"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yine “ekonomik ve sosyal destek” yok

Cevher İLHAN
01 Mayıs 2021, Cumartesi
VAZİYET

Çalışanların yüzde 60’ının çalışmaya devam edeceği on yedi günlük tuhaf “tam kapanma” çarpıklığında ciro yapamayan esnafa, işini kaybedene, “âcil destek paketi” talepleri devam ediyor. 

Zira yapılan araştırmalarda Türkiye’de hâlihazırda 150 bin civarında lokanta, kafe işletmesi müşterisinden yoksun hale getirilmiş. 3 bin 740 düğün ve nikâh salonu kapalı. 

Buna mukabil Türkiye’de 300 bin civarında küçük esnafın borç oranı yüzde 65’i geçmiş. 2020 yılında 99 bin 588, 2021 yılının ilk üç ayında ise 34 bin 632 esnaf iflâs ederken, salgın sürecinde destekten mahrum kaldığı için en az 135 bin esnaf iflâs etmiş. Salgında 3 milyondan fazla işsizin eklenmesiyle işsizler ordusu 10 milyonu aşmış. 

Ne var ki son kapanmada da asıl mağdur olan küçük esnafı kapatılırken, yine zincir marketleri açık tutuluyor. Bundandır ki, “lebâlep kongreler”le vak’a sayılarının 11 binden 65 bine ulaşmasına karşı ilân edilen on yedi günlük “tam kapanma”da Avrupa ülkelerdeki gibi vatandaşına gelir güvencesinin sağlanması gerekiyor.   

Esnafın ciro kaybına, kira, prim vb. ödemelerin devlet tarafından karşılanması, kira stopajları kaldırılması, vergi ve borçlarının ertelenmesi, faturalarının en az altı ertelenesi isteniyor. 

Ne var ki Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı “paket”in, daha önce açıklanan 500-750 lira kira desteğiyle yetinilen yetersiz ve göstermelik “paket”in süresinin bir ay daha uzatılmasından ibâret. Bu yüzden yine “dağ fare doğurdu” yorumlarına yol açıyor.

Vaziyet şu ki Avrupa’da ve dünyada salgında birçok ülke, esnafına ve işletmelerine millî gelire oranla yüzde 20’yi aşan doğrudan yardım ve destekte bulunurken, vatandaşlarının bütün gelir kayıplarını misliyle karşılarken, millî gelire oranı binde 1’in bile altında kalan oranla Türkiye en az yardımda bulunan üç ülke arasında kalıyor. 

Özetle, “tek kişilik yönetim”de esnafa, işini kaybedene yine “ekonomik ve sosyal destek” yok…

SORMAK LÂZIM

ÖSO’cuların “maaş gösterisi”

Bilindiği gibi daha önce de AKP iktidarında Suriye’de “işbirlikçi” olarak görülen ve Ankara’dakilerin adına “Suriye Millî Ordusu” dedikleri kişiler, Türkiye’den aldıkları maaşlarının artmasını istemişlerdi. 

Türk Lirasının yüzde 40 değer kaybından şikâyet eden Afrin-Cerablus bölgesindeki ÖSO üyeleri, -daha 2018’de- 800 lira olan 300 dolar tutan maaşlarının “100 bin Suriye poundu ederken şimdi sadece 40 bin pound ettiği”nden şikâyetle gösteri yapmışlardı. 

Bu arada -Ocak 2020’de- Suriye’de 450-550 lira maaş verilen militanların Libya’da 2 bin dolar -11 bin 800 TL- kazanacağı haberleri çıkmıştı.

Gerçek şu ki siyasî iktidarca “Suriye’de Mehmetçikle kolkola savaşan” ve “yandaş medya”da âdeta bir “İstiklâl savaşı verdikleri” propagandası yapılan ÖSO mensuplarının bu kez de Afrin’de maaşlarına zam isteyerek Türkiye ve Katar’ı suçlamaları, öncelikle Ankara’nın yıllardır inadına sürdürdükleri “Suriye politikası”nın yanlışlığını ve ufuksuzluğunu ortaya koyuyor. Çarpıcı olan, salgında işyerleri kapatılan esnafa destek ver(e)meyen Ankara’nın bir kısmının isimleri yağmalama olaylarına karışan ÖSO mensuplarına maaş vermesi. Sormak lâzım; Türkiye Fırat’ın batısındaki “gözlem noktaları”ndan peşpeşe çekilirken ÖSO bölgede Türkiye için ne yapıyor? Suriye’nin bölünüp parçalanmasına hizmetin dışında neye hizmet ediyor ki “dolar üzerinden Türkiye tarafından maaşa bağlanmış?

GARABET

 “Ballı maaşlar”a yüzde 33.3 zam!

“Açlık sınırı”nın 2 bin 767, “yoksulluk sınırı”nın 9 bin 13 lira olduğu ülkede, Saray’da ve diğer kamu kurumlarında yüksek maaşlarla çalışanlar, bankaların ve borsaların yönetim kurullarına atanarak iki, üç, hatta beşe varan “çoklu maaşlar”ın yanısıra bir de “ballı maaşlar” var. 

Meselâ Cumhurbaşkanı’nın başında olduğu ve Türkiye’nin belli başlı kurumlarının toplandığı, bütçe ve Sayıştay denetiminden çıkarılan Varlık Fonu’na bağlanan Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı’nın yılda 250 bin Euro, kurul üyelerinin maaşı 100 bin Euro. (900 bin liraya yakın.)

Anamuhalefet Partisi milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın, genel kurul tutanaklarından derlediği bilgilere göre, Turkcell Yönetim Kurulu’nun yanısıra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı ile Yönetim Kurulu üyelerinin maaşları 100 bin Euroluk “ballı maaşlar”danmış.  

Daha da garibi, memur maaşlarına yüzde 7.3 zam yapılırken mesela her biri için bir makam aracı tahsis edilen Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyelerinin maaşlarına yüzde 33.3 zam yapılıyor.

Ve kamu kurum ve kuruluşlarında birden fazla maaşları alanlarının vergilerinin de yine Cumhurbaşkanı kararnamesiyle maaş aldıkları kurumlarınca ödeniyor!

Garabet içinde garabet…

KISACA

 “Yalnızlaşan bir fakirlik ve yoksulluk bekası”

“Efendim derdimiz para. Kazanamıyoruz; çünkü işimiz yok ki çalışalım. TESK Başkanı Palandöken ne demişti ‘Kapalı dükkânın geliri mi olur?’ Durum pek iç açıcı değil. (…) Her gelen ay geçen ayı aratır oldu. Ülkemiz nasıl ki dünyada yalnızlaştı ise, birey olarak toplumda insanlar da yalnızlaştı. Gittikçe kararan bir gelecek. Gittikçe umutları sönen bir gençlik ve gittikçe sırtlarına daha büyük borç senetleri ile karanlık bir gelecek bırakılan evlatlar, torunlar. Hazine Müteahhidine ödenecek para da bir başka dert. Gerçekten ne olacak bu müteahhitler? Kapandığımız dönemde bile onlara çalışacağız. Sessizce ödeyeceğiz. Evet, sessizce...”

İbrahim Kahveci, (Karar, 30.4.21)

Okunma Sayısı: 1104
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Asım

    1.5.2021 04:11:31

    Bu kadar çürüme ve kokuşmaya rağmen akp baraj altında kalması gerekirken anketlerde hala % 30 larda gözükmesini anlamıyorum korkum odurki bunlar bir şekilde 20 puanlık farkı küçük ortağıyla birlikte kapatıp milletin başına bela olmaya devam ederler..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı