"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Palyatif paket”in akıbeti

Cevher İLHAN
18 Mayıs 2024, Cumartesi
TESBİT

“Kamuda tasarruf paketi”ne “dağ fare doğurdu” yorumunu yapan ekonomistler, “2 trilyon 700 milyar liralık bütçe açığı varken 100 milyar liralık tasarruf beklenen “paket”le ancak yüzde 3’lük bir iyileştirmenin olabileceğini nazara verip bunun asla “tasarruf’”la sıfatlanamayacağını bildiriyorlar.

Zira başta günlük masrafı 33 milyon lirayı -bir milyon doları- bulan Sarayın lüks uçak, helikopter, makam araçları filosuna, israfına hiçbir kısıtlama getirilmiyor. Kamudaki 125 bin makam aracı azaltılmıyor. “Tasarruf” yine yerel yönetimlere, özel sektöre, vatandaşlara yükleniyor.

Bu hususta “vatandaşın boğazının sıkıldığı”nı ve “bazı palyatif tedbirleri paketlendiğini paylaşan ekonomist Şeref Oğuz’un “kamu; taşın altına, eli yerine serçe parmağını koymayı tercih etti; paket enflasyonun düşmesi algısını dahi oluşturamadı” ifâdesi gerçeği ortaya koyuyor. Her ne kadar “3 yıllığına tasarruf” denilse de açıklamalarda sıkça “yasayla tanımlanan” ve “âcil ihtiyaçlar hariç” istisnalarının “tam kaçış kapısı” olmasıyla “paket”in başarısına peşinen şüphe doğurduğunu belirtiyor.

Keza “paket”in tamamının algı yönetimi olduğunu kaydeden iktisatçı Mahfi Eğilmez’in “tasarrufların saray harcamalarını, uçaklarını, konvoylarını, korumalarını kapsamadığı sürece fazlaca işe yaramayacağı”na; ve ekonomist Yalçın Karatepe’nin “paket”te Kamu İhale Kanununu değiştirerek ihaleleri rekabetçi yapacak düzenlemenin, döviz üzerinden garanti ödemelerin indirilmesinin olmadığına dikkat çekmeleri vahameti ele veriyor.  

Ve bütün bunlara, Prof. Dr. Aziz Çelik’in "Asıl tasarrufu işçiye, memura, emekliye yaptıracaklar; bu paketle tepkiyi yumuşatmaya çalışıyorlar. ‘Kamuda tasarruf’ dedikleri, kamu harcamalarını ve hizmetlerini kısmak, kamuya yeni çalışan almamak, yeni kadro açmamak, memura, emekliye zam vermemektir, diğerleri göz boyamadır, işin makyajıdır" yorumu “paket”i târif ediyor.

Bundandır ki Oğuz, “gel gör ki müsrif kamu hâlâ müsrif kalmış” analiziyle “Ekonomik kış fena bastıracak. Yaz etkisi, baz etkisi, gaz etkisi geçip güz etkisi geldiğinde sözde tasarrufun acısı, umutlarımızı da silip süpürecektir; sonuç hüsran!” diye yakınıyor.

Ve bu yüzden, fotokopiye, eşantiyon hediyelere hasredilen “paket”in akıbetine dair “en fazla bir hafta gösterimde kalır, çenemizi yorar, haftaya gösterimden kalkar ve kısa sürede anılarımızın müziği oluverir, unutulur, takibi yapılmaz” hükmünü veriyor.

Hâsılı, alây-ı vâlâyla ilân edilen “paket”, bir hafta bile sürmeyip gündemden düşüyor.

VAZİYET

“Çifte standart”tan “tasarruf” çıkmaz

"Paket”te asıl tasarrufun gerektiği; uçakların inmediği yolcu sayısı garantili havaalanlarından, araç geçişi garantili köprülerden-tünellerden, hasta sayısı garantili hastanelerden milyarları kazanan “Hazine teminatlı ihaleleler”in peşkeş çekildiği “döviz taahhütlü müteahhitler” kapsam dışı bırakılmış.

Oysa “dolar garantili” bu ihalelere bir tek 2024 bütçesinden toplam 162 milyar 435 milyon lira ödenecek. Son altı yılda 102 milyar 206 milyon lira ödenen şehir hastaneleri kiralarına 83 milyar 697 milyon lira ödeme yapılacak. Yani kamu kasasını boşaltan “yandaşlar”a kaynak aktarımı sürecek.

Bu arada geçen yıl sadece taşıt kiralamaya 2.011 milyon, bina kiralamasına 1.156 milyon, hava taşıtı giderlerine 1.632 milyon ödenirken, Ayrıca “kur korumalı mevduat”a 1.1 trilyon, faize 646 milyar, döviz garantili şirketlere 244 milyar harcanırken, alt gelir gruplarından, geniş halk kesimlerinden kuruşu kuruşuna vergiler tahsil edilecek.

Aslında yıllardır alınamayan İstanbul Havalimanı’nın yıllık 1 milyar avroluk kirasının alınmamasında olduğu gibi, “yandaş şirketler”e, üst gelirlilere yine iki trilyonu bulan vergi muâfiyetleri, borç silinmesi, kredi-teşvik kıyaklarına devam edilmesi “paket”in mahiyetini ifşa ediyor.

Bu yüzden “çifte standartlı paket”ten ciddi bir “tasarruf” beklenmiyor…

TESCİL

 TÜİK’in veri karartması tescillendi

Yoğun siyasi gündemde TÜİK’in toplumu yanılttığı vakıası da karambola geldi.

TÜİK’in Haziran 2022 itibariyle Ocak 2003’ten beri her ay açıkladığı 400’den fazla maddeyi içeren sepetin “ortalama fiyat listesi”ni yayımlaması üzerine, DİSK’in önce “bilgi edinme hakkı” çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden talebinin Bilgi Edinme Kurulu’nca reddedilmesine karşı başvurduğu Ankara 6. İdare Mahkemesi “bilgi edinme hakkı” kapsamında “istenen bilgilerin verilmesi gerektiği” kararını almış.

Ardından bu kararı uygulamayan TÜİK’in kararı temyiz ettiği Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi de “istinaf başvurusunun hukuka uygun olmadığı”na karar vermiş. Ve TÜİK’in “bilgi edinme talebini reddi” hukuksuzluğu Danıştay kararıyla kesinleşmiş.

Bundandır ki işçi konfederasyonu, Anayasanın 138. maddesi gereği “yasama ve yürütme organları ile idare makamlarının uymak zorunda oldukları mahkeme kararları’nın TÜİK’i de bağladığını” belirtiyor. Böylece, sırf memur, işçi, emekli maaşlarına enflasyon farkı zammını düşük tutma ve “tek kişilik rejim”in ekonomik çöküşünü perdeleme maksatlı manipülasyonları yapan, “tepede tâlimat”la uyduruk enflasyon rakamlarını çarpıtan TÜİK’in siyaset hesâbına verileri kararttığı yargı kararıyla resmen tescilleniyor.

Okunma Sayısı: 1044
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    18.5.2024 05:48:53

    İşin aslı, 31 mart yenilgi sendromunu atlatma adına sergilenen yumuşama ve normalleşme adlı yeni oyalama senaryolarını tam olarak devreye sokmak ve muhalefetin kazandığı belediyeleri tam anlamıyla kamuda tasarruf mengenesinde iş yapamaz halde pelte haline getirme kırışıklıklarının yeni atraksiyonu. Kazandığın bir zaferi iyi yönetemez ve milletin tepkisini doğru hamlelerle gösterilen istikamette kullanamayan bir muhalefet liderliğinin altın tepside saraya sunduğu bir fırsat..... Yine söylüyorum, millet burnundan soluyor, yeter artık daha fazla oyalanacak takati kalmadı....

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı