"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sosyal medyaya da “devlet ve iktidar kıskacı”

Cevher İLHAN
04 Ağustos 2020, Salı
Bayram öncesi kamuoyundan ve muhalefetten gelen bütün ikaz ve çağrılara rağmen, yine hukuk çevrelerinin görüşü alınmadan apar topar Meclis’ten geçirilen “sosyal medya yasası” tartışmaları devam ediyor.

Gerçek şu ki sosyal medyaya da “uluslararası kabul edilmiş düzenlemeler” elbette getirilmeli. Elbette sosyal medya mecralarında yalana, iftiraya, trollerin kişilik haklarına saldırılarına, itibar suikastlarına, gayr-ı ahlakî ve hakaret içeren paylaşımlara ciddi tedbirler alınmalı. Keza Twitter, YouTube, Instagram, Facebook ve diğer sosyal medya ağları vergilendirmeli, Türkiye’de temsilcilikler açmaları sağlanmalı. Ancak görünen o ki bu bahaneyle, yasakçı ve baskıcı bir zihniyetle kişi hak ve hürriyetlerinin, düşünce ve ifade özgürlüğünü kısıtlanması, gerçeklerin üzerinin örtülmesi, iktidarın yanlışlarına eleştirilerin engellenmesi, topyekûn muhalefetin susturulması ve özellikle yakın siyasi geçmişteki vahametlerin silinmesi ve pisliklerin halının altına süpürülmesi amaçlanıyor.  

Özellikle Cumhurbaşkanı’nın “z kuşağı”yla sosyal medya üzerinden buluşmasında gençlerin yoğun “oy moy yok!” paylaşımlarına tepkiyle sosyal medya mecralarına “sınırlama, yasaklama ve sansür” girişimiyle, insani temel haklarının başında gelen ifâde özgürlüğü kısıtlanıyor. “Tahkir ve tezyifle itibarsızlıkta kötü istimali” paravanında sosyal medya plâtformları zabtı rabt altına sokuluyor.

“YASA” PERDESİNDE BASKI VE SANSÜR…

Vakıa şu ki, “yasa”yla erişim sağlayıcıları, adli makamların yanısıra idari makamlarca gönderilecek “tebligat, bildirim veya taleplerin gereği”ni yerine getirmekle yükümlü hale getirilmiş. 

Sosyal medya plâtformları, baskı ve sansürle içeriklerini kaldırmak, internet veri bandını daraltma, kullanıcı bilgilerini savcılıklara bildirmek zorunda bırakılmışlar. Siyasetten gelen “içerik kaldırımı talepleri”nin kırk sekiz saat içinde yerine getirilmemesine karşı ağır para cezâlarının kesilmesiyle birçok temel hak ve özgürlüğün baltalanmasına sebebiyet verilmiş. 

Daha da vahimi, sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden kullanıcılarının iletişim bilgilerine doğrudan erişilmesiyle Anayasa ve yasalarla korunan kişilerin özel hayatlarının devlet kıskacıyla sosyal medya da tümüyle kontrolüne verilmesi garabeti getirilmiş.   

Doğrudan tüm kullanıcı bilgilerine, içeriklere el konulması hukuk dışılığı “yasallaştırılmış!”; “kullanıcı verilerini kontrol”le sosyal medya kullanıcılarının paylaştıkları bütün özel metin, görüntü, ses, konum, içerik, bilgi ve veriler “ceza” tehdidiyle karşı karşıya bırakılmış. 

“Hukuki düzenleme” ve “kanundaki boşluğun doldurulması” paravanında, en temel hakların başında gelen çağın haber, bilgilenme ve iletişim kanalı “sosyal medya”ya “sosyal medya sansür”le muhalif görüşler “yasak” ve “ceza” tehdidi ve baskısıyla “hizâya getirilmesi” tuzağı kurulmuş. 

Oysa sözkonusu suçlara dair Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri işletilebilirdi. Zira bu “yasa” olmadan da Türkiye’de yüz binlerce internet sitesi ve paylaşıma erişim engeli konulmuş.  

İfade Özgürlüğü Derneği’nin raporuna göre, zaten Türkiye’de oldukça katı uygulamayla, 408 bin 494 internet sitesine erişim ile 150 binden fazla haber ve sosyal medya paylaşımı engellenmiş.  Twitter’a dünya genelinde en fazla mahkeme kararı gönderen ülke yüzde 74’le Türkiye olmuş. Ayrıca geçen yılsonu itibarıyla 130 bin URL adresine, 7 bin Twitter hesabına, 40 bin Tweet’e, 10 bin YouTube videosuna ve 6 bin 200 Facebook içeriğine engelleme getirilmiş. (gazeteler, 2.7.20)

SOSYAL MEDYAYA DA İKTİDARIN KONTROLÜ

Neticede Anayasanın “Herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama, yayma hürriyeti hakkına sahip olup” bu hürriyeti resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsaması” esasıyla “haber alma hakkı”nın korunması çerçevesinde “devletin, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alması”, bu kez “sosyal medya” mecraları üzerinden ıskartaya çıkarılıyor.  

Demokrasinin olmazsa olmaz şartı olan düşünceyi ifade hürriyetini teminata alan, “vatandaşların haber ve düşünceleri açıklama ve yayma araçlarının kullanılması hürriyetinin gasbedilmesine; fikir ve ifâde özgürlüğü kapsamındaki özel paylaşımların ifşa edilip cezâya tabi tutulmasına, daha da vahimi vatandaşların “fişlenmesine” zemin hazırlanıyor. 

Kısacası, “özgürlüklerin fişi çekilerek”, baskı ve yanlışlara karşı görüşlerin serdedildiği tek alan olarak kalan sosyal medyanın da “tek adam rejimi”ne bağlanmasıyla siyasetin kontrolünle alınıyor.

“Sosyal medya yasası” maskesinde “sansür yasası”yla “tek kişilik sistem”in vesayeti daha da genişletilerek “sosyal medya”da insanların düşüncesini ifade hakkı gasp ediliyor.

Bundandır ki Anayasa Mahkemesi’nin özellikle ifade özgürlüğüne dayanarak “yasakçı” ve “kısıtlayıcı” maddeleri iptali bekleniyor.

Okunma Sayısı: 1489
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı