"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tedbirleri aldık mı?

Faruk ÇAKIR
07 Şubat 2020, Cuma 00:03
Başımıza gelen musîbetlerden ibret ve ders almadıktan sonra yeni acılar çekmeye devam ederiz.

Biz tedbir almakla mükellefiz. Yaşadığımız hadiseler gerektiği gibi tedbir almadığımızı gösteriyor.

Deprem meselesinde olduğu gibi, diğer meselelerde de ihmallerimiz var. Ülkemiz deprem kuşağında. Depremin ne zaman ve ne büyüklükte meydana geleceğini tesbit etmek mümkün değil. Bu bakımdan her gün deprem olma ihtimaline karşı gerekli tedbirin alınması icap eder. 

Peki, depreme karşı tedbir nedir? En başta binaların mümkün olduğu kadar sağlam yapılması şart. Hemen peşinden de eğitim gelir. Muhtemel depremlere karşı yediden yetmişe kadar gerekli olan eğitimleri verebildik mi? Bu hususta uzmanların da kabahati vardır. Farklı tavsiyelerde bulunan ilim adamlarının olması vatandaşın da aklını karıştırıyor. Deprem anında nasıl davranılacağı hususunda bir ortak kanaat hasıl edip bu meselenin herkese öğretilmesi gerekmez mi? Deprem kuşağında olan Türkiye’nin bu hususta gerekli tedbirleri almamış olması izaha muhtaç bir durum. Depreme dayanıklı olmayan binalar yapıp, yıkılacak şehirler inşa etmenin maliyeti ve faturasını hesaplayabilen var mı? “Amerika’yı yeniden keşfe gerek yok” ise, depreme karşı alınacak tedbirlerin neler olacağın tartışmaya da ihtiyaç yok. Türkiye’den daha fazla depreme maruz kaldığı halde daha az yıkım ve can kaybı veren ülkeler bu işi nasıl yapmışsa Türkiye de aynını yapmak durumunda. Bu hususta hiçbirimizin bahanesi olmamalı.

Uçak kazalarında da benzer tartışmalar yaşanıyor. Elbette bu kazalar başka ülkelerde de meydana geliyor ve gelir. Mesele, gerekli olan tedbirlerin alınıp alınmadığıdır. Tedbirler alındıktan sonra yaşananları eleştirmek doğru olmaz. Acaba meydana gelen kazalar öncesinde her türlü tedbir alınmış mıydı? Yapılan tartışma ve yorumlara bakıldığında buna gönül huzuruyla “Evet, gerekli tedbirler alınmıştı” demek kolay değil.

Kazaların üzerinden günler geçtikten sonra selim bir akılla düşünmek ve tartışmakta fayda var. İnsanlar konuşa konuşa meselelerini hallettiğine göre kaza öncesi ve sonrasını iyice tahlil etmekte fayda var. Yeni kazaların meydana gelmemesi için bu şarttır. Meselâ, yaşanan uçak kazasında insan ihmali söz konusu mudur? Kazanın meydana gelmesinde asıl etki hava şartları mıdır? İnsanların eğitiminde gerekli hassasiyetler gösteriliyor mu?

Bütün bunların yanında kaza sonrası yapılan çalışmalar da iyi değerlendirilmelidir. İstanbul’daki uçak kazası neredeyse ‘canlı’ yayınlandı. Kazadan hemen sonra bölgeye çok sayıda gazeteci ve tabiî ki yetkililer ulaştı. Uçaktan çıkarılan yaralıların ‘servis otobüsü’ne bindirilmesini tenkit edenler de oldu. Acaba böyle mi yapılmalıydı?

Benzer acılar yaşanmaması için mümkün olan her tedbiri almak durumundayız. Gerek deprem, gerek çığ ve gerekse uçak kazasında ve benzeri felâketlerde vefat edenlere Allah’dan rahmet diliyoruz. Kalanlara da sabır.

Eğer bu felâketlerden, bu kazalardan ve bu musîbetlerde gerekli dersleri çıkarıp sonrası için tedbirleri alabilirsek en isabetli işi yapmış oluruz. Bunu başaramazsak Allah muhafaza etsin yeni kazalar ve yeni acılarla yüzleşme ihtimali vardı. Her türlü belâ ve musîbetten Allah’a sığınalım ve duâ edelim. Amin.

Okunma Sayısı: 1076
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı