Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Av. Mehmet Gün, 10 temel ilke üzerinden yargının 2022 yılı hizmet kalitesini değerlendirmiş ve bu meselenin Türkiye Cumhuriyeti’nin henüz çözememiş olduğu en önemli mesele olduğunu dile getirmiş.
Bu karneye göre yargının 2022 hizmet karnesinin ortalama notu 2,5 olmuş ve dolayısı ile sınıfta kalmış.
Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Av. Mehmet Gün’ün çizdiği ‘hukuk tablosu’ şöyle:
*HSK’nin 13 üyesi, iktidar ve siyasiler tarafından belirleniyor. Hâkim ve savcılar Adalet Bakanlığı tarafından göreve alınıyor. HSK kararları 2022’de de yargı denetimine kapalıydı, kurulun tayin kararları denetlenemedi. (...) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına uyulmaması gibi temel etik değerlere aykırı kararlar verildi.
*Yargı mensupları, hakkında karar verdikleri davalarda gerçek hayata ilişkin bilgileri, 2022’de de çok sınırlıydı. (...) En önemlisi, 2022’de dilimize “çocuk hâkim” diye bir terim girdi!
*Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi ile Adalet Bakanlığı’nda görev verilen tetkik hâkimleri sübjektif yöntemlerle seçildi; haklarındaki raporlar gizli tutuldu, performansları, hizmetlerinin kalitesine göre değil niceliğine göre ölçüldü.
*Vatandaşı gereksiz risk altına sokan, yargılamaları da lüzumsuz karmaşıklaştırıp zorlaştıran dava türleri geliştirildi.
*Yargılamalarda dürüstlük sağlanamadı. Yalan söylemek, savunma hakkı olarak görüldü. (...) Mahkeme kararları maddi gerçeklere uyumlu olmadı.
*Adaletin gerçekleştirilmesinden ödün verildi. Savcıların hâkimle aynı kürsüyü ve dosyayı paylaşması 2022’de devam etti.
*Yargılamaların neredeyse tamamında makul sürede yargılama ilkesi ihlal edildi. Hâkimler, görmekte oldukları davaları sona erdirmeden tayin edilip, tabii hâkim ilkesi yaygın olarak ihlal edildi.
*Gerekçeli kararların gerekçeleri zayıftı. Kamuoyunun bilgi alma ve eleştirme hakkını kısıtlayan gizlilik ve mahremiyet kararları verildi. Bazı tartışmalı kararları nedeniyle kamuoyunun şiddetli eleştirisini çeken hâkimlerin isimleri bile öğrenilemedi. HSK kararlarının çoğu gerekçesizdi, gerekçeli kararlarda da gösterilen gerekçe verilen kararın haklılığını ortaya koymaya yeterli değildi. (Derneğin 31 Aralık 2022 tarihli basın bülteni.)
Çizilen bu tablo doğru ise, adalet sisteminin geçer not alması zaten mümkün olamazdı. Türkiye’yi idare edenler ya bu tespitlerin doğru olmadığını ilan etmeli ya da yanlıştaki ısrardan vazgeçip ‘adalet sistemini’ adil şekilde işleyen bir sistem haline getirmeli. 2023’de bu olur mu? Olması için dua edelim.