"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Farklılıklar ihtilâflara sebep olmamalı

Hüseyin GÜLTEKİN
26 Ekim 2020, Pazartesi
Zaman zaman “Nur camiasındaki dağınıklığın, ihtilâf ve iftirakların sebebi nedir?” şeklindeki suale Üstad Bediüzzaman’ın tavsiye ettiği şahs-ı maneviyi değil; şahıs merkezli bir hizmet tarzını tercih edenin verdiği cevap özetle şöyle:

“Üstadın vefatından sonra saff-ı evvel olan ... ağabey, Ankara’da bir dersanede kendisini taktir edenlerle birlikte hizmete başladılar. Camianın bir kısmı bu ağabeye tabi olarak hizmetlerine devam ettiler. Temayüz etmiş bir başka ağabey de başka bir yerde hizmet etmeye devam ettiler... Risale-i Nurlar’ı yazmayı tercih eden bir gurup da .... ağabeyin etrafında toplanarak hizmete koyuldular. Haliyle biz de ... ağabeyi beğenip onunla beraber hizmet etmeyi tercih ettik.” 

Bizim gibi hizmeti tercih edenler içinde bakın neler söylüyor: “Bir de Yeni Asya gurubu var. Bunlar da 1970’lerin başında meydana çıkan DP ve Süleyman Demirel var ya onları desteklemek suretiyle meydana çıktılar...”   

Evvelâ Üstadın Ahrarların devamı olan Demokrat siyasî kadrolarla ilgili olarak; “Vatan, millet, İslâmiyet” adına destek verdiği, onlara duâ ederek nokta-i istinat olduğu ve talebelerine de bu yönde tavsiyelerde bulunduğu bilinen bir gerçek. Bunları göz ardı ederek Yeni Asya’nın sadece siyasî tercihlerini nazarlara vermek insafla bağdaşır mı?   

Kaldı ki Yeni Asya ile anılan camianın siyasî tavır ve tercihleri de öylesine rastgele alınmış karar olmayıp, o zaman hayatta olan saff-ı evvel ağabeylerin katıldığı meşveretler neticesinde alınan kararlardır. Böylece o günden bu güne o tavsiye ve ölçüler doğrultusunda Yeni Asya camiası yoluna devam etmektedir.   

Üstadı vefatından sonra ağabeylerin hizmet gayesiyle şahıs merkezli olarak çeşitli yerlerde kendi adlarıyla oluşturdukları guruplarla beraber ortaya koydukları hizmet tarzlarını her meselede olduğu gibi bu konuda da Üstadın nazarlara verdiği ölçü, düstur ve prensipler çerçevesinde değerlendirmek durumundayız.

Öncelikle Bediüzzaman’ın Risale-i Nur’un muhtelif yerlerinde ısrarla; “zaman şahıs zamanı değil; şahs-ı manevî zamanıdır...” gibi daha nice yol gösterici ikaz ve mesajlarına rağmen şahıs odaklı hizmet tarzlarıyla meydana çıkmak doğru mudur?

Üstad hayatta iken “aziz, sıddık, halis muhlis...” kardeşlerim diyerek taktir ve taltif ettiği o kahramanlara neden ayrı ayrı yerlerde değil de birlik beraberlik içinde, şahıs olarak değil; cemaat şeklindeki bir hizmet tarzını ısrarla tercih etti?

Şahs-ı maneviyi lekedar etmemek, Üstadın meslek ve meşrebine herhangi bir nakise getirmemek kaydıyla, Nurlar’daki bütün ölçü ve prensiplere uymak kaydıyla, kimseyi dışlamadan her hizmet gurubu değişik mizaçlı, farklı meşrepli insanlarla beraber iman Kur’ân hizmetlerinde bulunabilirler. Bunda herhangi bir sakınca olmadığı gibi, hatta bir zarurettir.

Fakat Üstadın şahs-ı maneviyle alâkalı yaptığı tavsiye ve ikazları dikkate almadan, Risale-i Nurlar’ı değil, şahısları öne çıkarmak suretiyle hizmet tarzlarına tevessül etmek gibi hallerin manevî mesuliyetleri gerektiren veballer olduğunu her hadimin, her Nur gurubunun dikkate alması elzemdir diye düşünüyoruz.     

Okunma Sayısı: 1213
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Feyzullah Ayhan

    26.10.2020 10:00:55

    Hüseyin hoca aramızdaki meslek ve meşreb tahrifidir öyle basit ihtilaf değil. Üstadımın ictimai bütün görüş ve düşünceleri cerbeze, indi tevil ve algı ile camiaya telkin edildi, zihinler ve vicdanlar baskı altına alındı. Bunlarla meslek ve meşreb açısından imtizac edemeyiz diğer insanlar gibi mü'min kardeşlerimizdir ama teşrik-i mesai yapamayız. Onlar tamamen farklı bir kulvarda kulaç atmaktalar Dünyalık uğruna.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı