"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dünyevî makamın riskleri

Hüseyin GÜLTEKİN
08 Haziran 2026, Pazartesi
Talip olmadığım halde, 1970'lerin başında teklif edilen bu günkü adı ile İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü makamını istemeyerek de olsa kabul etmiştim.

Tecrübe, birikim, kabiliyet gibi bazı meziyetleri ve sorumlulukları gerektiren böyle bir vazifeyi hakkıyla yapabilecek miyim tereddütleri içinde iken yakın dostlarımın ısrarlı teşvikleriyle gençliğin verdiği his ve hevesle daha da önemlisi kudsî hizmetlerimize vesile olur zannı ile bismillah diyerek işe başladım.

Sağ ve sol çatışmalarının ve siyasî parti çekişmelerinin tüm hızıyla devam ettiği o dönemlerde bütün Nur talebeleri gibi benim demokratlığımı biliyorlardı.

Belirgin bu kimliğim ile beraber böyle bir dünyevî makama gelişim belli dost çevrem tarafından memnuniyetle karşılanırken; öteden beri bana muarız olan çevrelerce de bir hazımsızlık ve tedirginlik meydana getirmişti. 

O tarihlerde iktidarda Adalet Partisi iktidarda olduğu için işimiz kolaydı. Siyasî iktidarın destek ve teşvikleriyle kanunlar çerçevesinde istediğim her icraatı yapabiliyordum. Dolayısı ile ayağımı kaydırmak için fırsat kollayan çevreler aleyhime yapabilecekleri pek bir şey kalmıyordu.

Ama bir gün sol bir parti başa gelecek olursa bu gidişatın tersine döneceğini bildiğimden, inandığım değerlerden taviz vermeden, geri adım atmamaya gayret ediyordum.

Fakat itiraf etmeliyim ki ne kadar inandığım değerlerden taviz vermemeye çalışsam da resmî ideolojinin kuşatması altında çalışmak zorunda bırakılan hemen resmî kurumlar gibi Millî Eğitim gibi bir kurumda idareci olmanın inançlarınızdan taviz vermeden yolunuza devam edebilmenin zorluğunu herhalde tahmin edersiniz.

Diğer taraftan yukarıda belirttiğim gibi iman Kur’ân hizmetlerime vesile olur zannıyla kabul ettiğim bu idareciliğin aylar yıllar sonra bu beklentimin de maalesef gerçekleşmediğini gördüm. Nurlarla Din-i Mübîn’e hizmette bulunmada öğretmenlik mesleğinin daha müsait ve faydalı olduğunu anlamış oldum. 

Ve nihayet iktidar değişikliği ile beraber yaklaşık üç yıllık dağdağalı ve çekişmeli idareciliğim sona erdirilerek o tarihlerde terörün kol gezdiği Diyarbakır’ın Hani ilçesine gönderildim.

Yaklaşık bir yıl oldukça tehlikeli ve zor şartlar burada çalıştıktan sonra yapılan seçimde tekrar iktidarın değişmesiyle yine istemediğim halde dost çevrelerin ısrarlı istekleriyle önceki vazifeme başladım.

12 Eylül askerî darbesinin yapıldığı ve hak hukukun rafa kaldırıldığı, asker emirlerinin kanun sayıldığı o devirde bu defa onların baskı ve tehditleri altında yaklaşık iki yıl çalıştıktan sonra nihayet sudan bahanelerle ikinci defa maalesef soluğu bu yine Diyarbakır’ın bir köyünde almış oldum.

Kısaca yaşadığım bu dağdağalı olaylardan sonra Üstad Bediüzzaman’ın kendisine teklif edilen dünyalık makam ve mevkileri neden elinin tersiyle reddettiğini öğrenmiş oldum.

Okunma Sayısı: 193
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı