"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sanal dünyadaki tehlike

Faruk ÇAKIR
19 Ekim 2019, Cumartesi 00:02
Bir zamanlar çocuklarımızı ‘sokaktaki tehlikeler’e karşı korumak yeterli oluyordu.

Dün sokaklarda olan tehlikeler bugün evimizde ve hatta çocuklarımızın cebinde. Dolayısıyla daha büyük bir tehlike ile karşı  karşıyayız. Haliyle bu tehlikeyi savuşturmak da zor.

Siber güvenlik çözümleri alanında çalışan bir kuruluş olan Kaspersky Firması’nın yaptığı araştırmaya göre, anne ve babaların karşılaştığı en büyük zorluklar arasında “çocuklarına internette ne zaman özgürlük vereceklerini belirlemek” konusu yer alıyor. Ebeveynler, ‘siber/sanal zorbalığa karşı’ çocuklarının internette güvende olacağından emin olmak istiyorlarmış.   

Firmanın yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de ebeveynlerin 3’te ikisinden fazlası (yüzde 65) çocuklarının internetteki risklerin farkında olduğunu söylese de ebeveynlerin yaklaşık yarısı çocuklarını internette korumak için çeşitli araçlar ve yöntemlere müracaat ediyor. Araştırma notlarına göre günümüzde 7-12 yaş arası çocuklar, aileleriyle aynı dijital servisleri kullanabiliyor. Çoğu ebeveyn bu sebeple muhtemel tehlikeleri azaltmak için çocuklarıyla iletişim kurmayı tercih ediyor.

Kaspersky’nin ortaya koyduğu tablo şöyle: “Araştırmaya Türkiye’den katılan ebeveynlerin 3’te birinden fazlası (yüzde 37), internet kullanımını kısıtlamak veya hangi sitelere girildiğini görmek için çocukların cihazlarına ebeveyn kontrolü çözümleri kuruyor. Yüzde 30’luk bir kesim ise çocuklarını korumak için cihazlardaki yerleşik ebeveyn kontrollerini kullanıyor. Yüzde 33’ü ise evde kullanılan Wi-Fi modemindeki ayarlardan yararlanarak internet erişimini belirli bir süre sonra kesebiliyor.” (AA, 17 Ekim 2019)

Kaspersky Tüketici Ürünleri Pazarlama Müdürü, neredeyse her çocukta internet bağlantılı bir cihaz olduğuna dikkat çekip şöyle demiş: “Ebeveynlere, çocuklarının çevrim içi alışkanlıkları hakkında tüm varsayımlarını bir kenara bırakıp onlarla açık bir şekilde konuşarak zararlı içeriklere rastlamamaları için dijital faaliyetlerini kontrol etmeleri gerektiğini söylemeleri yönünde önerilerde bulunuyoruz.”

Firma, ‘sanal âlem’deki tehlikelere karşı ailelere şunu tavsiye ediyor: “Çocuğunuzla doğrudan iletişim kurarak sosyal ağına dahil olmak istediğinizi söyleyin. Böylece çocuğunuzun ilgi gösterdiği şeyleri daha iyi kavrayıp daha yakın bir ilişki kurabilirsiniz. Çocuklar aileleriyle sosyal medyadaki içerikler hakkında konuşmayı pek sevmez. Yapılacak en iyi şey, eleştiri veya baskı yapmadan, sosyal medyayı nasıl kullandıklarını konuşmak ve yeni arkadaşlar veya çevre edinirken nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda tavsiyeler vermektir.”

Esasında bu tavsiye dertlere karşı çare ararken; ‘kavl-i leyyin/ yumuşak söz’ü kullanmak anlamına gelmez mi? Bu yolu tercih edebilsek büyük ölçüde gençleri ve çocukları ‘zararlı alışkanlıklar’a karşı koruyabiliriz. 

“Yumuşak söz”ü tercih edebilmek de nihayetinde bir eğitim meselesidir. Bakınız, ‘sanal âlem’deki tehlikelere karşı çare ararken de yolumuz eğitime çıkıyor. Bu bakımdan günde beş defa eğitimin nasıl daha iyi olacağı konuşulsa yeridir.

Eğitimdeki başarı ölçüsünde ‘cep’lerimize kadar giren tehlikelere karşı koyabiliriz. Aksi halde, Allah korusun; zarar içinde zarar etme ihtimali var.

Okunma Sayısı: 1197
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı