"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hürriyet meşveret-i şer’iye ile terbiye olmalı

Risale-i Nur'dan
02 Ağustos 2026, Pazar
(Dünden devam)

Ey Hamiyetli Ebna-i Vatan!

Cemiyet-i millî, ruhlarını feda etmekle saadetimize yol açtılar; biz de, bazı lezaizimizi terkle onlara yardım edeceğiz. Zira o sofra-i nimete beraber oturuyoruz. Efkâr-ı fâside sahibi, yani hürriyet altında istibdadı ve mezalimi arzu edenler, mevt-i ebedîye mazhar olan ve zaman-ı mazinin çukurunda medfun olan istibdâdâtı veyahut seyl-i huruşan-ı zaman içinde yuvarlanmış olan mezalimi, bir daha temâşâ etmemek için, tarih-i hayat-ı hürriyetin beyanıyla, mazi ve hal meyanında delinmez bir sedd-i âhenin çekmek istiyorum. Şöyle ki:

Bu inkılâb, doğurduğu hürriyeti eğer meşveret-i şer’iyenin terbiyesine verse, bu milletin eski satvet ve kuvvetini ihyâ edecektir; eğer veba-i ağraz-ı şahsiyeye müsadif olsa, istibdad-ı mutlaka dönecek, o çocuk ölecek. Hürriyet tam zamanında doğdu. Ahvâl ve ilcaat-ı zaman tam terbiyesine hizmet ister. Sun’î ve ihtiyârî değil; tâ ki çok külfete muhtaç olsun. Eski zaman gibi, bu kadar tazyikatın tesiriyle me’yusiyet ve mahvolmak şanından olmayan hamiyet-i İslâmiye o kadar galeyana gelmiş ki, güya hürriyet rahm-ı mâderde tekmil yaşa kadar gelmiş, kademnihade-i saha-i vücut olduğu anda hükümfermalığını ilân ve hiçbir müsademata karşı tezelzüle ve delmeye uğramayacak bir sedd-i âhenin gibi veyahut taht-ı Belkısî gibi beş hakàik-ı sabite üzerine teessüs edecek.

Eski Said Dönemi Eserleri, Nutuk, s. 93

LUGATÇE:

cemiyet-i millî: millî topluluk, (metinde) millet adına II. Meşrutiyet’in ilânına öncülük eden topluluk.

ebna-i vatan: vatan evlâtları.

efkâr-ı fâside: bozuk fikirler.

hamiyetli: din, millet, vatan gibi değerlerini koruma gayretine sahip olan.

ilcaat-ı zaman: çağın mecburiyetleri.

istibdad-ı mutlak: hiçbir hak ve hürriyeti tanımayan tam baskı, tam diktatörlük.

istibdâdât: baskılar, zorbalıklar.

kademnihade-i saha-i vücut: var olma, varlık alanına adım atma.

lezaiz: lezzetler.

meşveret-i şer’iye: dine, Şeriata uygun olarak yapılan meşveret, ortak akıl, meclis.

mevt-i ebedî: sonsuz ölüm.

mezalim: zulümler, haksızlıklar.

müsademat: çarpışmalar.

müsadif: tesadüf eden, rastlayan.

rahm-ı mâder: ana rahmi.

satvet: güç, kuvvet, ezici büyüklük.

sedd-i âhenin: demirden set, demir duvar.

seyl-i huruşan-ı zaman: zamanın çağlayarak akan seli.

tezelzül: sarsılma, sarsıntı.

veba-i ağraz-ı şahsiye: şahsî garazlar vebası, bir veba gibi yayılan şahsî kin ve düşmanlıklar.

Okunma Sayısı: 206
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı