"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Görme engelli öğrencilere düşünmeyi öğretmek

Hasret ASLAN
24 Temmuz 2018, Salı 00:28
Düşünmeyi öğrenmek için temelde olması gereken şey soru sormaktır. Soru sorarak hayatı kavrar, neyin ne olduğunu öğrenir ve hayatımızı ona göre şekillendirebiliriz.

Soru sormanın temelinde yatan da merak duygusudur. Yeni bir bakış açısı elde etme, kendi fikrini oluşturma, yaratıcılığını geliştirme de merak duygusunu harekete geçirmekle olabilir.

Çocuklara baktığımızda merak ve soru sorma seviyesinde çok ileride olduklarını görebiliriz. Her şeyi merak eder, sürekli büyüklerine ‘’Bu ne?’’, ‘’ Şu ne demek?’’ diyerek meraklarını giderecek cevaplar almak isterler.

Hayretle bakarlar etraflarına... Her şeye dokunmak, onu inceleyerek ne olduğunu anlamak isterler. Merakı arttıracak olan da daha çok gözlemdir. Fakat görme engelli çocuklarda görsel girdi olmadığı için dokunarak, duyarak öğrenmeye anlamaya çalışırlar, diğer duyularını harekete geçirirler.

Ve öğrendikçe de aldıkları zevk artar. Daha çok öğrenmek isterler, merakları ziyadeleşir. Bu durumda yapmamız gereken onların diğer duyularını azami derecede harekete geçirmeye çalışıp görmenin eksikliğini azaltmaya çalışmak olmalı. 

Görme engellilerde çevreyi algılayabilirler. Örneğin; görme ve işitme engelli olan Helen KELLER’in sözleri düşünmek için görmenin şart olmadığının bir ispatı. Helen KELLER nesnelerin özüne inmeye çalışıyor düşünüyor, düşünüyordu. ‘’ Varlıkların güzelliği bana onları var oluş nedenlerini öğretti. Gürültücü kurbağalar, utangaçlığı bırakıp elimin içinde öten ağustos böcekleri, yumuşacık civcivler, ağaçlardaki çiçekler, kırlardaki menekşeler, meyve ağaçlarının meyveleri, vızıldayan, mırıldanan ya da öten her şeyin öğrenimimde yeri vardı. Bazen güneş doğarken kalkar ve üstü çiğden sırılsıklam olmuş çimlerle çiçeklerin doldurduğu bahçeye kaçardım. Çok az kişi gülün yumuşaklığına dokunmanı verdiği neşeyi ya da sabah rüzgârında yavaşça sallana yaprakların güzelliğini bilir.’’ diyerek düşünme serüvenini anlatır Helen KELLER.

Düşünmeyi öğrenmenin bir diğer yolu da sürü psikolojisinden kurtulup her söyleneni kabul etmeden önce doğru mu yanlış mı diye sorgulayıp tahkik etmekten geçer. 

Herkes gibi düşünmek değil eleştirel düşünüp muhakeme yeteneğini kullanarak doğru sonuca varmayı öğrenmek gerekir. Görme engellilerde eğer maddi hayatlarında bağımlı yaşamaktan kurtulup kendi kendine yetmeyi, başkalarına ihtiyaç duymadan yaşamayı, ayakta kalmayı öğrenirlerse, fikir olarak da özgür olmayı, kimsenin tesirinde kalmamayı başarabilirler. 

Bağımsız yaşayabilmenin, özgürce düşünebilmenin ucu da öz güvene dayanır. Çocukları en az kısıtlayıcı ortamda, bağımsızca hareket etmelerini engellemeyecek şekilde yetiştirirsek, istediği şeye dokunmasına izin verip kırmasına, dökmesine takılmadan serbest bırakırsak bağımsızlıklarını sağlayabiliriz.

Bağımsızca, korkmadan hareket etmekte çocukların yaratıcılığını geliştirir. Farklı düşünmenin, farklı hareket etmenin sorun teşkil etmeyeceğini anlarsa çocuklar, sorgulamaktan ve fikirlerini açık bir şekilde söylemekten çekinmeyen bireyler olarak yetişebilirler.

‘’Kör olmaktan daha da kötü olan şey görebilip de görüşü olmamaktır.’’ der Helen KELLER. 

Görememek ne maddi ne de manevi olarak başkalarına bağımlı olmayı gerektirir. Hayatımıza sınırlılıklar getirip kendimizi kısıtlayan ve kapalı tutan bizleriz. Herkesin ayrı bir birey olduğunu dolayısıyla bireysel farklılıkların olabileceğini kabul eder ve insanların düşüncelerine saygı duymayı öğrenirsek, kendi farklılıklarımızın da bilincinde olup kendimizi de olduğumuz gibi kabul edebiliriz. Bunun da öz güvenin gelişmesinde ciddi manada katkısı olacaktır.

Okunma Sayısı: 636
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı