Savaş ve afet bölgelerinde sağlık hizmeti veren uluslararası insanî yardım kuruluşu olan Sınır Tanımayan Doktorlar, (Médecins Sans Frontières) Gazze’de yaşanan zulmün unutulmaması için teferruatlı bir açıklama yayınlamış. Açıklamada kısaca, “Bu bir ateşkes değil; yapısal şiddetin başka bir ad altında sürdürülmesidir” deniliyor.
MSF Filistin Acil Durum Yöneticisi Ozan Ağbaş imzasıyla paylaşılan açıklamada özetle şöyle bir tablo çizilmiş:
“Aradan dokuz ay geçmiş olmasına rağmen Filistinliler Gazze’de hâlâ çocukları enkaz altından çıkarıyor. Aileler hâlâ yakınlarını toprağa vermeye devam ediyor. İki milyon insanın hayatta kalmasının beklendiği yaşama alanı ise üç yıl öncesine kıyasla üçte birinden daha küçük bir alana sıkışmış durumda. Bu bir ateşkes değil; aynı yapısal şiddetin farklı bir isim altında sürdürülmesidir.
“Yaşananlar, soykırımın farklı bir biçimde devam etmesidir. Şiddet, Filistinlilerin acısını her gün sürdürecek kadar yoğun; ancak uluslararası kamuoyunda güçlü bir tepki doğurmayacak kadar da görünmez olacak şekilde ayarlanmıştır. İnsanları öldürmeye, kuşatma altında tutmaya ve insanî yardımı engellemeye devam eden bir “ateşkes”ten söz ediyoruz. Bu düzen, şiddetin araçlarını ortadan kaldırmıyor; aksine Filistinlilerin yaşamlarının hiçe sayılmasını olağanlaştırıyor.
“Belirsizlik ve devam eden saldırılar arasında Filistinli çalışma arkadaşlarımız sahra hastanelerini işletmeyi, yaralıları tedavi etmeyi, ruh sağlığı desteği sunmayı, su dağıtmayı ve Gazze halkına temel sağlık hizmetleri sağlamayı sürdürüyor. (...)
“10 Ekim 2025’te ilan edilen sözde ateşkesten bu yana: 1.185 Filistinli öldürüldü. 3.816 Filistinli yaralandı. Dokuz ay boyunca her 80 dakikada bir Filistinli öldürüldü ya da yaralandı. 19 Haziran itibarıyla 265’ten fazla çocuk hayatını kaybetti (UNICEF). Gazze Şeridi’nin yalnızca yaklaşık yüzde 30’u bugün yaklaşık iki milyon insanın sıkıştırıldığı yaşam alanı hâline geldi. Gazze’de görev yapan MSF çalışanları için hastaları tedavi eden kişi ile bir anda hastaya dönüşen kişi arasındaki çizgi ürkütücü derecede ince.
“16 Temmuz’da İsrail’in El-Mevasi’deki bir MSF kliniğinin yakınına düzenlediği saldırının ardından dört yaralı ekiplerimize ulaştırıldı. Ertesi gün ise Gazze kentinde MSF personelinin kaldığı iki apartman hiçbir uyarı yapılmadan vuruldu. Patlamalar pencereleri paramparça ederken aileler binaların içinde mahsur kaldı. Binalardan birinde enkaz ve yaşamını yitirenlerin bedenleri, alt kattaki MSF çalışanının dairesine kadar savruldu.” (Kuruluşun 27 Temmuz 2026 tarihli Basın Bülteni)
Bu tablo, Gazze’deki zulmün sınır tanımadığını göstermez mi? Bu nasıl ateşkes, bu nasıl barış? Hür dünyanın gerçek durumu görüp ona göre vaziyet alması icap etmiyor mu?