"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İktidar erki, İslâmiyet ve sıkışan akıl-1

Hakan Özlen
24 Temmuz 2026, Cuma
Eleştirel bir figür olarak Deniz Göktaş ve onun gibilerin sosyo-politik ve kültürel düzlemdeki mevcudiyeti, kolektif hafıza ve toplumsal istikbal için bir katma değer mi yoksa muayyen dengeleri aşındıran bir âmil-i tahrip (yıkıcı unsur) olarak mı telakki edilmelidir?

Bu sualin cevabı, peşin hükümlerin ötesinde bir tahlili gerektirmektedir. İşte biz de buna girişeceğiz. 

Siyaset mekanizmasının ve kamusal erki elinde bulunduranların tenkit edilmesi; gücün hesap verme kaygısı taşıması, hayat-ı içtimaiyenin sıhhati ve rasyonel murakabe (denetim) mekanizmalarının işlemesi adına mühim bir âmil olarak kabul edilmelidir. 

Deniz’in profilini bu zaviyeden tetkik ettiğimizde; haksızlık, iltimas ve adaletsizlik karşısında reaksiyoner bir damar taşıdığı müşahede edilebilir. 

Mevcut kurumlara güvenmeyen Deniz Göktaş, kitlelerin içselleştirdiği siyasî endişelere tercüman olarak toplumda birikmiş bir stresi atma ve rahatlatma işlevi de görüyor.

Ancak buradaki ana paradoks, başka bir noktada düğümleniyor:

Deniz Göktaş’ın belirli bir seküler/sol fikrî altyapıdan hareket etmesi, tabiatı gereği dünyevî olan ile semavî olanı aynı indirgemeci potada eritme temayülünü beraberinde getiriyor. 

Dolayısıyla bu yaklaşım, inançlı bir insanın dikey boyuttaki teslimiyet durumunu, Yüce Allah ile kurduğu kalbî münasebeti, Hz. Peygamber’in (asm) sünnetiyle şekillenen aşkın bağı anlamlandırmakta muayyen bir epistemolojik sınırlılıkla malul kalıyor. 

Mamafih bugünkü iktidarın dünyevî ve hataya açık icraatlarını İslâmiyet’in referanslarıyla rasyonalize etme çabaları, bu sınırlılığı gizleyen bir zemin sunmaktadır. Zira siyasî aktörler kendi hatalarını dinin arkasına saklayarak dokunulmaz kılarken; bu hatalara öfkelenen bazı eleştirmenler de -haddi aşarak- aradaki farkı ayırt etmeyip/edemeyip faturayı doğrudan İslâmiyet’in kendisine kesebilmektedirler. 

Bu sebeple; “şu durum, İslâmiyet’in, mukaddes değerlerin ve İlâhî kaynakların birer eleştiri ve mizah öznesi haline getirilmesine zımnî (örtük) bir davetiye çıkarıyor” diyenler de var.  

Bu açıdan yaklaşanlar, beraberinde şu tespiti de serdetmektedir: 

“Hicve ve tenkide yönelen asıl maksadın İslâmiyet’in mutlak ve mukaddes özü değil; bilakis, dini kendilerine bir zırh yahut meşruiyet aparatı kılan dünyevî yapılardır.” 

Acaba failin (Deniz Göktaş’ın) de bu minvaldeki savunması bu teoriyi haklı kılabilir mi? 

Kanaatimizce hayır. 

Zira tercih edilen kelimeler doğrudan İslâmiyet’in merkezindeki kurucu kavramları hedef almaktadır; bu durum, eylemin niteliğini “siyasî bir tenkit” olmaktan çıkarıp doğrudan “inanca yönelik bir reddiye” kategorisine sokmaktadır.

Burada mantıkî bir küme ayrımı yapmak gerekir: 

Her mizah bir eleştiri barındırır ancak her eleştiri bir mizah içermez. 

Dinin -bilhassa İslâm’ın-  kurucu metinleri ve temel ilkeleri ancak rasyonel ve ciddî bir analizin konusu olabilir; bu değerlerin bir mizah enstrümanına dönüştürülmesi, en baştan yöntemsel bir mantık hatasıdır.

Son olarak, bu alaycı yaklaşımı “Dinde zorlama yoktur” ilkesiyle temellendirmek mantıken imkânsızdır. 

Çünkü bu ilke -dinde zorlama yoktur-, düşünce ve arayış hürriyetinin önünü açan bir serbesti kuralıdır; İslâm’ın kurucu değerlerini alay nesnesi haline getiren cüretkâr bir üsluba teorik veya pratik bir meşruiyet alanı (dokunulmazlık) sağlamaz.

—Devam edecek—

Okunma Sayısı: 199
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı