"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Türkiye felâkete sürükleniyor”

Cevher İLHAN
07 Kasım 2020, Cumartesi

TESBİT

Siyasî iktidarın Türkiye’nin gerçek gündemini nevzuhur sun’î gündemlerle kapatma taktiği sürüyor. Salgındaki başarısızlıklar, patlak veren Azerbaycan – Ermenistan çatışmasıyla gündem dışı tutulurken en son kamuoyunun yoğunlaştığı 114 vatandaşın vefat ettiği İzmir depremi gölgesinde karambola getirildi.

Şimdi de “Amerikan seçimleri”yle kamuoyu oyalanıyor, dövizin yükselmesiyle ortaya dökülen ekonomik çöküş, yeni dalgalarla salgının pik yapmasıyla girilen anafor gürültüye getiriliyor.

Bundandır ki ekonomistler, Türkiye’nin başta ekonomi olmak üzere birçok alanda darboğaza sürüklendiğini belirtiyorlar. “İktidar cephesi”ndeki ciddî oy kaybına karşı hükûmetin ekonomik krizi çözemediğini, kat kat artan işsizliği, enflasyonu engelleyemediğini, ihracattaki kayıplarla ödemeler dengesinin bozulduğunu, zamlarla, pahalılıkla durumun sürdürülemez hale getirdiğini bildiriyorlar.

Financial Times’te yayınlanan başyazıda, Türkiye’de koronavirüs salgınının siyasî iktidarın zayıf noktalarını ortaya koyduğu ve Türkiye’nin uzun süredir uluslararası finans çevrelerinde “kırılgan beşliler” arasında yer aldığı tesbitleri bu açıdan dikkat çekici. “Erdoğan ve damadı Maliye Bakanı’nın ortaya attığı ‘paketler’in Türkiye vatandaşları için negatif sonuçlar doğurma riski taşıdığı” değerlendirmesi çarpıcı.

“Otoriterlik akılcı ekonomi politikalarının yerini tutmuyor” denilen makalede, salgından önce başlayan ve salgınla daha da sapılan “kredi patlaması”, borçla finanse edilmiş inşaat sektörü ve iç tüketim nazara verilip, ucuz para Erdoğan’ı iktidarda tutmuş olabilir ama ekonomik yer çekiminin devam ettiği, Türkiye’nin siyaset uğruna mâli ve ödemeler dengesi kriziyle göz göre göre felâkete sürüklendiği ifadeleri ibret verici…

İLGİNÇ

Dolarda “son nokta”

Doların 8 lirayı aşmasıyla bütün zamanların tarihi rekorunu kırması, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Yiğit Bulut’un 2017’de TL’nin dolar karşısında erimesiyle peşinen düşülecek vahameti uyaran ekonomistlere ağır hakaretlerini hatırlattı.

Zira Başdanışman, o gün yüksünmeden TRT Haber’deki programda, referandum sürecinde hızla yükselen dolardaki düşüşte bahisle “3,50’den 3,80’den dolar alın diyen nokta noktalar neredesiniz... O günlerde yazı yazanlar adamsanız çıkıp yazı yazın, özür dileyin!” diye konuşmuştu.

İlginç olan, Bulut’un bu sözkonusu tahkirleri sarfettiği 31 Mayıs 2017’de 3.52 lira olan doların son üç yılda TL karşısında yükselmesi. Dünyada bir çok ülkenin, mesela iç savaştaki Libya, siyasî kargaşadaki Mısır ve Tanzanya parası dolar karşısında değer kazanırken, on sekiz yıllık AKP iktidarında 1.8 lira olan doların 8.3 lirayı aşması.

Yani “nokta noktalar” yerine dolarda gelinen “son nokta” bu.

VAZİYET

“Var mı böyle bir şey?”

Bilindiği gibi Bahçeli’nin, “askıda ekmek kampanyası” ile ilgili bir muhabirin “Askıda ekmek başlatmıştı MHP Genel Başkanı Bahçeli…” cümlesiyle başlayan sorusunu yarıda kesen Cumhurbaşkanı, “Bırakın Allah’ınızı severseniz ya… Ya böyle bir şey var mı Türkiye’de ya… Yani bugün evine ekmek götüremeyen biri var mı Türkiye’de ya…” diye tepki göstermişti. (gazeteler, 29.11. 20)

“Bugün Türkiye her şeyiyle, asgari ücretiyle, maaşıyla çok çok ülkeleri geride bırakmış bir Türkiye var” çıkışı dikkati çekmişti.

Bu arada depremin akabinde İzmir’e giden ana muhalefet liderini suçlamak hesabına Bahçeli’nin “Depremden bir gün sonra afet alanına gidip siyasi propagandaya heves etmesi, gafillik, ahlâkî çarpıklık ve siyaset ayıbıdır” ithamıyla “deprem enkazı üzerinde siyaset yapayım derken hamaset çukuruna yuvarlandılar” diye topa tutarken Cumhurbaşkanı’nın da İzmir’e gitmesi çarpıcılığı yaşandı. (gazeteler, 3,5.11.20)

Bu vaziyet, Cumhurbaşkanı’nın daha önce 99 depreminde Bahçeli’nin de ortak olduğu koalisyonu eleştirisini sözkonusu ederken, “seçim barajı’nın yüzde 7’ye düşürülse de anketlere göre yüzde 6’da kalan Bahçeli’nin partisinin baraj altında bırakılması” ve “AKP’nin ‘dar bölge seçim sistemi’yle MHP’yi tamamen siyasetten tasfiye etmek peşinde olduğu” yorumlarına yol açtı; ve “cumhur ittifakı’ ortakları arasında çatlak mı var?” istifhamında “siyasette neler oluyor?” sorusunu sordurdu…

KISACASI

“Krizlerin müsebbibi iktidar!”

“Anadolu insanı kutuplaşmadan yorgun, yalanlardan bezgin, yoksulluktan çileli, adaletsizlikten dermansız durumdadır. Bu krizlerin müsebbibi olan ve bunları çözme sorumluluğunu taşıyan iktidar ise ülkeyi yönetmekten, ekonomiyi idare etmekten açıkça vazgeçmiş durumda…”

Ahmet Davutoğlu (GP Genel Başkanı, AKP hükûmeti eski Başbakanı)

SÖZÜN ÖZÜ

“Ya zelzele, ya hastalık gibi umumî belâlar…”

“Kanun nâmına kanunsuz hıyânet eden, ilişen, o memlekete, o biçâre ahaliye bir umumî tokada vesile olur. Ya zelzele, ya yağmursuzluk, ya hastalık, ya fırtına gibi umumî belâlara bir vesile olur…”

Bediüzzaman, (Emirdağ Lâhikası, 67-68)

Okunma Sayısı: 1661
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı