"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adaletsizlik buhranı içinde beklenen kıyamet

Erdoğan ÇELEBİ
28 Mart 2021, Pazar
Bir kerre de ma’mure-i dünya o zamanlar Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi Mehmet Âkif ERSOY

***

Yazımızda geçen olayların gerçek yer, zaman ve kişilerle bir ilgisi yoktur. Ancak henüz keşfedilen ve hava, su gibi hayatî kaynaklar taşıması sebebiyle insanları heyecanlandıran, ama paralel bir adaletsizliğin orada da hüküm sürdüğünün müşahede edilmesiyle de -üzülerek- dünyamızdan çok da farklı olmadığı görülen yeni gezegendeki bir ada yönetimini hikâye edeceğiz.

Adaletsizlik buhranı

Uzaklarda bir ada ülkesi varmış. Ben diyeyim tam ada siz deyin yarım ada.

Bu ada resmen meşrûti bir krallıkla yönetilirmiş, 

Ama meşrûtiyeti isim ve resimden ibaretmiş. Zira, kralın dediği dedik, çaldığı düdükmüş.

Kanun ve kurallar sebepsiz değişir,

Halk belirsizlik buhranı içinde yaşarmış.

Ne zaman sonra kralın baskısından bıkan halk, yollara düşmüş. “Madem adı meşrûti yönetim, hakikaten meşrûti olsun, Kral saygın sınırlarına çekilsin, hükümet ve meclis öne çıksın, Kanun gelsin keyfilik son bulsun” demişler.

Önce kralı bir sessizlik bir düşüncedir almış, ama kralı sorgusuz sualsiz sevenler de az değilmiş. Kralın taraftarları da yönetim lehinde nümayişlerde bulunmuşlar.

Bunu gören kralın gözleri ümitle parlamış, yetkisinden hiç ödün vermek istememiş.

Üstelik olağanüstü hal ilân edip kendisine karşı eylem yapanları da anarşist ilân etmiş. Muhalefet yapan insanları her halükârda cezalandırmak istemiş.

Hepsinin şeceresini çıkarttırmış, en ufak kabahatlarini suç saymış,

Ol asilerin tamamını işten attığı gibi büyük bir kısmını ayrıca hapse de attırmış. Halkta büyük bir korku ve panik başlamış, işsizlik güçsüzlük, geçim sıkıntısı pik yapmış.

Yönetim yasa ve kural tanımayıp keyfiliğe devam ettikçe,

Mağdurlar haklarını aramak için mahkemelere koşmuş, adalete sığınmak istemiş. Ama ne çare, keyfilik her tarafa sirayet etmiş bir kerre,

Mahkemelere de bir türlü dertlerini dinletememiş, duyuramamış halk. Çünkü kraldan korkan hâkimler de vicdanlarının sesini duymaktansa,

Kralın istek ve talimatına kulak kabartmışlar.

Elinde adalet terazisi tutan gözü kapalı kadın heykelini de yanlış anlayan hâkimler,

Adalete gözünü kapamış ve suçluyu da cezalandırmış masumu da.

Sarı ışıkta geçmek kadar bir hürriyet

Yönetimde ise keyfilik öyle tavan yapmış ki, trafik kuralları dahi altüst olmuş. Halk yeşilde geçerken de kırmızıda dururken de tereddüt yaşamış.

Çünkü yeşilde geçen halka ceza kesildiği, kırmızıda geçen asillerin affedildiği nadirattan değilmiş.

Halk ne yapsın! Bakmış ki yeşilde de geçse, kırmızıda da geçse ceza yiyor,

“Öyleyse sadece sarıda geçelim” demişler ve sarıda geçmeye başlamışlar.

Ama yeşil ve kırmızı 

ışıkların süresi oldukça uzun olduğu halde

Sarı ışık süresi çok kısaymış. O sebeple hayatın akışı oldukça yavaşlamış. Stres, sıkıntı pik yapmış.

Sıkıntı bununla da kalmamış,

Her nasıl olduysa ada insanlarında salgın hastalık da baş göstermiş. Yönetim bu salgına bir türlü çare bulamayınca,

Çözümü karantinada bulmuş.

Karantina uygulanmaya başlayınca da, önceden sadece sarı ışıkta geçerek hayat akışını sağlayan halka bu kez sarı ışık yasağı da konmuş. Hayat tamamen durmuş, gezegende hayat felç olmuş, insanlar çaresizlik içinde kalmış.

Bu durum da en çok psikologların, psikiyatrların işine yaramış. Zira, İnsanlarda kaygı bozukluğu tavan, intihar teşebbüsleri ise zirve yapmış. Ancak bu da tam çare olamamış.

Nasıl bize dünyamız dar geldiyse, o gezegen halkına da adaları dar gelmeye başlamış,

Başlarını her türlü taşa vurmuşlar, ama çözüm bulamamışlar. Sonunda bir Rableri olduğunu, yaşanan her şeyin imtihan sırrı olduğunu, çaresiz olmadıklarını hatırlamış insanlar. Ellerini kaldırıp ızdırar lisanıyla duâya durup yakarmışlar.

“Ya Rab! Elbette bizlerin de kusuru çoktur,

Kusurumuzu affet, bizleri kendine kul kabul et,

Emanetini kabz etmek zamanına kadar

Bizleri emanette emin kıl!” diye Rablerine iltica etmişler.

“Ama bize zulmeden zalimleri de sen biliyorsun, onları da boş geçme,

Onlara da bu dünyada Kahhar ve Celil isminle adaletini göster” Ya Rabbi, diye mütezellilâne âcz ve fakr içinde yalvarıp yakarmaya devam etmişler.

Meğer gökyüzünde kara bulutlar çoktan toplanmaya başlamış,

Zaten vahametin farkına varan kral ve çevresinde de panikler baş göstermiş.

Ama şaşkınlıktan daha çok hata, daha ağır zulümler yapmaya devam etmişler. Hatalarından dönmek, mazlumlarla barışmak hiç de akıllarına gelmemiş.

Korkulur ki gadab-ı İlâhiyi çoktan celbetmişler,

Allah onlara tövbeyi ve pişmanlığı unutturmuş,

Şimdi kara kara sonlarını bekliyorlarmış.

Bu sebeple denmiştir ki: “Zalimin zulmü varsa masum ve mazlumun da Allah’ı vardır.”

Okunma Sayısı: 1884
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Esra zehra

    28.3.2021 19:07:03

    Ellerinize sağlık. Allah mazlumlarla berabermiş, buna hakkıyla inanmayı nasip eyle Allahım...

  • Ali

    28.3.2021 15:28:16

    "Ol asilerin tamamını işten attığı gibi büyük bir kısmını ayrıca hapse de attırmış. Halkta büyük bir korku ve panik başlamış, işsizlik güçsüzlük, geçim sıkıntısı pik yapmış." Arkadaş kimse ayranım ekşidir demiyor ya. Geçen önüme bir vidyo zıpladı: " " Suçlu değilim! İpe de götürseler özür dilemem" Baktım 50 dakkalık vidyo.İçine bakma gereği duymadı. Asilerin başı hala böyleyse bu haksızlık düzelmez biraderler uyanın artık..

  • Mahir erbay

    28.3.2021 08:56:27

    Güzel yazmışsınız.

  • Sait Can

    28.3.2021 07:13:42

    Seçim kaybetme ihtimalleri olursa savaş çıkarırlar. Allah masum ve mazlumun yardımcısı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı