"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur mesleği ve siyaset

İbrahim ERSOYLU
24 Temmuz 2026, Cuma
Üstad Said Nursî’nin mesleği, Kur’ân ve Sünnetten ilham alarak insanların iman ve ahlâk yönünden eğitilmesini hedefleyen iman merkezli bir hizmet metodudur.

O, her ne kadar iman ve Kur’ân hizmetini öncelerse de, Onun ahirzamanda Peygamber (asm) varisi olması hasebiyle siyasî alana da yönelik bir vazifesi de vardır.    

Onun siyasete bakış tarzı, Risale-i Nur Külliyatında verilen ölçülerde ve onun bizzat yaptığı uygulamalarda açıkça belirtilmiştir.

Üstad, hayatı boyunca hürriyet ve hürriyetçilerden (Ahrar/Demokratlardan) yana olmuş,1 istibdat ve müstebitlere, tek adam rejimlerine müspet hareketle/asayişi muhafaza ederek karşı durmuştur. O, istibdadın tahakküm, keyfî muamele, insanlığı mahveden tek kişinin görüşü olduğunu ifade etmiştir.2 Meselâ Sultan 2. Abdülhamid’e velî bir padişah nazarıyla bakmakla birlikte,3 onun yaptığı istibdada karşı çıkmıştır.4

Üstad, 1950’lerde ortaya çıkan ve demokrat olmayan dindar kimlikli siyaset cereyanlarına ve onların temsilcilerine destek vermemiş, onlarla din kardeşi olduğunu, ancak onların siyasetlerine katılmadığını açıkça belirtmiştir.5

O, yönetimde adalet, meşveret ve kanun hâkimiyetinin önemine dikkat çekmiş,6 bütün yetkilerin bir tek şahsa verilişinin ifadesi olan “Riyaset-i şahsiye”nin aleyhinde olduğunu yazdığı bir eserinde beyan etmiştir.7 

Ne yazık ki Üstadın vefatından sonra Nur dairesinde temayüz etmiş bazı şahsiyetler, Külliyattaki siyasî ve içtimaî ölçülere aykırı düşen bir takım siyasî cereyanlara ve onların temsilcilerine destek ilânı yayınlamışlardır.

Bu zatlar, geçmişte 1980 darbesine ve darbecilerine, onların yaptığı anayasaya, daha sonra onların icazetiyle başa gelen ve Demokrat olmayan siyasîlere, Yeni Asya camiasının uyarılarına rağmen, kamuoyu önünde destek bildirileri yayınlamışlardır. Ama zaman, o desteklerinin hatalı olduğunu ispat etmiştir.

Ne yazık ki o destek, daha sonra birçok yönden zararlı neticeler vermiştir.  Nur Talebelerinin ittihat ve tesanütlerinin bozulmasına, diğer dinî grupların da benzer siyasî savrulma yaşamalarına sebep olmuştur. Bunun neticesinde ülke telâfisi çok zor maddî-manevî zararlara maruz kalmıştır.

Temayüz eden zatlar, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden önceki süreçte, malûm cemaate övgüler yağdırarak limitsiz destek ilanları vermişlerdir. Onun siyasetle içli dışlı olma, devlette kadrolaşma ve Risale dilinin tahrif edilerek sadeleştirme meselesinde yanlış yapıldığını söyleyen Yeni Asya’ya, bu yüzden şiddetle hücum etmişlerdir. Sonra ifrattan tefrite düşerek, masumlara yapılan zulümleri eleştirdiği için Yeni Asya’yı eleştirmişlerdir.

Yeni Asya camiasının, baştan beri, imanî meselelerde olduğu gibi içtimaî ve siyasî mevzuda da Külliyattaki ölçülere uygun olarak takındığı tavrın haklılığını zaman ispat ederken, hâkim siyasîlere siyasî destek ilanları verenlerin hatalı olduklarını göstermiştir. Bunun bir delili, onların geçmişte verdikleri bu desteklere şimdi sahip çıkmamalarıdır. 

Son söz: Allahu a’lem eğer Nur Talebelerin çoğu, Külliyattaki siyasî ve içtimaî ölçüleri, 1980 öncesinde olduğu gibi ve Yeni Asya camiasının daima yaptığı gibi Üstadın maksadına uygun bir şekilde hayata tatbik etselerdi, “siyasal İslâmcılık” akımı yerine iktidarda Ahrar/Demokratlar olacaktı ve ülke şimdiki perişan duruma düşmeyecek idi. 

Dipnotlar:

1 – Emirdağ Lâhikası,  s. 348, 352, 492, 536. 

2 - Münazarat, s. 50, 51. 

3 - Age., s. 354. 

4 - Divan-ı Harb-i Örfî, s. 56-57. 

5 - Emirdağ Lâhikası, s. 364.

6 – Mesnevî-i Nuriye, s. 114-115. 

7 - ESDE, s. 196.

Okunma Sayısı: 1609
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Necati

    24.07.2026 12:10:01

    Kaleminize sağlık, bazılarında menfaat üzere dönen canavar siyasetin etkisinde kalarak iflah olmaz bir Fettullahcı düşmanlığı furyası almış başını gitmiş. Toptancı bir anlayış ile bir camiadan birilerinin suç işlemesi o cemaatin tamamını suçlu yapmaz. Her vicdan sahibi kabul eder ki bu camianın büyük ekseriyeti ibadat kısmı diye tarif edilen, hiç bir suça karışmamış masum dindar insanlardır. Diğer cemaatlere karşı musbet tavrımızın dindar olan herkese karşı sürdürmemiz gerekmez mi?

  • Recep Ayer

    24.07.2026 12:04:42

    5- mesela Cevat Rıfat'ın 1952'de kendisini ziyaret edişinden sonra yazdığı siyasi analizlerinde bu hususları açıkça belirtmiş ve CHP'nin karşısındaki DP bölünmemesi ve zayıflamaması için daha dindar bir parti arayışındaki bu harekete destek verilmemesini istemiş şimdiki siyasi hayata baktığımızda iktidar partisi din adına çıkmış bir parti değil hatta çok dindar bir parti de değil görüyorum içinde liberaller var muhafazakarlar var milliyetçiler var ağırlıklı olarak sağ kesim var az bir kısım soldan var bir kitle partisi .yorumlarımızı teori ve pratiği birleştirerek yapmamız daha uygun olur diye düşünüyorum

  • Recep Ayer

    24.07.2026 11:59:21

    4-Bir zamanlar marksistlerin kendi içlerindeki tartışmalarını takip ediyordum orada teoriye ve pratiğe yönelik esaslı eleştiriler vardı mesela marksizmin teoride tutarlı ancak pratikte işlemediğini ve birçok yanlışının olduğunu kendileri ifade ediyordu Biz de eğer hayat gerçeklerinden koparsak ve üstadımızın ismen belirttiği azamüş şerre karşı karşısındaki onunla mücadele eden ehveni şerri tercihen desteklemezsek bu prensiplere aykırı hareket ederiz diye düşünüyorum Bu benim kendi düşüncem değil risale-i nurlardan okuduğum ve Anladığım bir yorumdur üstadımızın siyasi hayatta koyduğu prensipler marksizmin aksine gerçek hayatta da tutarlı ve İşleyen prensiplerdir

  • Recep Ayer

    24.07.2026 11:54:18

    3- Yine risale-i nurlarda gördüğüm üstad çok açık beyan etmiş yoruma yer bırakmamış ismen de belirtiyor devamlı pratik çözümler sunmuş çaresiz bırakmamış Söz gelişi İlerleyen zamanda Nur talebeleri ne yaparız diye endişe ettiklerinde ehvenişer ölçüsünü koymuş ehveni şerri düşünmeden ve azami şerri bilmeden tatbik edeceğimiz prensipler eksik kalır

  • Recep Ayer

    24.07.2026 11:51:39

    Şahsen ben üstadımızın imani ve sosyal konularda ve siyasi konularda beyanlarını yorumlamaya ve bu zamana tatbik etmeye Tabiri caizse uyarlamaya çalışırken çok dikkatli olmaya çalışıyorum ve buna uygun bir dil kullanmaya çalışıyorum Çünkü bunun bir hesabı var aslına sadık olmak zorundayız Biz Nur talebeleri siyasi cereyanlara tabi olamayız Nur'un kendi cereyanı var O bize yetmeli

  • Recep Ayer

    24.07.2026 11:49:49

    Üstat Demokrat namındaki hamiyetli ahrarlar diyor yani hürriyetçiler İkinci Meşrutiyet Döneminde de görülen hürriyetçiler ezanı aslına çevirmesine din hürriyetini genişletmelerini memnuniyetini ifade ediyor bugün için din hürriyeti anlamında yakın geçmişe nazaran bir problem görünmüyor Diğer alanlarda da bazen fazlasıyla Hürriyet var diyebiliriz ancak Burası bir hukuk devleti suç teşkil eden fiiller de var bunların cezaları da var bu olması gereken bir şey

  • Recep Ayer

    24.07.2026 11:45:05

    1- eski tahribatı tamirata başlayan hakikî vatanperverler olan Demokrat namında hamiyetli Ahrarlar, yani hürriyetperverler, Nur ve Nurcuları takdir etmelerine çok minnettarım. Onların muvaffakiyetine çok duâ ediyorum. İnşâallah, o Ahrarlar istibdad-ı mutlakı kaldırıp tam bir hürriyet-i şer’iyeye vesile olacaklar. Emirdağ Lâhikası, s. 519

  • Mehmet

    24.07.2026 10:51:05

    Tebrik ederim dengeli malum cemaatin yanlışlığını da meslek meşrebe zıddıyetini de ifade edersek daha dengeli yayınımız daha iyi olacaktır

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı