiye’nin son zamanlarda içine düştüğü operasyonel kiralama mantığı içerisinde siyasî aktörlere pek çok unsurların siyasette bir cephanede dönüştürüldüğü bir saha var. İktidar hangi iddiayı söylemişse onun altında kalmıştır!”

Gültekin Uysal (DP Genel Başkan)

Okunma Sayısı: 1089
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı