"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Muhabbet-i insaniyet: Kutuplaşan dünyanın kurtuluş reçetesi

Muhammed Yusuf Akbaş
02 Ağustos 2026, Pazar
Çağımızın en büyük paradokslarından biri şudur: İnsanlar birbirine hiç olmadığı kadar yakın, fakat gönüller hiç olmadığı kadar uzaktır.

Teknoloji mesafeleri kısaltırken önyargıları azaltamadı; iletişim arttıkça güven azaldı. Aynı şehirde, hatta aynı apartmanda yaşayan insanlar bile birbirini anlamakta zorlanıyor. Farklı düşünce ve kimlikler, zenginlik olmaktan çıkıp çatışmanın gerekçesi hâline geliyor.

Bediüzzaman Said Nursî’nin Muhakemat’ta dikkat çektiği ikinci temel haslet olan muhabbet-i insaniyet, tam da bu çağın yarasına şifa olacak bir prensiptir. O, insanı sırf insan olduğu için sevmeyi, onun haysiyetini ve hukukunu muhafaza etmeyi medeniyetin temel şartlarından biri olarak görür. Maarif ve fennin inkişafıyla birlikte bu hakikatin güçleneceğini, insanlık önündeki engelleri kaldıracağını ifade eder.¹

İnsan sevgisi, yanlışları tasdik etmek değildir. Muhabbet-i insaniyet; zulme karşı çıkarken zalime dahi insan olduğu için hukukunu teslim edebilmek, fikrine itiraz ederken şahsiyetini hedef almamaktır. Günümüzde ise bunun tam tersini yaşıyoruz. Sosyal medya başta olmak üzere birçok platformda insanlar fikirleriyle değil, kimlikleriyle yargılanıyor. Hakaret, tahkir ve dışlama, tartışmanın dili hâline geliyor.

Risale-i Nur’un en temel düsturlarından biri olan “Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yoktur.” sözü, sadece ferdî ahlâkı değil, sosyal hayatın da temelini ortaya koymaktadır. Husumet, hakikati örter; muhabbet ise hakikatin konuşulmasına zemin hazırlar. Bir toplumda sevgi ve güven iklimi oluşmadan ne adalet tam olarak yerleşebilir ne de hürriyet kökleşebilir.

Kur’ân-ı Kerîm’in “Sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık ki tanışasınız” (Hucurât Suresi:13) beyanı, farklılıkların çatışma sebebi değil, tanışma ve yardımlaşma vesilesi olduğunu bildirir. Bediüzzaman da bu Kur’ânî ölçüyü sosyal hayata taşıyarak insanlığı ortak vicdanda buluşturmayı hedefler.

Bugün İslâm dünyasının yaşadığı ihtilâfların önemli bir kısmı, hakikat eksikliğinden önce muhabbet eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Aynı şekilde küresel ölçekte yükselen nefret söylemleri, yabancı düşmanlığı ve ayrımcılık da insan sevgisinin zayıflamasının neticeleridir. İnsanlığın ihtiyacı daha güçlü silahlar değil, daha güçlü vicdanlardır.

Bizim yıllardır savunduğumuz  müsbet hareket anlayışı da işte bu muhabbet-i insaniyet düsturuna dayanmaktadır. Hukuku savunurken düşmanlık üretmemek, haksızlığa karşı çıkarken adalet ölçüsünü kaybetmemek, farklı fikirleri dinleyebilmek ve insanı merkeze alan bir dil kullanmak… Bunlar sadece bir yayın politikası değil, aynı zamanda Kur’ân ve Risale-i Nur’un ortaya koyduğu medeniyet anlayışının gereğidir.

Bugün yeniden muhabbeti çoğaltmaya ihtiyacımız var. Çünkü insanı insan olduğu için sevebilen toplumlar, farklılıklarını zenginliğe dönüştürebilir. Muhabbetin olduğu yerde güven, güvenin olduğu yerde ise huzur yeşerir. Bediüzzaman’ın bir asır önce gösterdiği bu istikamet, bugün de insanlığın en güçlü çıkış yollarından biri olmaya devam etmektedir.

Dipnotlar:

1. Bediüzzaman Said Nursî, Muhakemat, “Âferin maarifin himmet-i feyyazânesine ve fünunun himmet-i merdânesine ki; meyl-i taharrî-i hakikat ve muhabbet-i insaniyet ve meyl-i insaf olan hakaiki teçhiz ederek o manileri zîr ü zeber etmiş ve ediyor.” Ayrıca bkz. Münazarat ve Hutbe-i Şâmiye: “Biz muhabbet fedaileriyiz; husumete vaktimiz yoktur.”

Okunma Sayısı: 291
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı