Yirmi Altıncı Lem’a On Birinci Rica, her insanın hayatına dokunabilecek bir hayat okuması, analizi ve neticesinde hayatın anlamı cihetiyle doğru teşhisidir.
Her şeyin mükemmel olduğunu düşündüğünüz, her şeyin yolunda gittiği zannettiğiniz, her şeyin sizi mutlu ettiğine inandığınız bir anda dünyanın size başka yüzünü göstermesi, daha doğrusu onu görebilmenizdir. O mükemmelliğin devam etmeyeceğini bilmek, bu dünyada hoşumuza gitmeyecek şeylerin daha çok olduğunu anlamak lazımdır.
“Esâretten geldikten sonra İstanbul’da Çamlıca Tepesi’nde bir köşkte, merhum biraderzâdem Abdurrahman ile beraber oturuyorduk. Bu hayatım, hayat-ı dünyeviye cihetinde bizim gibilere en mesûdâne bir hayat sayılabilirdi. Çünkü esâretten kurtulmuştum; Dârü’l-Hikmet’te, meslek-i ilmiyeme münâsip, en âlî bir tarzda neşr-i ilme muvaffakıyet vardı. Bana teveccüh eden haysiyet ve şeref, haddimden çok fazla idi. Mevkice İstanbul’un en güzel yeri olan Çamlıca’da oturuyordum. Hem her şeyim mükemmeldi.
Merhum biraderzâdem Abdurrahman gibi gayet zeki, fedâkâr, hem bir talebe, hem hizmetkâr, hem kâtip, hem evlâd-ı maneviyem beraberdi. Dünyada herkesten ziyâde kendimi mesut bilirken, aynaya baktım; saçımda, sakalımda beyaz kılları gördüm. Birden, esârette, Kosturma’daki câmideki intibâh-ı rûhî yine başladı. “
Bediüzzaman, belki hayatının çok kısa bir süresinde yaşayabildiği dünya cihetiyle güzel bir haletin kendisini aldatmasına izin vermemiştir. Çünkü o hâlet az bir zaman sonra bir sebeple illâki bozulacak ve bizden ayrılıp gidecektir. Bu nedenle onun mahiyetini bilmek ve anlamak, o bizi terk etmeden kendi irademizle bizim onu terk etmemiz ruhumuzun yaralanmasına engel olacaktır.
Diğer bir husus ise Bediüzzamanın ruhi intibahları çoğu insanın göremediği veya hissedemediği küçük şeylerden başlar. Nehirlerin dalgaları, ağaçların hışırtıları, sakalındaki beyaz bir kıl onun ruhunu uyandırmak için yeterlidir. Büyük insanlar, küçük şeylerden intibaha gelir ve başkalarını da o şekilde intibaha getirir. Onlar, ruhî inkılaplar için büyük değişimler aramazlar. Büyük değişimlerin küçük okumalarda ve tefekkürlerde olduğunu bilirler.