"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Son “balkon konuşması”

Cevher İLHAN
06 Nisan 2024, Cumartesi
TESBİT

Seçim sonuçlarının açıklandığı ilk saatlerde iktidar partisindeki hezimetle önce gelenekselleşen seçim gecesi alây-ı vâlâ ile yapılan “balkon konuşması”nın yapılmaması düşünüldü. Zira iktidardakilerin hiç beklemedikleri, “kaleleri” gördükleri büyükşehirlerin, il ve ilçelerin kaybıyla “iktidar cephesi”nde tam bir travma baş göstermişti.

Bu yüzden daha gündüzden bütün hazırlıkları yapılmasına rağmen AKP Genel Merkezinin önünde polislerden başka kimse yoktu, meydanda in cin top oynuyordu. Ne var ki yapılmaması durumunda seçimi kaybedişin peşinen ikrarı olarak psikolojik çöküşü daha da derinleştireceği endişesiyle “balkon konuşması”nın göstermelik de olsa yapılması kararlaştırıldı. Ve Cumhurbaşkanı partisinin genel başkanı olarak tam bir tecâhül-ü âriflikle sanki “kazanmış” havasını pompalamaya yeltendi.

Nitekim konuşmayı dinleyecek kimse olmadığından üç kez ertelenen “balkon konuşması”, Ankara’dan apar topar partililerin alana gelmesiyle ancak 00.30 yapılabildi. Ve parti propagandasında koşturulan bakanlara, parti yöneticilerine, kaybeden adaylara âdeta “bu hale siz düşürdünüz!” tepkisini verircesine -eşiyle- tek başına “balkon”a çıkan Cumhurbaşkanı’nın, “sadece bir telefon sizleri buraya topladı” ifadesi meydandakilerin de “tâlimat”la toplatıldığının ikrarı oldu.

Bu arada Cumhurbaşkanı’nın mitingine 50 bin kişinin katıldığını söylediği Yozgat’ta AKP’ye 12 bin oy çıkması; muhalefetin Erdoğan’ın doğup büyüdüğü Kasımpaşa’nın bağlı olduğu Beyoğlu’nda, hâlen İstanbul’daki evinin bulunduğu Üsküdar’da ve Saray’a geçmeden önce Ankara’da ikamet ettiği Keçiören’de kazanması ilginç tabloları ortaya çıktı. 

Özetle “31 Mart tesbitleri” “tek kişilik otoriter rejim”de siyasetin içine düştüğü hal-i pürmelâli açıkça ortaya koydu.

GARABET

Kaybı gizleme telâşı

Seçim sath-ı mailinde yine basit siyasî sâiklerle engellemeler, çarpıtmalar, istismarlar, suiistimallerle muallel bir yığın garabet dayatıldı. İktidar partisine verilen miting meydanları tam bir çifte standartla muhalefet partilerine verilmedi.

Tıpkı deprem bölgesinde Cumhurbaşkanı’nın geçeceği güzergâhta -depremzedeleri kapı dışarı edilip Ankara Belediyesi’nin konteynır kentinin kaldırılması, muhalefet partilerinin açtığı aşevlerinin kapatılması gibi Cumhurbaşkanı’nın Arnavutköy’e giderken geçeceği caddede İstanbul Belediyesi’nin açtığı kent lokantasının kapısı boydan boya Murat Kurum’un dev afişiyle kapatıldı.

Öncelikle AKP ve MHP’nin önde olduğu il ve ilçelerdeki sonuçları veren “yandaş kanallar”, gece boyunca sanki iktidar partileri adayları kazanmış havasını pompaladılar. “Yandaş yorumcular”, tam bir şoka uğramış halleriyle uyduruk teviller yaptılar. İktidar partisinin oy düşüşünün üstü örtülürken “başarılıymış” algısı oluşturulmasına çırpındılar.

Yandaş gazetelerin Cumhurbaşkanı’nın “balkon konuşması”nda sarfettiği “milletin mesajını aldık’, ‘31 Mart bizim için dönüm noktası”, “her olanda bir hayır vardır” sözleriyle kalıp “seçmenden Ak Parti’ye mesaj”, “millet mesajını verdi”, “demokrasi kazandı” manşetleriyle geçiştirmeleriydi.

VAZİYET

 “Yandaş”tan ziyade yanlı yayıncılık

Seçim çarpıklıklarından biri de milletin vergisiyle yayın yapan devlet kanallarının Cumhurbaşkanı ile iktidar partileri yöneticilerine ve adaylarına saatlerce canlı yayında yer vermesine mukabil muhalefet liderleriyle adaylarına bir saniye bile yer vermemesiydi.

Mayıs seçimlerinde “cumhur ittifakı” adayına 58 saat verilmesine karşılık “millet ittifakı” adayına 52 dakika verilmesi çarpıklığındaki gibi daha seçime bir ay kala -1 Ocak - 27 Şubat arasında- AKP Genel Başkanı ile parti yöneticilerine 2 bin 592 dakika canlı yayında -beş kaset dolusu- yer verilirken ana muhalefet genel başkanına sadece 43 dakika vermekle kaldı. 

Yine bu süre iktidar partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İstanbul adayına 29, Ankara adayına 17, İzmir adayına 26 dakika yer verilirken, aynı şehirlerdeki muhalefet adaylarına bir saniye dahi yer verilmemesiyle “yandaşlar”dan ziyade yanlı yayıncılığı sergilendi.

Ancak en çarpıcısı, seçim gecesi sanki “iktidar partisi kazanmış” gibi açıkça sırıtan yanlı yayınları sürdüren devlet kanalının ana muhalefetten aday olan dört milletvekilinin belediye başkanı seçilmesini, muhalefet seçimi kaybetmiş gibi “Meclis’teki milletvekili sayısı azaldı!” çarpıtması oldu.

SÖZÜN ÖZÜ

“İstibdat belâsından kurtulmak…”

“Meşrutiyet-i meşrua (dine uygun meşrutiyet, demokrasi-cumhuriyet) denilen dünyada beşer saadetinin bir sebebi ve hâkimiyet-i milliyeyi temin ile makine-i hayatın buharı olan hürriyetteki irâde-i cüz’iyeyi istibdat ve tahakkümün belâsından kurtarıyor…”

Bediüzzaman, (Eski Said Dönemi Eserleri, 163)

Okunma Sayısı: 1964
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    6.4.2024 17:57:55

    Allah razı olsun Cevher ağabeyim.Sizlerin bu adil ve hakkaniyetli yazılarınız bizlere ferahlık veriyor.Zalimlere,zorbalara,din kardeşini katleden katil sevicilere gereken cevabı millet verdi. Mesajı aldık derken şu saate kadar o yanlış mesaj almış.Hala katill seviciliğe devam,hala zorbalığa(Van seçimini kazanan yerine,açık farkla kaybeden adayına mazbata verdirtmeye yeltenmek gibi)hala haksızlıklara ve adaletsizliklerine devam edenler asıl mesajı inşaallah çok uzun sürmeyecek genle seçim ile alacaklardıır.

  • Suat

    6.4.2024 15:48:31

    Inşaallah . Hayatımın 8 senesini çaldılar. Khk lıyım. Uyduruk dava açtılar ,yıllarca nr iddianame düzenlendi , ne hakim karşısına çıktım. En nihayet dilekçe üstüne dilekçe geçen sene haziranda iddianame düzenlendi. Iki oturum uyduruk mahkeme den ceza almadan kurtuldum. Istinafa gitti. Şimdi istinaf bekliyoruz. Bize zulüm ediyorlardı, şimdi millete tamamına zulüm ediyorlar. 12 Eylül öncesi de bu ülkede sıkıntı vardı. Ne meyve ,sebze, ne et sıkıntısı çektik. Yağmaladılar doymadılar. Vahşi hayvan bile doyunca yanından geçen ceylana dokunmuyor

  • Erhan

    6.4.2024 10:27:43

    Bunların istibdatı, ülkeyi her anlamda batırdı! Kendilerini ülkenin sahibi, efendisi sanıyorlardı, haksızda sayılmazlardı, zira damadın dediği gibi “uzaya duble yol yapacağız desek, buna inanan bir kitle var” itirafı bunun en büyük kanıtıydı. Kominist rejimler ve arap ülkeleri gibi olmuşuz, her sokakta, her elektrik direğinde, her bilboard ta, hava alanlarında, sultanın resimleri, her tv ekranında, konuşmaların hepsine aynı anda yayınlamak zorunda gibi hisseden tv kanalları, kendisinden bahsetmek zorunda olan basın kuruluşları, vb. gibi… camilere kadar siyaset sokup miting alanlarına çevirdiler. Ayıptır ya, Yazık bu ülkeye.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı