Eşsiz bir yayın serencamı ve mücadele geçmişi olan Yeni Asya Gazetesi’nin ilk sayısında, Nezihi Polat gazeteye bu ismin verilme nedeninin şura, meşveret ve cumhuriyet değerleri ekseninde Asya kıtasına yeni bir anlayışı hâkim kılmak olduğunu ifade etmişti.
Şimdi o yazıdan 56 sene sonra Asya kıtasına baktığımızda her alanda meşveret, şura ve cumhuriyet yerine; istibdat ve tahakkümün hâkim olduğunu müşahede ediyoruz. Bu durumun bir sebebi gazete kurulurken hedeflenen esas gayelerimizi unutmuş olmamız. Gaye-i hayal unutulursa yegâne gayemiz, uhrevi yahut dünyevi, kendimizi kurtarmaktan ibaret kalır ki bu da şahs-ı maneviyi oluşturan meşveret ve şuranın ihmal edilmesi ve vahid-i sahih olanda birleşememek anlamına gelir. Gayemizi unutursak ne tesanüd, ne de uhuvvet kalır. Gayemizi unutursak geriye sadece eneler ile meşgul olan zihinler yığını kalır.
Peki nedir Yeni Asya’nın gayesi?
Yeni Asya; meşveret, şura ve cumhuriyetin hâkim olduğu bir kıta tahayyülüdür.
Yeni Asya; vatan sathını bir mektep yapmaktır.
Yeni Asya; nefret ve husumet devrini kapatıp sevgi ve şefkat devrini açmaktır.
Yeni Asya; ümitvâr olmak ve insanlara ümit vermektir.
Yeni Asya; karamsarlığa, kötülüğe, heva ve hevese galebe edebilmektir.
Yeni Asya; herhangi bir musibet ve kaza haberini dahi kadere iman çerçevesinde anlatabilmek, günlük hadiselerin altındaki güzel ciheti görebilmek ve bu hadiselerden iman dersleri verebilmektir.
Yeni Asya; Bediüzzaman’dan aldığımız dersle dinin hakikatlerini vicdanlara yağdırmaktır.
Yeni Asya; Risale-i Nur’un kudsî davasını savunmak, anlatmak ve sadece ona hizmetkâr olmaktır.
Yeni Asya’nın kuruluşundaki ideal budur. Risale-i Nur gözlüğü ile hadiseleri okumak ve anlamaktır. Bunun için Nezihi Polat; “İyi ve güzel olanı göstermek, doğruyu ortaya koymak, hakkı müdafaa etmek esastır.” demiştir.
Tüm bunlarla birlikte net çerçeveyi çizmek ve resmi tam görebilmek için ne olduğumuz kadar ne olmadığımız da önemlidir. Peki, Yeni Asya ne değildir?
Yeni Asya; gündelik siyaset rüzgârlarında savrulan bir gazete değildir.
Yeni Asya; İslâm kardeşliğini zedeleyen ırkçılık cereyanlarına kapılıp gitmez.
Yeni Asya; dinî değerleri siyasete ve dünyevî menfaate alet eden siyasî cereyanlara ve siyasetli cemaatlere bir dayanak değildir.
Yeni Asya; siyaseti dinsizliğe alet etmeye çalışanların rüzgârına kapılıp gidecek kadar “uydum akıllı” değildir.
Yeni Asya; başka fikirlere muhalefet ile ayakta kalmaz, yol haritasını başkasının ak dediğine kara diyerek belirlemez.
Yeni Asya; acı haberleri karamsar bir şekilde zihinlere yağdırarak vicdanları sızlatmaz ve insanları ümitsizliğe atmaz.
Yeni Asya; birilerine ağlamak yahut birileriyle oturup ağlamak için kurulmuş bir gazete değildir.
Yeni Asya; Kur’ân ve onun tefsiri olan Risale-i Nur eserlerine zarar vermek ya da onu mahkûm etmek isteyenlere boyun eğmez.
Yeni Asya; şahsî davalar için ve şahısları kurtarmak için çabalamaz.
Yeni Asya; siyaset bataklığına saplanıp kalmış ve Risale-i Nur’un tokadını yemiş oluşumları aklamak için çabalamaz.
Herkes kendi gayesi ile meşgul olur ve her vesileyi ona alet etmeye çabalar. Yeni Asya kendi gayesi dışındaki gayelerle uğraşmaz ve başka gayelere alet olmaz.
Asya’nın bahtını açmak için gayemizi yeniden hatırlamak ve hatırlatmak zamanı gelmedi mi?