"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“One minute” de berhava…

Cevher İLHAN
13 Mart 2024, Çarşamba
“Tek kişilik otoriter rejim”in çifte standartlı ve çelişkili “dış politika”sında da “söylem ayrı, eylem ayrı” sığlığı sürüyor.

Bu durum, öncelikle mübârek Ramazana girerken bir türlü ateşkese râzı olmayıp, 7 Ekim’den bu yana aralıksız bombardımanlarla sürdürdüğü ve Ramazanda da tam bir vahşet ve zulümle devam ettirdiği Gazze katliamında 13 bini çocuk 32 binden fazla Filistinliyi katleden İsrail’e karşı kırılganlıkta görülüyor.

TÜİK’in açıklamasıyla silâh yapımında kullanılan gemiler dolusu demir ve çelik gibi stratejik maddelerin yanısıra “Türkiye’nin İsrail’e ihraç ettiği ürünler”de “93. fasıl altında “kişisel amaçlı spor av vb. amaçlı” denilerek “silâhlar ve bunların aksam parçalarına ilişkin ürünler”in gönderilmesiyle itiraf edilirken, ekmek almak için sıra bekleyen mâsum insanları dahi öldüren İsrail’e karşı Cumhurbaşkanı’nın “on beş yıl önce katillerin yüzüne ‘one minute’ derken nerede duruyorsam bugün de aynı yerde dimdik duruyorum” sözünü hükümsüz kılıyor.  

İSRAİL’E KIYAK ÜSTÜNE KIYAKLAR SUNULDU…

Zaten “one minute”ten hemen sonra Erdoğan’ın “İsrail Cumhurbaşkanı’na değil, moderatör”e çıkıştığı” ifadesiyle daha baştan çarkedilmişti. Ve AKP iktidarında Ankara’nın, İsrail’le her türlü ekonomik, ticarî, savunma sanayii anlaşmalarını, silâh alımı ihâlelerini sürdürmesi “one minute”yi boşa çıkarmıştı.

Bununla da kalınmayıp sulamadan tohumculuğa, turizmden telekomünikasyona, güvenlik ve çevreye uzanan geniş “ekonomik mutâbakat zabıtları ve ticari anlaşmalar, savunma sanayii ve silâh alımı ihaleleri arttırıldı. İsrail’le ticaret kat kat arttı.

Ankara, İsrail’le istihbarat işbirliklerini derinleştirdi. Bir yandan Türkiye’nin “blokajını çekmesi”yle İsrail ordusunun NATO tatbikatlarına katılması sağlanırken, Telaviv’in uzun yıllardır peşinde olduğu NATO üyeliğinin önü açıldı.

Suriye kapısı yerine İskenderun’la Hayfa arasında ro-ro seferlerinin resmen başlatılması, Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nin hortumladığı bütün ülke halkının ortak malı petrolün İsrail’e sevkiyle “one minute”nin hiçbir hükmü kalmadı.

En büyük kırılganlık, 31 Mayıs 2010’de İsrail askerlerinin Gazze’ye insânî yardım malzemesi taşıyan Türk Bayraklı sivil “Mavi Marmara” yardım gemisine uluslararası sularda saldırdığı kanlı baskınla on vatandaşımızın katledildiği Mavi Marmara olayında katillerin sorgulanıp yargılanması dâvâlarından resmen cayılmasıyla sergilendi.

Resmî Gazete’nin 1 Eylül 2016’da yayınlanan 6743 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Anlaşması”nın ilk maddesinde, “İsrail hükûmetinin ve askerlerinin  hiçbir cezâî ve hukukî sorumluluk taşımayacağı” teminatı verilerek maktullerin âilelerinin Türkiye’de ve Uluslararası Adalet Divanı’nda açtıkları cezâ dâvâları tasfiye edildi.

YİNE HİÇBİR CİDDİ VE ETKİLİ YAPTIRIM YOK

Ve son vetirede BM aracılığıyla gönderilen iki bini aşkın TIR ve binlerce kamyonun açlık içinde kıvranan Gazze’ye sokulmayıp Refah kapısında bekletildiği, Ürdün gibi komşu ülkelerden havadan atılan gıdaların yetersiz kaldığı vartada, Türkiye’den yüzlerce ton meyve sebze gönderilmesiyle İsrail’in beslemesi “one munute”yi yerle bir etti.

Ve İsrail’in Suriye’nin Golan tepelerini işgaline suskun kalınırken; Trump’ın Doğu Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasıyla Amerikan Elçiliğinin Kudüs’e taşınmasına, Yahudi damadının siyonist işgali genişletip kalıcılaştıran “yüzyılın plânı”yla Kudüs’ü ve Filistin’i “Yahudileştirme operasyonları”na karşı hiçbir ciddi ve etkili yaptırıma başvurulmazken, Cumhurbaşkanı’nın “one minute” hatırlatması basit bir siyasi propagandanın ötesine geçmiyor.

“Terör devleti!”, haydut devlet!”, “ey katil, zâlim İsrail!” çıkışları havada kalıyor.

Okunma Sayısı: 1461
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    13.3.2024 09:51:55

    "Kişinin işidir ainesi, lafa bakılmaz." Gazze için çok havalı konuşmalar yapıldı, yapılmaktadırda. Fraunlaşmış Siyonistleri ve Deccalleri Katliamlardan ve tahribat ve kıyımlardan alakoyacak hiç bir faaliyyet olmadığı gibi, SIYASÎ , EKONOMIK ve Askerî ilişkiler tam GAZ devam etmektedir maalesef! ZULÜMLER ve Katliamlar ayyuka çıktı. Hiçbir şey yok gibi normal hayata devam etmek ne insanlığa yaraşır nede İslâmlığa! Yakında başımıza taş yağarsa hiç şaşmam doğrusu! Allah sonumuzu HAYIRLI eylesin, her türlü şerirlilerin şerrinden ve tabiî afetlerden muhafaza etsin. Filistinli, Gazzeli kardeşlerede en kısa zamanda kurtuluş ve bağımsızlık, refah ve Huzur nasip ve ihsan etsin. Bütün bu şerleri hayırlara, SULH-U umumî ve ittihad-ı İSLÂM'a vesile kılsın inşaallah. Amiiin.

  • Oğuz Yiğiter

    13.3.2024 06:41:21

    Bu yazılanlar, iftira değil. Arşiv kayıtlarına geçmiş açık kaynakların müşahhas vakıaları. Nasıl bir efsûnlanma ki, bakan gözler görmez oldu, kulaklar sağır, diller lâl kesildi. Nasıl bir dönemi yaşıyoruz Yâ Rabbî. Bunca mezellet ve çöküşü bu sineler nasıl kaldırıyor? Herşey normal miş gibi, ortalık güllük gülistan gibi sevapmatik peşinde hodfüruşluk cakalarında ehl-i imanın görüntüleri ne kadar da sakîl değil mi?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı